CHP Edirne İl Başkanlığı’nda basın toplantısı yapan Öztürk Yılmaz’a CHP Edirne Milletvekilleri Okan Gaytancıoğlu, Erdin Bircan ve CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı eşlik etti. CHP Edirne İl Başkanlığında düzenlenen toplantıda Yılmaz, “Türkiye'de eskiden dış politika ile iç politika çok ayrı alanlardı. Ama şuanda örtüşmüş durumda. Örneğin PYD ülkenin iç politikası mıdır? Dış politikası mıdır? FETÖ konusu Türkiye'nin iç mi? dış mı? politikasıdır. Türkiye'ye yatırım gelmesi, turizmin gelmesi iç mi? dış politika mı? Hepsi hem iç hem dıştır. İç ve dış politika hiç bir dönemde olmadığı kadar örtüşmüştür. Bizim olayları bu mantıkla değerlendirmemiz gerekirken siyasi iktidarın bu konuyu çok sağlıklı anlayabildiğini göremiyoruz” dedi. Öztürk Yılmaz " Ben ilk defa geliyorum Edirne'ye. Edirne'den Ardahan'a derler. Ben Ardahan'da doğup, büyüdüm, orada hayatımızın büyük bir bölümü geçti. Ama Edirne'ye ilk defa ayak bastım. Çok duygulandım ve tarihe gittim bir an. Burada 2 tane başarılı, aktif, dinamik milletvekilimiz var. Ben ilk defa hayatımda yatırım konferansı yaptım. Çünkü AKP’nin özellikle kalkınma modeli tamamen yandaşçılık ve ranta dayalı. Hükümetin adamı iseniz, kredi alıyorsunuz, istihdam ediliyorsunuz. Ama başka bir siyasi partiye oy vermişseniz ayrımcılığa tabi tutuluyorsunuz. Biz acaba muhalefet olarak ne yapabiliriz, oraları nasıl kalkındırabiliriz. Orada istihdam alanı nasıl yaratabiliriz düşüncesi ile bir çaba içerisine girdik.Bizim her şeyden önce Türkiye'de ki en önemli konumuz, darbe girişiminden sonraki süreçte demokrasinin yaşatılmasıdır. Bugün en çok tartışılan konu, Türkiye'nin imajının yıpratıldığıdır. Demokrasinin bütün kurum ve kuruluşları ile demokrasi alanın daraltıldığı, küçültüldüğü, kanun hükmündeki kararnamelerle ülkenin yönetilebilir hale geldiğidir. Türkiye'de 12 Eylül'den daha sert kararlar alındı. Binlerce insan doğru dürüst bir soruşturma bilgisi alınmadan raporlarla görevine son verildi. Bu sayı her geçen gün artıyor. Biz bu darbe girişimine katılmış olanların en sert şekilde cezalandırılmasını, bunların zaten hukuk önünde hesap vermesini destekliyoruz. Bununla birlikte kurunun yanında yaşında yanması ile karşı karşıyayız. Çünkü esasen gelen şikayetler, ortaya konan profil çok şüpheler uyandırıyor. Acaba bunlarda mı gerçekten FETÖ’cüdür.Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin felsefesine inanmış insanlar olarak devlette cemaatleşmeye kesinlikle karşıyız. Devlet hiyerarşisinde olup başka yere bağlı olanların, asla devlette yerinin olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Cemaatler toplumsal hayatın gerçeği. O bir zenginlik olarak görülebilir. Ama devlet hiyerarşisi içerisinde devletin emir komuta hiyerarşisine bağlı olmayıp, başka yerlere bağlı olan insan, grup varsa devletin içinde olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Devlette en önemli konu bizim için liyakattir. AKP'nin duvara toslamasının iki gerekçesi vardı. Bir Atatürkçü çizgiden uzaklaşması, 2.si ise devleti cemaatleri açmış olmasıdır. Bu ikisinin geri gelmesi devletin esasen içerden bir tehditle hedef alınmasını engelleyebilir. Ama bu konuda fazla bir çabanın olmadığını da üzülerek görüyoruz.Diğer bir hayati konu ise terörle mücadeledir. Maalesef yurdumuzda her gün şehit cenazeleri ile uyanıyoruz. Bizde güvenliğimiz, iç güvenliğimiz yerle bir olmuş durumda. Şehitler geliyor ve duyarsız hale geldik. Her gün şehit geliyor. Bizim şunu bilmemiz lazım; terörle mücadele konusunda devletin daha modern, daha önleyici itibari olarak daha güçlü tedbirleri alabilmeli Bu kadar toplum duyarsızlaşmışsa bununda sorgulanması gerekiyor. Devletin görevi ülkenin her tarafında güvenliği sağlamaktır. Devletin görevi ülkenin her yanında seyahat, yaşam hürriyetini sağlayabilmek garanti altına alabilmektir. Şuanda maalesef o konuda da sıkıntılar yaşıyor ülkemiz. Ve Türkiye açıkça iç ve dış tehdit altında. Bizim bunu da bilmemiz gerekiyor. Türkiye'de eskiden dış politika ile iç politika çok ayrı alanlardı. Ama şuanda örtüşmüş durumda. Örneğin PYD ülkenin iç politikası mıdır, dış politikası mıdır? Fetö konusu Türkiye'nin iç mi dış mı polikasıdır? Türkiye'ye yatırım gelmesi, turizmin gelmesi iç mi dış politikamı ? Hepsi hem iç hem dıştır. İç ve dış politika hiç bir dönemde olmadığı kadar örtüşmüştür. Bizim olayları bu mantıkla değerlendirmemiz gerekirken siyasi iktidarın bu konuyu çok sağlıklı anlayabildiğini göremiyoruz. Türkiye'de AKP döneminde dış politika tam bir iflas yaşıyor. Biz bir zamanlar zar zor ilişkiler kurduğumuz komşularımız varsa ya hepsini kaybettik, yada kaybettiğimizi kazanmak için mücadele veriyoruz. Biz bir samimiyetsizlik görüyoruz. Bu siyasi iktidar samimi değildir. İstediği kadar işine geldiği gibi düşman yaratıyor, işine geldiği gibi dost yaratıyor. Kendisinin düşman ilan ettiklerine bizimde düşman gibi bakmamızı, dost ilan ettiklerine bizimde dost gözüyle bakmamızı istiyor ve bekliyorlar. Esad bir anda sabah TRT ve diğer haberlerde Esed oldu. Şimdi tekrar Esad'laşıyor. Tekrar bir u dönüşü var. Rus Uçağı düşürüldüğünde talimatı biz verdik diye yarış içerisindeydiler. Sonra bir anda biz bunu vermedik, bunu Fetöcüler de yapmış gibi kıvırmaya başladılar. Bizim hafızamızla dalga geçiyorlar. Bizim içerde mutlak suretle savunmamız gereken demokrasidir. Biz zaten darbe gecesi sokaklara indik ona karşı geldik. Şimdi ki sorumluluğumuz ise demokrasiye sahip çıkmak. Böyle zamanlarda dik yürüyenler, korkuya teslim olmayanlar ayakta kalabilir. Ben inanıyorum ki bizim tabanımız her şeye eğilmeyen bir taban. Bizim için öncelik Türkiye'nin bir an önce normalleşmeye kavuşması, bir an önce Türkiye'nin bu kanun hükmünde kararnameleriyle yönetilen ülke olmaktan çıkarılmasıdır. Meclisin tekrar devreye sokulması,i yürütmenin kendi sınırlarına çekilmesidir. Yürütme şuanda yasama ve yargıyı kuşatmış durumda. Biz artık güçlerin ayrılığından değil, güçlerin birleştirilmesinden söz ediyoruz. Güçlerin birleştirilmesi tek adam rejimlerinde olur. Demokratik rejimlerde sorumluluğun paylaşılmasından bahsederiz. Maalesef ülkemizin geleceği için hem iç hem de dış konularda duyarlı olmak zorundayız." dedi.
SİYASET
Yayınlanma: 09 Eylül 2016 - 08:12
Güncelleme: 09 Eylül 2016 - 10:30
Yılmaz, hükümeti eleştirdi
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, AK Parti hükümetinin Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile ilgili çalışmalarını eleştirerek, “FETÖ sorunu Türkiye’nin iç mi? yoksa dış mı? politikasıdır” dedi.
SİYASET
09 Eylül 2016 - 08:12
Güncelleme: 09 Eylül 2016 - 10:30









