Memur ve memur emeklisine yapılan yüzde 30 zamma ilişkin Genel Sağlık-İş Genel Başkanlığı tarafından hazırlanan basın açıklaması Genel Sağlık-İş Edirne Temsilciği tarafından il temsilciklerinin katılımıyla Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi önünde okundu.
Genel Sağlık İş Edirne Şube Başkanı Özcan Arslan, basın açıklaması sonrası tencerenin içine koyduğu patates ve soğanla yapılan zamma tepki gösterdi. Arslan, “ Ben patates ve soğanın fiyatına baktığımda gerçekten yüksek. Tencerede patates, soğan çok kıymetli.Bir yılda kuru soğanın bile yüzde 315 kıymetlendiği ülkemizde, görünen o ki iktidarın sağlık çalışanlarının emeğine verdiği değer soğan kadar bile etmemektedir. Asgari ücrete eşitlenmiş maaşlarla, yoğun çalışma koşullarında insanüstü gayretle sağlık hizmeti sunan sağlık emekçileri, derin yoksulluğa mahkûm edilmiştir. Bu oran, sağlık çalışanlarının emeğine yönelik büyük bir saygısızlık, aşağılama, hor görme ve yok saymaktır” dedi.
FATURA YİNE KAMU EMEKÇİLERİNE KESİLMİŞTİR
Artık takke düşmüş, kel görünmüş; bütçenin açığı da aynı vatandaşın yırtığı, söküğü gibi yama tutmamaktadır. Yüksek enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün eriyen kamu çalışanları, umutla girmeyi beklediği yeni bir yılın ilk günlerinde yine hüsrana uğradığını ifade eden Arslan, “ 20 yıllık siyasi iktidar, yanlış ekonomik politikalarının sebep olduğu krizin faturasını yine kamu emekçilerine kesmiştir.Milyonların açlığıdır.Bu nasıl müjdedir ki bedeli, akşam çocuklarına ekmek götüremeyen emekçilerin göz yaşlarıdır.Bu nasıl müjdedir ki bedeli bir ülkenin geleceği, yarınları, umutlarıdır.Bu nasıl bir müjdedir ki bedeli, yandaşlık kavramını bile hafif bırakacak kadar vıcık vıcık ilişkilerin, emekçi onurunu ve haysiyetini boğup yok etmesidir.Yaşanan bu trajik olay, ülkemiz sendikacılığının geldiği içler acısı durumu bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi.
EKONOMİNİN ALTINDA KALAN SAĞLIK EMEKÇİSİDİR
Arslan, “Kira + yiyecek + faturalar üçgeninde evini geçindirmeye çalışan,Yoğun mesai, şiddet, mobbing üçgeninde nefes almaya çalışan,Ancak her nasılsa büyüdüğü söylenen ekonominin altında kalan sağlık emekçisidir. Evet, büyüyen bir şeyler vardır ancak o belli ki ekonomi değildir… Sağlık emekçilerinin her geçen gün daha da artarak karşı karşıya kaldığı zorluklar, stres, hayat mücadelesinin ağırlığıdır.Sağlık emekçisi “sadaka” değil, mesleğinin onuru ile insanca yaşamak istemektedir.Tükenen sağlık çalışanları, sadece alın terinin karşılığını istemektedir. Sadaka niyetine verdiğiniz zammı kabul etmiyoruz.Bir yılda kuru soğanın bile yüzde 315 kıymetlendiği ülkemizde, görünen o ki iktidarın sağlık çalışanlarının emeğine verdiği değer soğan kadar bile etmemektedir. Asgari ücrete eşitlenmiş maaşlarla, yoğun çalışma koşullarında insanüstü gayretle sağlık hizmeti sunan sağlık emekçileri, derin yoksulluğa mahkûm edilmiştir. Bu oran, sağlık çalışanlarının emeğine yönelik büyük bir saygısızlık, aşağılama, hor görme ve yok saymaktır” diye ifade etti.
SAĞLIK EMEKÇİSİNİN HAKKI OLANI VERİN
Ek zammı yeniden gözden geçirin. Sadaka değil, sağlık emekçisine hakkı olanı verin; en düşük sağlık çalışanı maaşını, yoksulluk sınırı baz alınarak belirleyin. Tüm sağlık emekçilerini, insan onuruna yaraşır yaşam koşullarına kavuşturduğunu ifade eden Arslan, “Toplu sözleşme tazminatı adı altında verilen aylık 150 TL rüşvet karşılığı sağlık emekçilerini derin yoksulluğa mahkûm eden Memur-Sen’den de elbet hesabını soracaktır.Sağlık çalışanları; emeğini, çocuklarının geleceğini siyasi partilerin arka bahçesi haline gelmiş sözde sendikaların insafına bırakmayacaktır. İnsanca çalışmak, insanca yaşamak için tüm sağlık emekçilerini Genel Sağlık-İş çatısı altında örgütlü mücadeleye davet ediyoruz. Kazananlar daima mücadele edenlerdir” dedi.
HABER MERT SOYLU





