Cenabı Allah’ın nimetlerini saymakla bitmez. Bahar da O’nun nimetlerinden biri. Şair, her ne kadar “Bahar’a ermedi mevsim, Hazan olup gidiyor” dese de çok şükür bir Bahar’a daha eriştik. Rabbimize şükürler olsun.
İnsan ömrü de mevsimlere benzemiyor mu, mevsimler gibi değil mi? insan (aşağı yukarı) 20 yaşına kadar ilkbaharını, 40 yaşına kadar yazını, 60 yaşına kadar son baharını, 80 yaşına kadar da ihtiyarlığını yaşıyor.Karacaoğlan bir dörtlüğünde; “Bülbül ne yatarsın bahar erişti / Ulu sular göl olduğu zamandır / Kat kat oldu gül yaprağa karıştı / Gene bülbül kul olduğu zamandır” diyor, baharla ilgili. Kul olmak elbette sadece güle değil, tüm yaratıklara mahsus. Yaratan’a kul olmaktan daha büyük saadet mi olur?
Bahar, Kupkuru dallara suyun yürüme mucizesidir. Canlanma ve dirilme zamanıdır bahar. Baharla birlikte tüm tabiat, ölümden sonra tekrar canlanıyor. Aynen insanların ölümden sonra canlanacakları gibi! Yüce Kitabımız Kur’an, bu konuda bakın ne buyuruyor;RUM Suresi 19. Ayet; “Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.”
Ayette, öldükten sonra dirilmenin hiç de öyle akıl almaz bir şey olmadığı, yeryüzündeki sürekli yenilenme olaylarına işaretle özlü bir şekilde anlatılmış olmaktadır. Gerçekten, kupkuru topraktan ve ağaçlardan, yemyeşil bitkiler ve yapraklar, rengârenk çiçekler ve meyveler çıkaran ilahi kudret için, yoktan var ettiği insanı tekrar diriltmesinin zor olacağı düşünülemez. Sayısız “ba’s ba’de’l-mevt” (öldükten sonra dirilme) olayına sahne olan yeryüzüne bir kez ibret gözüyle bakıvermek bile, Allah’ın kudretini kavramak için yetecektir. 20. Ayette; “Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.” 21. ayette; “Kaynaşmanız için size kendi (cinsi )nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.”
HUCURAT Suresi 13. Ayette ise; “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”
RUM suresi 22. Ayette; “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.”
23. ayette; “Geceleyin uyumanız ve gündüzün O’nun lütfundan istemeniz de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.” 24. ayette de; “Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi, gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için elbette ibretler vardır.”
Evet. Sonunda da ölüm var, ahret var ve de hesap var! Hesabın kolay verilmesi ise ‘akıl’ nimetini iyi kullanıp Rabbimize gerçek manada ‘kul’ olmamıza bağlı.
Akıl, insanları diğer yaratıklardan ayıran en önemli özelliklerden biri. Ancak akıl, ‘vahyin’ emrine verilmez, her şeyi aklımızla halletmeye çalışırsak nefsimizin esiri olur, yanlışlıklara düşer sınırları ihlal etmiş oluruz. Allah (cc, yar ve yardımcımız olsun.
Dosta kalın… e-mail: [email protected]
İnsan ömrü de mevsimlere benzemiyor mu, mevsimler gibi değil mi? insan (aşağı yukarı) 20 yaşına kadar ilkbaharını, 40 yaşına kadar yazını, 60 yaşına kadar son baharını, 80 yaşına kadar da ihtiyarlığını yaşıyor.Karacaoğlan bir dörtlüğünde; “Bülbül ne yatarsın bahar erişti / Ulu sular göl olduğu zamandır / Kat kat oldu gül yaprağa karıştı / Gene bülbül kul olduğu zamandır” diyor, baharla ilgili. Kul olmak elbette sadece güle değil, tüm yaratıklara mahsus. Yaratan’a kul olmaktan daha büyük saadet mi olur?
Bahar, Kupkuru dallara suyun yürüme mucizesidir. Canlanma ve dirilme zamanıdır bahar. Baharla birlikte tüm tabiat, ölümden sonra tekrar canlanıyor. Aynen insanların ölümden sonra canlanacakları gibi! Yüce Kitabımız Kur’an, bu konuda bakın ne buyuruyor;RUM Suresi 19. Ayet; “Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.”
Ayette, öldükten sonra dirilmenin hiç de öyle akıl almaz bir şey olmadığı, yeryüzündeki sürekli yenilenme olaylarına işaretle özlü bir şekilde anlatılmış olmaktadır. Gerçekten, kupkuru topraktan ve ağaçlardan, yemyeşil bitkiler ve yapraklar, rengârenk çiçekler ve meyveler çıkaran ilahi kudret için, yoktan var ettiği insanı tekrar diriltmesinin zor olacağı düşünülemez. Sayısız “ba’s ba’de’l-mevt” (öldükten sonra dirilme) olayına sahne olan yeryüzüne bir kez ibret gözüyle bakıvermek bile, Allah’ın kudretini kavramak için yetecektir. 20. Ayette; “Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.” 21. ayette; “Kaynaşmanız için size kendi (cinsi )nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.”
HUCURAT Suresi 13. Ayette ise; “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”
RUM suresi 22. Ayette; “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.”
23. ayette; “Geceleyin uyumanız ve gündüzün O’nun lütfundan istemeniz de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.” 24. ayette de; “Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi, gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için elbette ibretler vardır.”
Evet. Sonunda da ölüm var, ahret var ve de hesap var! Hesabın kolay verilmesi ise ‘akıl’ nimetini iyi kullanıp Rabbimize gerçek manada ‘kul’ olmamıza bağlı.
Akıl, insanları diğer yaratıklardan ayıran en önemli özelliklerden biri. Ancak akıl, ‘vahyin’ emrine verilmez, her şeyi aklımızla halletmeye çalışırsak nefsimizin esiri olur, yanlışlıklara düşer sınırları ihlal etmiş oluruz. Allah (cc, yar ve yardımcımız olsun.
Dosta kalın… e-mail: [email protected]





