ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, Doçent Dr. Bahriye Üçok’a 6 Ekim 1990 günü yapılan hain saldırıyı nefretle bir daha kınadıklarını bildirdi. 27 yıl önce yapılan bu suikastin yıldönümünde Bahriye Üçok’u bir kez daha saygıyla andıklarını ifade etti.Bahriye Üçok’un geçmişinden bilgiler veren Özcan şunları kaydetti: Doçent Dr. Bahriye Üçok,1919 yılında Trabzon‘da dünyaya geldi. İlköğrenimini Ordu‘da tamamladıktan sonra İstanbul Kandilli Kız Lisesi‘ne devam eden Üçok, daha sonra öğrenimine Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde devam etti. Ortaçağ ve Türk-İslam Tarihi Bölümü‘nde aldığı eğitimin yanı sıra Devlet Konservatuarı Opera Bölümü‘ne de kaydoldu ve iki fakülteden de mezun oldu. Mezuniyetinin ardından önce Samsun‘da daha sonra da Ankara‘da toplam 11 yıl süreyle lise öğretmeni olarak görev yaptı.1953‘te Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi‘nde bir ilk gerçekleşti; zira Bahriye Üçok fakültenin ilk kadın öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Akademik kariyeri 1957‘de dan Üçok, 1964 yılında ise “İslam Devletleri’nde Kadın Hükümdarlarla” adlı tez çalışmasıyla doçent ünvanını aldı. İyi derecede Farsça ve Arapça bildiği için İslam dini üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda Kur’an-ı Kerim’e bağlı kalarak İslamiyet’i çağdaş, gerçekçi ve dinin özünde bulunan hoşgörüyle yorumladı. Radikal gruplardan bu nedenle tehditler almaya başladığı için Üçok, akademik çalışmalarına bir süre ara vermek zorunda kaldı.İlahiyat Fakültesinde çalışan Doçent Dr. Bahriye Üçok, Laiklik, kadın hakları ve irtica tehlikesi üzerinde durmuş, PKK ve radikal dinci grupların üstlendiği ve düzenlediği bombalı bir saldırıda hayatını kaybetmiştir. Üçok, Türk siyaseti için oldukça önemli çalışmalar yapmış, değerli bir politikacı olarak ta tanınmaktadır. İyi derecede Fransızca, Arapça ve Farsça bilen siyaset bilimci Üçok, İslamiyet’e ılımlı yaklaşımlarda bulunmuş, yobazlığın önüne geçmeye çalışmış ve “İslam’dan Dönenler“, “Yalancı Peygamberler” ve “İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar” adlı üç kitap yayınlamıştır.1971 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından kontenjan senatörü seçilen Üçok’un aktif siyasi yaşamı da bu şekilde başlamış oldu. Beş yıl süresince Cumhuriyet Senatosu divan üyeliği yaptıktan sonra 1977‘de CHP’ye katılan Bahriye Üçok, 1983 yılında Halkçı Parti’nin kurucu üyesi oldu. 1984‘te yapılan genel seçimlerde bu partiden Ordu milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.Doç. Dr. Bahriye Üçok’a düzenlenen bombalı saldırıyı PKK ve bir radikal dinci grup üstlenmiştir. 1986 yılında SHP’ye geçen Üçok, Yaşamı boyu laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkelerine bağlı kalarak Kadın Haklarının Atatürk aydınlanması ışığı içinde savunucusu oldu. 1989 da televizyonda yapılan bir açık oturumda, “İslamda Örtünmenin Zorunlu Olmadığını” açıklamasından sonra, gericilerin, şeriatçıların yoğun tehditlerini almaya başladı. Yılmadı, açıklamalara her fırsatta devam etti. Bilindiği gibi 6 Ekim 1990 günü evine gönderilen kitap paketini kapısının önünde açmaya çalışırken içine yerleştirilen bombanın patlamasıyla yaşamını yitirdi.Bahriye Üçok o dönemde partisi SHP için bir laiklik raporu hazırlıyordu.Türkiye’nin yetiştirdiği çok önemli bir isim olan Bahriye Üçok’un ölümünün ardından adı İzmir‘de önemli bir meydana; Artvin ve Ankara’da da bir caddeye verildi.İslamdan Dönenler ve Yalancı Peygamberler, İslam Devletinde Kadın Hükümdarlar, İslam Tarihi, Emeviler-Abbasiler ve Atatürk’ün İzinde Bir Arpa Boyu adlı yapıtları bulunan Üçok, birçok makale ve araştırma yazısı kaleme aldı. AlyMazahéri’nin “Ortaçağ‘da Müslümanların Günlük Yaşayışları“adlı ilginç yapıtını da Türkçe’ye kazandırdı.7 Ekim 1990 Pazar günü, Cumhuriyet Gazetesi’nin haberi şöyleydi :”Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun’dan sonra türbana karşı tavrı ve laikliği savunmasıyla tanınan SHP Parti Meclisi Üyesi Bahriye Üçok da suikast sonucu öldürüldü. İstanbul’dan Ankara Çankaya’daki evine özel bir kargo şirketiyle yollanan kitap paketini açan Üçok, içindeki bombanın patlaması sonucu ağır yaralandı. İki kolu ve bir bacağı kopan Üçok kaldırıldığı hastanede ameliyata alınamadan öldü. Bu alçakça cinayeti “İslami Hareket” üstlendi. Cumhuriyet Gazetesini telefonla arayarak İslami Hareket Örgütü adına konuştuğunu bildiren bir kişi Üçok’u “tesettür konusundaki düşünceleri yüzünden” cezalandırdıklarını söyledi. Aynı kişi “İslama sınır koyanları idam etmeyi borç bildiklerini” belirtti. Aslında bu gerici, irticacı gelişmelerin hiçbiri birdenbire olmadı;”Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu olarak, “kız öğrencilerin başörtü takmalarının İslam dini ile ilgisinin bulunmadığını, türban ve başörtünün birtakım tarikatların bayrağı gibi kullanıldığını” kanıtlayan Doçent Dr. Bahriye Üçok’a 6 Ekim 1990 günü yapılan hain saldırıyı nefretle kınıyoruz. Yaşıtları zulme karşı sessiz kalarak diplomalarıyla milyonlar kazanırken, 27 yıl önce yapılan bu suikastin yıldönümünde Bahriye Üçok, Turan Dursun, Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy gibi ulusumuzun aydınlanması adına kendi canlarını feda eden bütün Cumhuriyet Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Işıklar içinde uyusunlar.
GÜNDEM
Yayınlanma: 06 Ekim 2017 - 05:52
BAHRİYE ÜÇOK SAYGIYLA ANILIYOR
GÜNDEM
06 Ekim 2017 - 05:52





