Edirne’de yıllardır bakkal işletmeciliği yapan Yaşar Varel, vatandaşların zor durumda olduğunu belirterek, 1 ekmeği veresiye defterine yazdıran veya 1 ekmeği kredi kartıyla alan vatandaşlar olduğunu söyledi.
Veresiye defterinin bakkallarda kabardığını söyleyen Edirne’de 33 yıldır bakkallık yapan Yaşar Varel;“Son zamanlarda bakkal esnafı olarak bizlerde zor durumdayız. Doların artmasından dolayı temel tüketim maddeleri olsun, gıda maddeleri olsun bazılarına yüzde 50, bazılarına yüzde 100, süt gurubuna yüzde yüz zam geldi. Yağ gurubuna yüzde yüz zam geldi. Bu zamlardan dolayı bizlerde mağdur oluyoruz. Satışlarımız düşüyor, cirolarımız düşüyor. Bizler de ayakta kalmaya ulaşıyoruz. Halka bir şey diyemiyorsun. Onların gelir seviyeleri sabit. Bin 800 lira maaş alan benim müşterim var. Bin 800 lira maaşla daha önce 2 litre yağ alıyordu. Şimdi yarım litre yağ satıyorum. Alma güçlüğü çekiyor. Fiyat artışından dolayı bazı müşterilerimiz veresiye yazdırıyor. Veresiyelerin önüne geçemiyoruz. Sürekli yazıyoruz. Müşterilere mecburuz göğüs germeye. Ekmeğini, peynirini yazmazsak, evinde aç mı, yatacak.Borcunu ödeyemeyen oluyor. 3’te birini ödeyen oluyor. Bir daha ki ay kapatmaya uğraşıyor. Mazeretini söylüyor. Ne yapacaksın, bir şey yapamıyorsun. Kredi kartı ile bir ekmek bile alan var”dedi.
Hayat şartlarının çok pahalı olduğu için Bakkala borç yaptığını belirten Şemsettin Altıparmak ise, “Mecbur kaldığımızda borç yapıyoruz. Hayat şartları zor. Ben tek başıma yaşıyorum. Hamallık yapıyorum. Emekli değilim. Sosyal güvencem yok. Bakkal bazen veresiyemi ödüyorum bazen ödeyemiyorum. En aşağı iki ay ödeyemiyorum. Bakkal da görüyor durumu. Bir şey demiyor”dedi.
Veresiye defterinin bakkallarda kabardığını söyleyen Edirne’de 33 yıldır bakkallık yapan Yaşar Varel;“Son zamanlarda bakkal esnafı olarak bizlerde zor durumdayız. Doların artmasından dolayı temel tüketim maddeleri olsun, gıda maddeleri olsun bazılarına yüzde 50, bazılarına yüzde 100, süt gurubuna yüzde yüz zam geldi. Yağ gurubuna yüzde yüz zam geldi. Bu zamlardan dolayı bizlerde mağdur oluyoruz. Satışlarımız düşüyor, cirolarımız düşüyor. Bizler de ayakta kalmaya ulaşıyoruz. Halka bir şey diyemiyorsun. Onların gelir seviyeleri sabit. Bin 800 lira maaş alan benim müşterim var. Bin 800 lira maaşla daha önce 2 litre yağ alıyordu. Şimdi yarım litre yağ satıyorum. Alma güçlüğü çekiyor. Fiyat artışından dolayı bazı müşterilerimiz veresiye yazdırıyor. Veresiyelerin önüne geçemiyoruz. Sürekli yazıyoruz. Müşterilere mecburuz göğüs germeye. Ekmeğini, peynirini yazmazsak, evinde aç mı, yatacak.Borcunu ödeyemeyen oluyor. 3’te birini ödeyen oluyor. Bir daha ki ay kapatmaya uğraşıyor. Mazeretini söylüyor. Ne yapacaksın, bir şey yapamıyorsun. Kredi kartı ile bir ekmek bile alan var”dedi.
Hayat şartlarının çok pahalı olduğu için Bakkala borç yaptığını belirten Şemsettin Altıparmak ise, “Mecbur kaldığımızda borç yapıyoruz. Hayat şartları zor. Ben tek başıma yaşıyorum. Hamallık yapıyorum. Emekli değilim. Sosyal güvencem yok. Bakkal bazen veresiyemi ödüyorum bazen ödeyemiyorum. En aşağı iki ay ödeyemiyorum. Bakkal da görüyor durumu. Bir şey demiyor”dedi.





