MHP İl Başkanı Hakan Özkan, ayçiçeği fiyatlarının açıklanmasının ardından dün parti binasında basın açıklaması yaptı. Başkan Özkan, “Edirne’miz maalesef direniyor çünkü verimli arazilerimiz var. Edirne’mizde rekolte yüksek oluyor. Türkiye'de köylerden müthiş bir kaçış var. Edirne’miz halen çiftçilik yapmak için direniyor” dedi.Başkan Özkan yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi dün Ayçiçeği fiyatları açıklandı. Maalesef çiftçimizin beklediği fiyatlar yine oluşmadı. Diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi maalesef Ayçiçeği'nde de beklenen fiyatın altında bir fiyat açıklanmış oldu. Bildiğiniz gibi yüzde 40 yağ oranlı ayçiçeği için bin 720 gibi bir rakam açıklandı. Geçen yıl açıklanan rakamlara bakarsanız bin 655 Lira açıklanmıştı. Baktığınızda yüzde 5'lik bir fark söz konusu. Ama bugün üreticinin girdi fiyatlarına baktığınızda yüzde 30 ortalama bir fiyat artışı var ama ürününe yüzde 5'lik fiyat artışını doğru bulmuyoruz. Üretici 2 Lira civarında bir fiyat beklerken böyle bir fiyatla karşılaştı.Üretici maalesef ithal silahıyla tehdit ediliyor ve ürünü iyi paraya satılması engelleniyor. Geçmiş yıllarda yapılan yanlış tarım politikalarıyla çiftçimiz mağdur edilmiş. Şimdi de ayçiçeğinde böyle bir durum söz konusu. Bildiğiniz gibi ayçiçeğiyle ilgili gözetim fiyatları uygulanıyordu. Yapılan ithalatla ilgili 800 dolar üzerinden bir gözetim fiyatı açıklanmıştı geçen yıl ama bu yıl 570 dolar gibi bir rakam açıklandı. Bu da tabi fiyatların daha yukarılarda seyretmesine engel oldu. Tarım ürünlerine uygulanan bu ithalat baskısı ve bu silahla üreticinin tehdit edilmesini buradan reddediyoruz.Üreticimizin desteklenmesi gerektiğini, üretim yapması için girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini sürekli çağrıda bulunuyoruz. Hep fiyatların yüksek olduğundan bahsediliyor. Yabancı ülkelerdeki tarım üretimi yapan çiftçilerle kıyaslanıyor. Ama yabancı çiftçilerin girdi maliyetleri hiç göz önünde bulundurulmuyor. Bizim çiftçimize de aynı şartlar sağlansın, aynı fiyatlara mazot, ilaç, gübre kullansın inanın bugün çiftçi daha iyi paralar kazanacak ve daha uygun şartlarda üretim yapacaktır. Ama maalesef girdi fiyatları ve desteklerin az olması nedeniyle üreticimiz borç batağına sürüklenmiş, tarım kredi kooperatifleri, özel bankalar ve ziraat bankasına 80 milyar TL gibi bir borçla karşı karşıya bırakılmıştır. Bu önümüzdeki dönem tarımı ciddi bir sıkıntıya sokacak ve üreticinin üretim yapamaz gelmesini, tarlalarının elinde çıkmasına neden olacaktır.Ayçiçeğiyle ilgili yıllardır verilen prim 40 kuruş. Yani bunda bir artış gerçekleşmedi. Üreticilerimizden sürekli şikayet alıyoruz. Bunun arttırılması gerektiğini en az 60 kuruş olarak belirlenmesi gerektiğini buradan yetkililere sesleniyorum.Sözleşmeli ekim yapılarak üreticiyi kilogramda 6 kuruş destek verildiği geçen gün dile getirilmişti. Bu konuyla ilgili yetkililerden henüz bir açıklama yok ve üretici bunun bir an evvel açıklanmasını ve bu 6 kuruşun 10 ile 11 kuruş arasında bir rakam olması gerektiğini arz ediyor. Buradan da yetkililere sesleniyorum; üreticiyi daha fazla beklentiye sokmadan bir an önce bu desteğin açıklanması gerekmekte.Maalesef tarım bakanlığı yetkilileri ve başbakanın açıklamaları daha dün gibi kulağımızda. Mazotun yarısını, gübrenin yarısını üreticiye destek olarak vereceklerini söylediler ama bugün baktığınızda bu rakamların karşılık bulmadığını, üreticiye yansımadığını görmekteyiz. Bugün yaptığımız hesaplara baktığımızda ciddi bir fark söz konusu. Buğday'da, mazot veya gübre desteği 17 TL ayçiçeğinde de 21 TL olarak karşımıza çıkıyor ama sadece ayçiçeğini hesaplasak, dönümüne 12 Litre mazotun kullanıldığı 15 litrede gübrenin kullanıldığını hesaplarsanız bu 40 Lira'nın üzerinde bir rakama denk gelir ama 21 Lira gibi bir destek söz konusu şu an. Bu da yarının yarısı gibi bir rakama denk geliyor. Buradan yetkililerin söylediklerini yerine getirmeleri çağrısında bulunuyoruz.Lütfen çiftçiye verilmesi gereken bu desteği verin. Türkiye'de yüzde 12 arazi ekilmede 2016'da. Üretici kazanamadığı için arazisini terk ediyor ve satmak zorunda kalıyor. Edirne’miz maalesef direniyor çünkü verimli arazilerimiz var. Edirne’mizde rekolte yüksek oluyor. Türkiye'de köylerden müthiş bir kaçış var. Edirne’miz halen çiftçilik yapmak için direniyor. Yani Edirne’miz de Türkiye gibi üretimden çekilsin mi? Arzu edilen nedir? Arazilerimiz birilerinin eline mi geçsin? Bu çok büyük bir tehlike olarak önümüzde duruyor.Gıda güvenliği olmayan bir ülkenin milli güvenliği olmaz. Türkiye'nin milli güvenliği gıda güvenliğiyle eşdeğerdir. O nedenle gıda güvenliğimizin sağlanması için üreticimizin desteklenmesi lazım. Edirne de Türkiye'de tarımın başkenti olarak gördüğümüz bir şehrimiz. O nedenle Türk çiftçisine sahip çıkalım” dedi.
SİYASET
Yayınlanma: 30 Ağustos 2017 - 06:17
ÇİFTÇİ DİRENİYOR
SİYASET
30 Ağustos 2017 - 06:17









