Edirne’de10 yaşındaki çocukla telefon aracılığıyla irtibat kurarak, babasının suça karıştığı ve karakolda tutulduğu babasının serbest bırakılması için evdeki altınları eve gelen polislere teslim etmesi üzerine babasının serbest bırakılacağını söyleyerek 10 yaşındaki çocuğu dolandıran 1’i bayan 4 kişinin yargılanmasına başlandı.İddialara göre, Geçtiğimiz Mayıs ayında Şükrüpaşa Mahallesi’nde ikamet eden 10 yaşındaki S.E.F. isimli çocukla telefon aracılığıyla irtibat kuran dolandırıcılar çocuğu babasının suça karıştığı ve karakolda tutulduğu bahanesiyle kandırdı. Eve gelen dolandırıcılardan biri eve girerek, çekmeceleri karıştırdı ve 15 Bin TL değerinde olan çeşitli altınları aldı. Eve gelen baba çocuğunun hareketlerinden endişelendi ve ne olduğunu sordu. Çocuğun yaşanan olayı anlatması üzerine baba S.E.F., 155 polis imdat hattını arayarak olayı ihbar etmesi üzerine polis ekipleri dolandırıcıları takibe aldı. Kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan Halil A., Osman A., Raşit A. ve Aysel H. isimli 1'i kadın toplam 4 şüpheli polis ekiplerince yapılan operasyonda Ankara plakalı bir araçla otoban gişelerinde ele geçirildi. Yakalanan şahısların üzerinde yapılan aramada A.H. isimli kadının sütyenine saklanmış altınlar ortaya çıktı. Altınların bir kısmı da otomobilin içerisinde bulundu.Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu sanık Halil A., Osman A., Raşit A. ve Azerbaycan Uyruklu Aysel H. hakkında “Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık, konut dokunulmazlığını ihlal etme” suçlarından dava açıldı.Davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Halil A., Osman A., Raşit A. ve Aysel H. davacı S.E.F. ve avukatları katıldı.DOLANDIRICILIK İÇİN BODRUM’DAN EDİRNE’YE GELİP EV KİRALADILARDuruşma eve gelip altınları alan Adana nüfusuna kayıtlı Osman A.’ nınifadesinin alınmasıyla başladı. Osman A. ifadesinde Ben Adanalıyım ve çalışmak için Bodrum’a gelmiştim. Adanalı A.Ç. isimli şahısla ile Nisan ayında telefonla görüştük bana bu iş teklifinde bulundu.Bana bu şekilde tahsilat yapacağımızı ve benimde bu işten 15-20 bin TL para kazanacağımı söyledi. Ben de kabul ettim. İlerleyen zamanlarda bana iki adet cep telefonu gönderdi. Telefonlarla görüşme yaptığımızda Edirne’ye gitmem gerektiğimi söyledi. Bende Adanalı arkadaşım Reşit A.’ yı aradım kendisi de Bodrum’da çalışıyordu. Biz Edirne’ye gideceğimiz zaman Halil A. ve Aysel H.’nin de İstanbul’a gideceklerini öğrendim ve Edirne’ye beraber geldik daha sonra onları İstanbul’a bırakacaktık. Edirne’ye Bodrum’dan geldim. Edirne’de günlük ev kiraladık.Adana’dan telefonla görüştüğüm A.Ç. beni altınları aldığım adrese gönderdi. Bende adrese gittim. A.Ç. bana eve gittiğimde kapının açılacağını ve bana poşet verileceğini söyledi. Bende eve gittiğimde kapı açıldı ve ufak çocuk bana poşet verdi. Ben de poşeti alıp arkadaşlarımın yanına gittim. Poşette iki adet saat ve ziynet eşyaları vardı. Ziynet eşyalarını saklaması için Aysel’e verdim. Halil’e de saatleri vererek kız arkadaşına hediye etmesini söyledim. Bir kısmını da aracın arka kısmına sakladım. Arkadaşlarım Halil A. ve Aysel H.’ yi İstanbul’a bırakmak için giderken otobanda polisler bizi durdurdu. Ben pişmanım cahilliğime geldi ancak dolandırıcılık olayı olduğunu bilmiyordum. Cezaevinde çok pişman oldum ve aileye mektup yazıp helallik istedim.“BENİM BİLGİM YOK”Mahkeme heyeti duruşmaya Adana nüfusuna kayıtlı olan ve Bodrum’da çalışan otomobilin sürücüsü Reşit A.’ nınsavunmasını alarak devam etti. Reşit A. savunmasında “Ben gerçekten böyle bir olay olduğunu bilmiyordum. Osman A. bana Edirne’ye gideceğimizi söyledi. Bende kabul ettim ve Edirne’de ev kiraladık. Sabah kahvaltı ettik ve Osman bana bir adres verdi ve kendisini o adrese götürmemi söyledi bende götürdüm ve daha sonra geriye döndüm bu olay hakkında başka bir bilgim yoktur” dedi.“ALTINLARI SÜTYENİME SAKLADIM”Azerbaycan nüfusuna kayıtlı olan ve Bodrum’da tercümanlık yapan Aysel O’da altınları kaybolmasın diye sütyenine sakladığını doğruladı.Osman’ın çocuktan aldığı poşetin içerisinde olan saatleri Halil’e verdiğini Halil’in de saatleri sevgilisi kendisi ve diğer Azeri arkadaşına hediye ettiğini belirtti.Azerbaycan’lı Aysel, savunmasında, “ Ben altınları sütyenimin içine sakladım. Altınları bana Osman A. emanet olarak verdi. Ben Azerbaycan vatandaşıyım oturma izniyle Türkiye’de oturuyorum. İyi bir işim var. Kendimi böyle bir olay için riske atmam. Benim ailem Azerbaycan’da tanınan insanlardır. Maddi durumumuz da çok iyi. Olay günü biz Edirne’ye geldikten sonra ev tuttuk. O gün evde kaldık. Ertesi gün kahvaltıya gittik. Kahvaltı esnasında Halil paketli 2 tane hediye getirdi. Bunlardan bir tanesinin benim diğerin Azeri arkadaşımın olduğunu söyledi. Bende aldım birini çıkarttım koluma taktım. Diğerini de kız arkadaşıma hediye olur diye çantama koydum” ifadesine yer verdi.“DOLANDIRICILIKTAN SABIKAM VAR”Tutuklu sanıklardan Halil A.’da savunmasında “Aysel benim kız arkadaşımdır. Osman benim Adana’dan arkadaşımdır. Benim bu dolandırıcılık olayıyla bir bilgim yoktur. Ancak daha önce benim dolandırıcılık olayına ilişkin sabıkam vardır. Başka söyleyecek bir şeyim yoktur ”dedi.Mahkeme heyeti son olarak yaşanan olayın mağduru S.E.F.’ yi dinledi.“OĞLUM BENİ GÖRÜNCE HAPİSTEN ÇIKTINMI BABACIĞIM DEDİ”S.E.F. savunmasında, “ Ben saat 11.30 sıralarında eve geldim. Kapıyı anahtarımla açtım. Yatak odasına doğru gittim. Yatak odasında oğlumu çok telaşlı gördüm. Bana hapisten çıktın diye sordu. Ne hapsi deyince olayı bana anlattı. Yatak odasının dolaplarının kapıları açıktı. Gelen kişi yatak odasına kadar girmiş. Evde başka para var mı diye sormuş. Olay sebebiyle benim mallarımın ve ziynet eşyalarımın büyük çoğunluğu iade edildi ancak 2 tane reşat altınım kayıptır. Şikayetçiyim” dedi.Mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
ASAYİŞ
Yayınlanma: 16 Ekim 2017 - 04:51
DOLANDIRICILAR ALTINLARI SÜTYENE SAKLANMIŞ
ASAYİŞ
16 Ekim 2017 - 04:51









