İkizevler’de Geleneksel El Sanatları yolculuğuna hız kesmeden devam ediyoruz. Bu hafta emekli olduktan sonra Hat Sanatçısı Zafer Günal aracılığı ile Nat Sanatı ile tanışan ve zamanını bu sanatı öğrenmek için harcayan Yücel Toprak’a konuk olduk. Emekli olduktan sonra; öğrenmenin yaşı olmaz diyerek bir el sanatı kazanmak için İkizevler Sanatevi’nde Nat Sanatı çırağı olan Toprak, Hat yazılarını tamamen el emeği ile keserek ortaya çıkardığı tabloları yavaş yavaş sergilemeye başladı. Toprak, emekli olduktan sonra her işe zaman ayırabildiğini belirterek gençlere de mesaj göndermeyi ihmal etmedi. Toprak; “Gençler sanal dünyadan haftada en az birkaç saat kopup bu tip ortamlarda bulunmalı” dedi. KENDİNİZİ TANITIP NAT SANATINA NASIŞL BAŞLADIĞINIZI ANLATABİLİR MİSİNİZ? Ben Yücel Toprak. 2011 yılında DSİ 11’nci Bölge Müdürlüğü Makine İmalat Genel Müdürlüğünden teknisyen olarak emekli oldum. İş Makinelerine bakıyordum. Eşim Halk Eğitim Merkezi’nde Misk Sabunu ve ipek kozası el sanatının eğitmenliğini yapıyordu. Emekli oldu ancak hala devam ediyor. Bende onunla birlikte İkizevler Kültür Merkezi’ne gelip giderken, 3 yıl önce Hat Ustası Zafer Günal hocamız ile yollarımız kesişti ve tanıştık. Zamanla aramızdaki samimiyet arttı. Bende boş zamanlarımı değerlendirmek için ne yapabilirim diye düşünürken hocama sordum: “Bende Hat yazabilir miyim” diye. Geçtiğimiz yazın Temmuz ayında kendisine bu talebimi ve isteğimi ilettim. O arada kurslarda yoktu. Hocamda bir kıl testere ile bir yazıyı önüme koydu. “Hadi bakalım başla sen bu işe” dedi. Bende hocamın kalıbını çıkardığı hat yazılarını kesmeye başladım. Tabi Nat Sanatının ne olduğunu bilmeyerek başladım. Daha sonra ilk kestiğimiz yazı çıkınca, hoşuma gitti. Hocamın da hoşuna gitti. Edirne Halk Eğitim Merkezinin İkizevler Sanat Evi’nde açtığı Hat kursuna kayıt oldum kursiyer olarak. E tabi bizim yaşımız 50’nin üzerinde olduğundan gençlerin elleri daha çok yatkın oluyor Hat Sanatına. Bizim elimiz Hat Sanatında o kadar iyi değil. Amaç harfleri tanımak, teknikleri görmek öğrenmekti. Bunları bir müddet öğrendikten sonra hocam; “İkisini birlikte yürüt” dedi. “Hem Hat kursuna gel hem de bu Nat Sanatı’nda çırak olarak başla” deyince. Bende çırak adayı olaraktan Zafer hocamın da büyük destekleri ile başladım. NEDEN ÇIRAK ADAYI? Çırak adayı diyorum. Bu işi dört dörtlük biliyorum iddiasında hiçbir zaman olamam. Sadece biraz elimiz kırıldı her geçen gün hocamın da büyük destekleri ile yazılar güzelleşmeye başladı. Şuan da röportajı yaparken 8’nci yazımızı kesiyoruz. BU İŞİN USTALARI İLE TANIŞMA FIRSATINIZ OLDU MU? Evet hocamla bir İstanbul ziyaretinde bu işin ustaları ile bir araya geldik. Onlarla tanışma fırsatımız oldu. Onlarda Nat Sanatı ile ilgili bilgiler alıp eksiklerimizi görme fırsatımız oldu. Her ne kadar kısa vadede de olsa bu seyahatlerin ve fikir alışverişinin hızlı ilerlememize vesile oldu. Belki genç bir kursiyer olayı daha çabuk kavrayabilir. Bizim acelemiz yok yavaş yavaş hocamın da sabırlı bir şekilde yardım etmesi ile üstesinden gelmeye çalışıyorum. NAT SANATINI HIZLI ÖĞRENDİNİZ Mİ? En büyük avantajım meslek lisesinde tesviye bölümü mezunu olmam ve yıllarca çalıştığım işte makinelerle içli dışlı olmam sanırım. Fakat dışardan görüldüğü gibi de hemen al eline testereyi kes algısı da oldukça yanlış olur. Uzun vadede çok sabır isteyen bir iş. Bazen günde 1 santim kestiğin de oluyor. İncelikli bir iş. Biz hala malzeme konusunda bilgili kişilerle görüş alışverişinde bulunuyoruz. Ben bu işe amatörün de altında bir seviyede başladım. Amatör bile diyemezsiniz. Şu gördüğünüz işlerin her birini tamamen basit aletler yapıyoruz. Seri bir şekilde kesim yapacak elektronik cihazlara sahip değiliz. Basit kıl testereler, ufak tefek tornavida ve zımparalarla eserlerimizi ortaya çıkarma gayreti gösteriyoruz. ÇOK BÜYÜK HATALARINIZ OLUYOR MU? Ortaya çıkan eserlerde elbette hatalar vardır. Çünkü hepsi elle yapılıyor. En ince ayrıntısına kadar elle yapılan işler hepsi. Çok amatör aletlerle yaptığımız için. Yoksa dediğim gibi daha iyi cihazlarımız olsa bizlerinde burada hatasız ürünler çıkarma şansı daha fazla olurdu. Ama işte bizim amacımız daha çok el emeği göz nuru olsun şeklindeydi. Hakkını vererek işimizi yapmak istiyoruz. Çünkü burası aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yaşatılmaya çalışıldığı bir yer. MADDİ KAZANCINIZ VAR MI? Çok büyük bir maddi kazancımız var diyemeyiz. Bu zaten öncelikle gönül işi. Sadece burada boş vakitlerimizi değerlendiriyoruz. Kendimize meşgale bulup, öğrenmenin yaşı yoktur diyerekten de bir el sanatı kazanmaya çalışıyoruz. Mesela ben hem torunuma bakıyorum, hem sosyal aktiviteler yapıyorum hem de buraya gelip çalışıyorum. Burada da zamanımızı Nat Sanatı’na çıraklık ederek geçiriyoruz. Açıkçası nasıl geçtiğini de anlayamıyoruz. ZAFER HOCAMI ZORLUYORSUNUZ YANİ… Zafer Hocamı zorluyoruz elbette. Kendisi büyük bir sabırla ve özveri ile bizlere yardımcı oluyor. Bizim gibi yaşını almış insanlarla baş etmek zordur. Kendisi hem bir abi, hem bir hoca, hem de bir çalışma arkadaşı olarak desteklerini, bilgilerini hiç esirgemiyor. Ben buradan bir de gençlere seslenmek istiyorum. Şu aralar İkizevler’de gençlerin aktiviyeti oldukça arttı. Her tarafa gidip eğlenebilir, derslerini çalışabilirler ama haftada 2-3 saatlerini ayırarak buraya veya bu konseptte eğitim veren kurum kuruluşlara gitsinler. Halk Eğitimin açmış olduğu kurslara katılsınlar. Toplanıp istedikleri bir kursun açılmasını da talep edebilirler. Cep telefonları ve sosyal medyadan uzak durmak için bu gibi sıcak ve sanat dolu ortamlarda bulunmaları gençlerin ufuklarını açacağına inanıyorum. Kendi eserlerini üretip “Ben bunu yaptım. Benim el emeğim” diyebilecekleri şeyler olsun” isterim. İkizevlerde öğrencilerin yaptığı eserler usta eğiticiler tarafından sergilenmeye değer bulunduğunda asılıp satılıyor. Satıldıktan sonra maliyeti neyse hepsi kırpılmadan kursiyere veriliyor. SON OLARAK NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? Bu binayı Edirne’ye kazandıran Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ’a, genel sekreteri Özay beye desteklerinden dolayı kursiyer olarak teşekkür ediyor ve devamını beklediğimi bildirmek istiyorum. Aynı zamanda Edirne Halk Eğitim Merkezi Müdürü Recep Kozan bey ve ekibine bu kursları açtıkları, destekledikleri ve bizim gibi emekli insanların, gençlerin zamanımızı böyle güzel değerlendirmemize vesile oldukları için ayrıca teşekkür ederim. Kendilerinin, eserlerimiz ortaya çıktıkça görüş bildirmek için sanat evimize gelmelerini de bekliyorum. Onları burada görmek ve ağırlamaktan dolayı mutlu olacağımızı ayrıca belirtmek istiyorum. Tabi burada benim bilmediğim Edirne yönetiminde bulunan, bu kursları ve bu binayı destekleyen herkese de şükranlarımı sunuyorum. Son olarak; Edirne Gazetesi’nin İkizevler Sanatevi’nin ve buradaki hocaların tanınması için verdiği emekler içinde çok teşekkür ediyorum.
SİYASET
Yayınlanma: 30 Kasım 2015 - 00:00
Emekli Nat Sanatı Çırağı
İkizevler’de Geleneksel El Sanatları yolculuğuna hız kesmeden devam ediyoruz. Bu hafta emekli olduktan sonra Hat Sanatçısı Zafer Günal aracılığı ile Nat Sanatı ile tanışan ve ...
SİYASET
30 Kasım 2015 - 00:00









