• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • İLÇE HABERLERİ
  • SON DAKİKA
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SİYASET
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • TEKNOLOJİ BÖLGE HABERLERİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA SAĞLIK
  • Ara
SON DAKİKA:
13:04
Edirne’de aile kampı için başvurular başladı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Engin'in başarısının bilinmeyen yönleri
SİYASET
Yayınlanma: 13 Nisan 2015 - 09:30

Engin'in başarısının bilinmeyen yönleri

Türkiye'nin ilk Müslüman kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale anısına düzenlenen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü'nün sahibi olan Edirneli Tiyatro Oyuncusu ...

SİYASET
13 Nisan 2015 - 09:30
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Engin’in başarısının bilinmeyen yönleri
Türkiye’nin ilk Müslüman kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale anısına düzenlenen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nün sahibi olan Edirneli Tiyatro Oyuncusu ve Yazar Firuze Engin, ile tiyatro severlerin ilgisini çekecek bir söyleşi yaptık. Sorularımıza içtenlikle yanıt veren Engin, Edirne’de Tiyatro ve Sanat potansiyeli hakkında da önemli noktalara parmak bastı. Genç ve başarılı yazar ile yaptığımız özel söyleşi bu hafta Edirne Gazetesi farkıyla sizlerle…

 

Öncelikle başarınızı Edirne Gazetesi olarak kutluyoruz. Edirne içinde ayrı bir övünç kaynağı oldu bu ödül. Biraz kendinizi okuyucularımıza tanıtabilir misiniz?

1984 Edirne doğumluyum. Liseyi Edirne Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde okuduktan sonra Ankara Üniversitesi’nde tiyatro bölümünde okudum ve uzun zaman Ankara’da yaşadıktan sonra İstanbul’a taşındım. Şu anda, 8 yıl önce  kurduğumuz Tiyatro BeReZe bünyesinde tiyatro yapmaya devam ediyorum. Bağımsız olarak da farklı tiyatrolar için oyun yazıyorum ve zaman zaman proje bazında oyuncu olarak çalışıyorum.

 

 

Aldığınız ödül Türkiye’nin en önemli tiyatro ödüllerinden bir tanesi. Ödüle giden yolda hangi süreçlerden geçtiniz?

Tiyatro Bölümü’nde ana branşım dramatik yazarlıktı. Yani esas olarak tiyatro teorisi, oyun yazarlığı ve senaryo yazarlığı eğitimi aldım. Bu eğitim oyun yazarlığım açısından sürecin başlangıcı diyebilirim. Tabi öncesi de var;ben lisede okurken Edirne’de güçlü bir amatör tiyatro geleneği vardı. Daha o zamanlarda tiyatro düşünmeye, okumaya ufak ufak oyunculuk yapmaya başlamıştık. Ve temel tiyatro bilgimi aslında Edirne’de kazandım diyebilirim. Hala o birikimden bir şeyler taşıyorum. İki yıl önce İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenmeye başlayan Hıdrellez adlı oyunumdan sonra, oyun yazmaya daha çok motive oldum ve yolumuz İkinciKat tiyatro ile kesişti. “Yazın Tiyatro Olur mu?” sloganıyla başlayan Yarının Oyunları projesi için Cambazın Cenazesi adlı oyunu yazdım, sahnelenmeye başlandı, sadece yaz mevsiminde gösterilecekti ancak sevildi ve sezon boyu gişesi devam etti. Böylece, yani Cambazın Cenazesi vesilesiyle, bir de ödül kazanmış oldum.

 

Size ödülü getiren tiyatro metninin konusu ne ve ne anlatıyorsunuz?

Cambazın Cenazesi bir ege kasabasında geçiyor. Burası tamamen benim fantezimden çıkma, uydurma bir kasaba. Adı Yapıldak. Bu yer, kendi halinde sıradan bir kasabayken bir anda oteller ve yazlık siteler bölgesi olma yolunda ranta dönüşmeye başlıyor. Oyun kasabada çok sevilen bir ihtiyar olan Cambaz lakaplı Rasim İsmet’in ölümüyle başlayan tek bir günde geçiyor. Yani onun cenaze gününün sabahından ertesi sabaha kadar… Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet eden bu adamı evin bahçesine gömemiyorlar çünkü çocukları evi ve bahçeyi adamcağızdan habersiz çoktan satmışlar. İki oyuncunun, cenaze evine girip çıkan yirmiden fazla karakteri oynadığı bir komedi. Kentsel dönüşümün insan karakterine etkilerini anlatıyor.

 

 

Şuan da sizin aldığınız ödülün hayalini kuran birçok amatör yazar var. Onlara, iyi bir tiyatro metni yazarı olmaları için hangi tavsiyeleri verirsiniz?

 

Henüz tavsiye verebilecek yetkinlikte biri değilim ama çok sevdiğim bir hocamın bize sık sık tembihlediği ve benim de kendime pusula ettiğim bir sözü paylaşayım “En iyi bildiğin şeyi hikaye et ya da hikaye edeceğin şeyi iyi öğren”  Ben bu tavsiyeyi şöyle okuyorum “Anlatacağın meseleyi hakikaten dert edinmiş ol. Onunla tanışık ol. Değilsen de, emek harca ve iyice tanış” İnsan içini yakan şeyleri ya da sahiden kendisini güldüren bir şeyleri yazarken, çok daha açık fikirli ve yaratıcı oluyor.

 

Ödülünüzü aldıktan sonra ilk hissettiğiniz duygu neydi? Yani aklınızdan geçen ilk cümleyi merak ediyorum…

Haber geldiğinde teşekkür edip telefonu kapattım. Ama metnin değil oyunun, yani bütünüyle prodüksiyonunödül aldığını düşündüm. Bana verilmiş bir ödül olduğunu algılayamadım niyeyse. Yazara verilmiş bir ödül olduğunu anladığımda çok şaşırdım. Sonuçta bana sıra gelene çok daha tanınmış ve tecrübeli yazarlar var.

 

 

Bir tiyatro metni kaleme alırken nelere dikkat edersiniz?

İnsana ve insani hislere odaklı yazıyorum. Bilhassa dikkat etmiyorum ama böyle oluyor. Bir yandan da şuna inanıyorum ama, insanı iyi biçimde hikaye edebilirsen o hikayenin içinde sosyoloji de çıkar, siyaset de.

 

 

Totemleriniz var mı?

Evde çalışmayı seviyorum. Etrafımda insanlar varken daha mutlu ve konsantre çalışıyorum. Örneğin başka bir odada biri televizyon izliyorsa, ya da yemek yapıyorsa… Yani evin içinde benden hariç bir hayat varsa çok iyi hissediyorum.

 

 

Hiç yazdığınız bir oyunu sahnede izlerken, “Keşke burayı yazmasaymışım veya burası şu şekilde olsaymış daha iyi olurmuş” dediğiniz oluyor mu?

Çok! Gidip oyunculara “hadi o repliği şöyle değiştirelim” diyesim geliyor. Ama şu bir gerçek; o metin sahneye konduktan sonra artık onlarınoluyor.Yani yönetmenin, oyuncuların, teknik ekibin.  Durun bu bölümü bir daha çalışıp getireyim yeniden oynayın diyemezsin. Kendi kumpanyamda diyebilirim tabi. Biz, kendi ekip arkadaşlarımla çalışırken aklımıza gelen şeyleri sürekli değiştiriyor, süreç içinde oyunları ufak ufak yenilemeyi seviyoruz.

 

 

Yerel bazda da fikirlerinizi almak isterim. Siz bir Edirneli olarak Edirne’de ki tiyatro potansiyelini nasıl görüyorsunuz?

Uzun zamandır yakından takip edemedim. Dediğim gibi bir zamanlar inanılmaz güzel bir potansiyel vardı.Fakat yerel toplulukların uzun süre ayakta kalabilmesi, kendini geliştirebilmesi için destek görmesi şart. Mali destekten bahsediyorum. Topluluklara Belediye’nin ya da yerel kurumların ücretsiz prova alanı vermesi, kira istemeden sahne tahsis etmesi bile büyük bir destek olur.

 

Edirne’nin size karşı ilgisiz kaldığını düşünüyor musunuz?

Edirne’nin genel olarak sanata karşı ilgisizliği var. Çok tuhaf; Edirne’liler bunu asla kabul etmezler ama mangala,pikniğe, giyinip ailece akşam yemeğine gitmeye ayırdıkları vakti sanatsal etkinliklere ayıran, bundan sahiden zevk duyan insan sayısı çok azdır. Sergiye gidiliyorsa o bir tanıdığın sergisidir, tiyatroya ünlü biri gelmişse gidilir. Mesela sinemaların programına bakalım, Edirne’de bağımsız sanat filmleri gösterilmez çünkü kimse izlemez, sinema işletmesi o filmleri satamayacağını bildiği için almaz. Turneler vasıtasıyla bir çok şehre gittim, bazı şehirler çok şaşırtıcı, Edirne’ye nazaran küçücük bir yer ama tiyatro festivali var, sinema festivali var. Bu meselede yerel yönetime büyük iş düşüyor. Her yerel yönetimin kültür sanata ayırdığı bir bütçe var. Bunu vizyona dönük kullanmaya kalkarsanız,siz kendi döneminizde bir sürü şaşaalı şey yapmış olursunuz,sükse yaparsınız evet ama bana kalırsa halka hizmet etmiş olmazsınız. Gerçekten hizmet etmek isteyen bir yerel yönetim, bölge halkını sanatsal ve kültürel olarak yeni işlerle ve ufku açık sanatçılarla buluşturmayı hedef edinmeli.Naçizane gördüğüm, özellikle çocuklara dönük sanatsal projelere ihtiyaç var.

 

Hıdırellez oyununuzda Edirne’yi anlattınız. Ayrıca başrolünü de Edirneli bir tiyatrocu üstleniyor. Birkaç sezondur İstanbul’da kapalı gişe oynayan Hıdırellez’den Edirnelilerin çoğunun haberi yok. Bu noktada hiç oyununuzun Edirne’de sahnelenmesi için tarafınıza bir girişim oldu mu?

 

Bu benim kişisel girişimimi aşan bir konu. Şehir Tiyatroları; İstanbul Belediyesi’ne bağlı bir bir kurum. Kurumlar arası bir davet ve icabet durumu olmalı ki gelsinler. Büyük bir prodüksiyon; onun getirilip götürülmesi için kurumların aracılık etmesi gerekiyor.

 

Edirnelilere ve tiyatro metni yazarlarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Teşekkür ederim. Selam, özlem, hürmetler..

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
MİLLETVEKİLİ ÜN, 10 KASIM TÖRENLERİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDA
MİLLETVEKİLİ ÜN, 10 KASIM TÖRENLERİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDA
ETKİNLİKLERİN İPTAL EDİLMESİ ULUSUMUZU HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIR
ETKİNLİKLERİN İPTAL EDİLMESİ ULUSUMUZU HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIR
TARIM DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ
TARIM DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ
SEÇİMLERDE ÖRGÜTÜN GÖRÜŞLERİ MUTLAKA DEĞERLENDİRİLECEK
SEÇİMLERDE ÖRGÜTÜN GÖRÜŞLERİ MUTLAKA DEĞERLENDİRİLECEK
ilan.gov.tr
Son Haberler
Edirne’de aile kampı için başvurular başladı
Edirne’de aile kampı için başvurular başladı
Muradiye Mevlevihane’sinde sona geliniyor
Muradiye Mevlevihane’sinde sona geliniyor
YENİ Parti Edirne'de İmece Ruhuyla Büyüyor
YENİ Parti Edirne'de İmece Ruhuyla Büyüyor
Gencan: Edirne'nin Her Noktasında Sahadayız
Gencan: Edirne'nin Her Noktasında Sahadayız
Edirne'yi Gururlandıran Başarı
Edirne'yi Gururlandıran Başarı
Karağaç’tan şikâyet var! – Recep ÇINAR
Karağaç’tan şikâyet var! – Recep ÇINAR

Ana Sayfa
İLÇE HABERLERİ
SON DAKİKA
EĞİTİM
YAŞAM
MAGAZİN
SPOR
SİYASET
DÜNYA
EKONOMİ
GÜNDEM
TEKNOLOJİ
BÖLGE HABERLERİ
KÜLTÜR-SANAT
MEDYA
SAĞLIK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Gazete Arşivi
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • KÜLTÜR-SANAT
  • MEDYA
  • SİYASET
  • SON DAKİKA
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.