Gökhan ATEŞSon yazımda CHP’de Edirne il teşkilatının partinin belediye sekretaryası haline getirilmeye çalışıldığını yazmıştım.CHP’nin tabanından tavanına parti içindeki bölünmüşlüğü, çekişmeyi, entrikayı zaten defalarca yazdım.Atatürk’ün yüzü suyu hürmetine, kendilerine verilen oylar sayesinde Edirne gibi Batılı ve ilerici siyasi görüşe, toplum düzenine sahip şehirlerde, özgürlük, laiklik gibi kavramların altının her geçen gün daha da boşaltıldığıve bu erimenin “Ceketimi koysam kazanırım” algısıyla pekiştirildiğini defalarca yazdım! *Geçen yıl ki ön seçimde Okan Gaytancıoğlu hakkında yürütülen kara propagandayı da defalarca bu köşede yazdım.Gaytancıoğlu’nun teşkilat tarafından linç edilmeye çalışıldığını, kendisine gazeteciler önünde sorular sordurulup rencide edilmeye çalışıldığını, o esnada birçok partilinin bıyık altından sinsi sinsi sırıttığını gördük, şahit olduk…Mevzuyu şuraya getireceğim…Nejat Gencan beyler geçen gün çıkıp basın mensuplarına Recep Gürkan ve Erdin Bircan ile yollarının ayrıldığını söyleyip vermiş veriştirmiş…Bana çok komik geldi…Sığ, altyapısız ve tutarsız bir açıklama…*Nejat Gencan’a 5 sorum var:*1-) Sayın Gencan geçen yıl Recep Gürkan sizi güç birliği yapmaya çağırdığında ve sonrasında gelişen süreçte partideki bölünmüşlüğü bizim sokaktaki tekir bile biliyordu. O dönemde Recep Bey ve Erdin Bircan’ın ön seçime girecek birçok aday hakkında yürüttüğü kara propagandaya katkıda bulunup güç birliği yaparken bu partide bölünmüşlük yok muydu? O zaman neden sustunuz ve “Kardeşim bu partide yarış değil kavga var! Buna dur demeliyiz” demediniz?*2-)Recep Gürkan ve Erdin Bircan sizinle çalışmayacağını söyleyince neden partinizde (Herkesin bildiği şeyleri) olanları ifşa edip açıklama yapma gereği duydunuz? Siz siyasetçi misiniz, elinden şekeri alınmış bir çocuk mu?*3-) Partinizin birlik ve beraberliği için bugüne dek ne yaptınız? Güç birliği yaparken iyiydi de şimdi partiden aforoz edilince mi partideki yarış kavgaya dönüştü?*4-) Siz 1 yıllık ittifakta gayet sessiz sedasız bir şekilde kulağınızın üzerine yatarak her şeyde sustunuz. Şimdi mi aklınız başınıza geldi?*5-)Zatıaliniz diyor ki “Tarafsızız” . Biz kameralar önünde tarafsızız deyip, kapalı kapılar ardında samanlık altından su yürütenlerin ülkesinde yaşıyoruz. Bize yutturamazsınız. Tarafsız mısınız yoksa taraf olabileceğiniz bir aday mı yok?*Açıklamanızın akla mantığa sığmayan bin tane yeri var…İnsanın aklıyla, mantığıyla dalga geçmeyi bırakın! *Bir gün gazetecinin yerli malı olan akıllı telefonu kaybolur…Gazeteci bir hışımla telefonu aramaya koyulur.Geçtiği gittiği tüm yerleri arar.Bindiği arabanın altını üstüne getirtir, polise IP numarasını felan bildirir.En sonunda yine bindiği arabanın bir köşesinde bulur telefonunu…O sırada aklına bir hinlik gelir.Genç meslektaşını “Kayıp telefonla” ilgili kekelemek için plan yapar.Gencin tanıyamayacağı bir hatuna senaryoyu anlatır ve telefonu bulmuş biri gibi genç gazeteciyi aratır.Hatunun telefondaki rahat tavırları ve genç gazetecinin gönderdiği şüpheli soruları rahatlıkla bertaraf etmesi genç gazeteciye oldukça inandırıcı gelir.Bu sesi güzel hatun birden genci teee şehrin öbür ucuna telefonu teslim etmek için gönderir.E tabi genç gazeteci bir hışımla çıkar yola…Taksiye atlar, taksiciyle pazarlık yapar ve yola koyulur.O esnada felaket tellalı gibi çalan telefondan gelen “Şaka yapmışlar lan geri dönün sesi” ile birlikte yer yüzünde o güne kadar söylenmemiş tüm özlü sözleri sıralar.Taksiciye sıra parasını anlaştığı gibi öder genç gazeteci…Peki o genç gazeteci sizce taksiye verdiği 15 lirayı zeka küpü arkadaşlarından söke söke alır mı?Alır…Peki ikinci bir soru daha…Yapılan şaka bu IQ seviyesi çok yüksek arkadaşların yanına kalır mı?GöreceğiiiiiiiiiiiiiiiiiiizzzzzzzzJ
SAĞLIK
Yayınlanma: 25 Aralık 2015 - 00:00
Gencan'a 5 soru
Gökhan ATEŞ Son yazımda CHP’de Edirne il teşkilatının partinin belediye sekretaryası haline getirilmeye çalışıldığını yazmıştım. CHP’nin tabanından tavanına parti içindeki bölünmüşlüğü, çekişmeyi, entrikayı zaten defalarca yazdım. Atatürk’ün yüzü ...
SAĞLIK
25 Aralık 2015 - 00:00









