Üzüm, “Edirne’de 500 yüz civarında imam hatip kadrosu var. Kuran kurslarıyla beraber bu sayı 700’lere ulaştı. Bizim imam hatip liselerinden mezun, ilahiyat fakültelerinden mezun hocalarla beraber çalışıyoruz. Öğreticilerimizin çoğunluğu ilahiyat mezunudur. Edirne’de ve bazı illerimizde maalesef Kuran kursu mezunu olan ve özellikle hafızlığı bitirmiş görevli sayımız oldukça az. Bizim görev standartlarımız bakımından hafızlık eğitimi çok önem taşıyor. Bazı illerimiz bu hafızlık konusunda imam hatip lisesi okurken veya ilkokulu bitirdikten sonra hafızlık öğrencileri konusunda oldukça mesafe almışlar. Edirne’de iki yıldır bu konuyu çalışıyoruz, bu çalışmalarımızın tamamı da camilerimizdeki standardı yükseltmeye yöneliktir” dedi.Genel bilgilerle devam eden Müftü Üzüm, “Edirne’de hafız sayısını mutlaka çoğaltmamız lazım ve bu hafızlık kurslarını da devletimizin kontrolünde, himayesinde, milletimizin hizmetinde olacak şekilde yapmamız gerekiyor. Şu an itibariyle çok ilgi var.Özellikle hafızlık kurslarımızda 135 öğrencimiz var.Geçen hafta itibariyle 5 öğrencimiz hafızlık diplomasını aldı.Önümüzdeki aylarda da 12 kişi daha mezun olacak.Bir yıl içinde ortalama 10-12 hafızımız diplomasını alacaktır. Ve bu hafızlar imam hatibi bitirdikten sonra ve ilahiyatı bitirdikten sonra milletimizin ve devletimizin hizmetinde camilerimizde Kuran kurslarında hizmet edeceklerdir. Böylece standartlarımız yavaş yavaş yükselmiş olacaktır. Bizim bu konuyu bilen vatandaşımız ‘siz bu kaliteyi yükseltmeyin, bu çalışmaları yapmayın’ demez. Böyle bir durum belki bir bilgi kirliliğinden, bilgi eksikliğinden meydana gelmiştir. Ancak bir takım art niyetli insanlara bırakmadan devletimizin kontrolünde doğru eğitimlerle bu çocuklarımızı yetiştirip, yine devletimizin organizasyonunda Diyanet İşleri Başkanlığında, il ve ilçe müftülüklerimizin kontrolünde, camilerimizin hizmetine sunmamız gerekir. Burada önemli bir hususa da değinmek istiyorum. Bilindiği gibi şehit cenazemiz oldu.Ben orada Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü naklettim ve büyük bir takdir aldı.Mustafa Kemal Atatürk kendi parasıyla Kuranı Kerimin tercüme ve tefsirini yaptırdı.Ve bir diğeri ise Peygamber efendimizin hadisi şerifi kitabının, şerhinin tecrübesini yaptırdı. Bir vasiyet ederek Mustafa Kemal Atatürk ‘bu millet, benim aziz Türk milletim yeni bir büyük medeniyet kuracak, hatta medeniyetin ilerisini gösterecek ve çağdaş medeniyetin ilerisine geçecek’ peki neyle öz kimliğiyle, öz benliğiyle yani Kuran ve sünnetle ve imanıyla. Bir de Mustafa Kemal Atatürk; ‘ben laboratuarda sabahlara kadar çalışan gençler arzu ediyorum’ diyor geleceği inşa etmek için…Mustafa Kemal Atatürk Arapça biliyordu, Kuran okuyordu, Kuranı sık sık hafızları çağırıp dinliyordu. Kendisi Osmanlıca yazıyordu. Hatta rahmetli İsmet İnönü, ömrü boyunca notlarını Osmanlıca tutmuş. Bunlar hep Kuranı sünneti çok iyi bilen insanlardı. Gelecekte de bu büyük milletin büyük medeniyet kurmasını hedeflemişlerdi. Üzerlerine düşen görevleri de yapmışlar. Biz çocuklarımıza daha öncede söyledim, Mustafa Kemal Atatürk şu anda hayatta olsaydı, bu kültür erozyonunun önüne geçmek için mutlaka bütün okullara yani anaokulundan ilkokula, ilkokuldan lise son sınıfa kadar Kuran dersini ve sünneti hadis şerif derslerini zorunlu olarak koyardı” şeklinde konuştu.
GÜNDEM
Yayınlanma: 01 Şubat 2017 - 08:01
'Hafız sayımızı artırmamız gerekiyor'
Edirne’de 4-6 yaş gurubu çocuklara Halk Eğitim Merkezi yanında açılan Kuran Kursunun kamuoyunda tepkilere neden olması nedeniyle, Edirne İl Müftüsü Emrullah Üzum konuya açıklık getirdi.
GÜNDEM
01 Şubat 2017 - 08:01





