Trakya Üniversitesi bünyesindeki iki öğretim görevlisinin Rusya’daki çalışmaları sırasında gözaltına alındığı haberini servis eden basın birimine sesleniyorum.
Böylesine ciddi bir konuyu servis ederken dikkat ediverin biraz!
Haberi servis ettiğiniz saat birçok gazetenin sayfalarını ya bitirdiği ya da bitirmek üzere olduğu bir zaman dilimi!
İşlerini bitirip çıkan gazeteler zaten ertesi gün güncel haberi koyuyor…
Ancak haberi yakalayıp, birinci sayfasındaki her şeyin yerini son dakika değiştiren ve sizin servis ettiğiniz bu haberi manşete çeken gazetelere yaptığınız güncellemeler düştüğünde haber manşetten baskıya girmiş olabiliyor!
Sonuç olarak ertesi gün gazete ertesi gün yanlış haberle vatandaşın önüne gidiyor!
Hal böyle olunca da itibar kaybeden sizler değil bizler oluyoruz!
*
Bakanları ve başbakanları gün aşırı soru bombardımanına tutan CHP Edirne Milletvekilleri Erdin Bircan ve Okan Gaytancıoğlu’na benimde bir sorum var…
Şimdi siz bu soruları sormuş olmak için mi, gerçekten cevap alacağınızı düşündüğünüz için mi yoksa “Yatmıyoruz birader. Çalışıyoruz. Soruyor, sorguluyoruz” intibası yaratmak için mi soruyorsunuz?
*
CHP’li vekiller ne kadar soruyorsa; Rafet Sezen o kadar sormuyor.
CHP’li vekiller ne kadar medyatikse; Rafet Sezen o kadar medyatik değil.
CHP’li vekilleri Edirne’deki programlarda ne kadar çok görüyorsak; Rafet Sezen’i o kadar göremiyoruz.
*
AİDS’e yönelik farkındalığı arttırmak için Saraçlar’da kurulan standa gidip, oradaki görevli arkadaşlarla konuştum.
Toplumun cinsel yönden bilgisiz ve ciddi tabulara sahip olduğunu söylediler.
Cinselliğin toplumda ölümcül bir ayıp olarak görüldüğünü, anne babaların çocuklarının vücutlarını tanımalarına izin vermediğini ve çocukların bastırılmış cinsel duygularla ileride büyük ruhsal sorunlarla karşı karşıya kaldığını söylüyor.
Bilinçsizce gerçekleştirilen her cinsel eylemde de “AİDS” riski olabileceğini ekliyorlar!
*
Toplumdaki tabuları tek seferde aşmak mümkün değil!
Bu çok uzun bir süreç!
Ancak burada şu nokta çok önemli; “Bastırılmış duygular”
Bastırılmış her duygu potansiyel bir suçlu yaratır!
Annelik, babalık, cinsellik, kardeşlik vs. vs.
İnsana ait olup da bastırılan her duygu gün yüzüne çıktığında çevresinde büyük dalgalanmalara yol açar!
Bu dalgalanmalar sarsıcı bir suça da dönüşebilir!
*
Adam ailecek açık film izliyor.
Filmdeki çift 10 saniye öpüşüyor ana baba hemen çocuklara “Kapatın gözünüzü” deyip ikinci bir komutaya kadar kendileri çatır çatır izliyor o sahneyi.
Çocuklara gözlerini kapattırarak ayıbı öğrettiklerini sanıyorlar!
Ama aslında ayıbı değil, aksine ayıp olarak gösterdikleri şeye daha hızlı ilerlemeyi öğretiyorlar!
*
Tüm bu davranışlar ve yanlış yönlendirmenin ortaya çıkardığı bilgi kirliliği “AİDS’in sadece Rus kadınlardan bulaştığını” düşünen kişilerle karşı karşıya bırakıyor bizi!
Gülek mi, ağlayak mı?
Bir konuyla bu kadar ilgili olupbu kadar bilgisiz olmak da bize has bi durum olsa gerek!Gökhan ATEŞ
Böylesine ciddi bir konuyu servis ederken dikkat ediverin biraz!
Haberi servis ettiğiniz saat birçok gazetenin sayfalarını ya bitirdiği ya da bitirmek üzere olduğu bir zaman dilimi!
İşlerini bitirip çıkan gazeteler zaten ertesi gün güncel haberi koyuyor…
Ancak haberi yakalayıp, birinci sayfasındaki her şeyin yerini son dakika değiştiren ve sizin servis ettiğiniz bu haberi manşete çeken gazetelere yaptığınız güncellemeler düştüğünde haber manşetten baskıya girmiş olabiliyor!
Sonuç olarak ertesi gün gazete ertesi gün yanlış haberle vatandaşın önüne gidiyor!
Hal böyle olunca da itibar kaybeden sizler değil bizler oluyoruz!
*
Bakanları ve başbakanları gün aşırı soru bombardımanına tutan CHP Edirne Milletvekilleri Erdin Bircan ve Okan Gaytancıoğlu’na benimde bir sorum var…
Şimdi siz bu soruları sormuş olmak için mi, gerçekten cevap alacağınızı düşündüğünüz için mi yoksa “Yatmıyoruz birader. Çalışıyoruz. Soruyor, sorguluyoruz” intibası yaratmak için mi soruyorsunuz?
*
CHP’li vekiller ne kadar soruyorsa; Rafet Sezen o kadar sormuyor.
CHP’li vekiller ne kadar medyatikse; Rafet Sezen o kadar medyatik değil.
CHP’li vekilleri Edirne’deki programlarda ne kadar çok görüyorsak; Rafet Sezen’i o kadar göremiyoruz.
*
AİDS’e yönelik farkındalığı arttırmak için Saraçlar’da kurulan standa gidip, oradaki görevli arkadaşlarla konuştum.
Toplumun cinsel yönden bilgisiz ve ciddi tabulara sahip olduğunu söylediler.
Cinselliğin toplumda ölümcül bir ayıp olarak görüldüğünü, anne babaların çocuklarının vücutlarını tanımalarına izin vermediğini ve çocukların bastırılmış cinsel duygularla ileride büyük ruhsal sorunlarla karşı karşıya kaldığını söylüyor.
Bilinçsizce gerçekleştirilen her cinsel eylemde de “AİDS” riski olabileceğini ekliyorlar!
*
Toplumdaki tabuları tek seferde aşmak mümkün değil!
Bu çok uzun bir süreç!
Ancak burada şu nokta çok önemli; “Bastırılmış duygular”
Bastırılmış her duygu potansiyel bir suçlu yaratır!
Annelik, babalık, cinsellik, kardeşlik vs. vs.
İnsana ait olup da bastırılan her duygu gün yüzüne çıktığında çevresinde büyük dalgalanmalara yol açar!
Bu dalgalanmalar sarsıcı bir suça da dönüşebilir!
*
Adam ailecek açık film izliyor.
Filmdeki çift 10 saniye öpüşüyor ana baba hemen çocuklara “Kapatın gözünüzü” deyip ikinci bir komutaya kadar kendileri çatır çatır izliyor o sahneyi.
Çocuklara gözlerini kapattırarak ayıbı öğrettiklerini sanıyorlar!
Ama aslında ayıbı değil, aksine ayıp olarak gösterdikleri şeye daha hızlı ilerlemeyi öğretiyorlar!
*
Tüm bu davranışlar ve yanlış yönlendirmenin ortaya çıkardığı bilgi kirliliği “AİDS’in sadece Rus kadınlardan bulaştığını” düşünen kişilerle karşı karşıya bırakıyor bizi!
Gülek mi, ağlayak mı?
Bir konuyla bu kadar ilgili olupbu kadar bilgisiz olmak da bize has bi durum olsa gerek!Gökhan ATEŞ









