Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, Avrupa Birliği Parlamentosunda Yunanlı Vekilin Türk bayrağını yırtmasına tepki göstererek, Bayrağı alıp Avrupa Parlamentosu'nda böyle bir küstahlığı yapma cesaretini nereden buluyor? Dedi.
AP üyesi Yunanistan Milletvekili Ioannis Lagos'un, Türk bayrağını yırtması üzerine Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş açıklama yaptı. İriş; “Dün akşam yaşadığımız bayrak krizi var. Akıl alacak bir şey değil. Bayrak bir defa bir milletin kimliğini, özgürlüğünü, iradesini, bağımsızlığını her şeyini temsil eder. Bayrağı alıp Avrupa Parlamentosu'nda böyle bir küstahlığı yapma cesaretini nereden buluyor? Demek ki böyle bir ortam rahat yapabilmiş. Buradan ne çıkar? Bize bir fikir veriyor. Bana göre Dışişleri Bakanı'nın açıklaması son derece güzeldi. Batı yani Avrupa dediğimiz artık ırkçı anlayışların, ırk üstü mantalitesiyle inançlar üzerinden, dini değerler üzerinden, din üzerinden ayrımcılık yaparak bir yerlere varmanın mümkün olmadığını, ırka ve dine dayalı baskıların eninde sonunda sıkıntı çatışmaya, problemlere neden olduğunu bilmeleri lazım. Bir insanın ırkı da dini de kendi iradesinin sonucu değildir. Din iradesidir ama ırkı değildir. İnsanın hangi ırktan olacağına kimse karar vermiyor. Cenab-ı Allah öyle yaratmıştır. Herkes kendi milletini sever ama diğerlerini küçümsemez, hakaret etmez veya ezmez. Biz büyük bir milletin bir medeniyetin çocuklarıyız. Komşularla iyi geçinmek durumundayız. Bu iyi geçinmemizi olumsuz etkileyecek her türlü tavrı hoş karşılamadığımızı ifade etmeliyiz. Heyecana kapılarak bu tip hareketlerin seviyesine inemeyiz, inecek değiliz. Ama bilelim ki komşularımızla iyi ilişkiler geliştirmek isterken milli hassasiyetlerimizden de taviz vermeyiz. Bu gayet doğal bir şey. O bakımdan biz tüm provokasyonlara rağmen arka planları biliyoruz. Türkiye’nin ticareti, güçlenmesi, gelecek için daha büyük oyuncu olmasının önlenmesi adına atılan adımların hepsini biliyoruz. Bunlara akıllıca cevaplar verebilirsek, akıllı adımlar atabilirsek eminim ki güzel günler bizim olacak. Türkiye’nin komşulara ihtiyaca varsa komşuların çok daha fazla bize ihtiyacı var. Türkiye büyük bir ülke bizden kimseye zarar gelmez”şeklinde ifade etti.
Türkiye’nin büyük bir ülke olması her ülke tarafından kabul edilemediğinde bu ırkçı yaklaşımlar gerçekleştirildiğine dikkat çeken İriş; “Sadece ülkemiz değil dünya dar bir boğazdan geçiyor. Her tarafta beklenmedik krizler yaşanıyor, gündem çok hızlı değişiyor. Bugün çok önemli ve etkili olan bir gündem iki gün sonra unutulup yeni bir başkasıyla karşılaşılıyor. Allah sonumuzu hayır etsin. Yeryüzünde hukukun gücü değil de gücün hukuku yürüdüğünden ortada adalet diye bir şey kalmadı. En büyük noksanlık budur. Yeryüzünde insanlar Allah'ın verdiği bu kadar nimet içinde sıkıntı çekiyor. Sömürü, baskı var. İnsanlar ya ırkçılık etkisi altında ya inancından dolayı baskı altında. İnsan haklarının belki de şeklen çok rahat olduğu bir dönemde gibi gelse bile belki de insan haklarının örtülü olarak en baskıcı bir döneminde bulunduğumuz kanaatindeyim. Türkiye'nin liderliğinde, rehberliğinde yapılacak, atılacak adımlarla ancak bu haksızlık ve zulümlerin önlenebileceğini düşünüyoruz. Birlik ve beraberliğimizin her zamankinden daha önemli olduğunu ifade etmeliyiz. Sadece birlik beraberlik yetmiyor güçlü ve kuvvetli olmalıyız. Her bakımdan güç ve kuvvetten bahsediyoruz. Ekonomi, gelir dağılımı dengeleri, halkın hangi konumda olursa olsun kendi aralarındaki bağları da güçlü olacak. Tüm güçler toplandığında ortaya bir değer çıkacak ve bu değer yeryüzünde gördüğümüz haksızlıkların, sömürülerin, zulümlerin önüne geçilecek. Yıllardır bir göç meselesi var ve bir göç yolunun üzerindeyiz. Türkiye en fazla göçmeni barındıran bir ülke pozisyonunda ve bu insanlar doğudan batıya doğru göç ediyor. Bu insanlar geçinemediğinden göç ediyor. Ülkelerinde maddi sıkıntı var bir de hürriyetler can güvenliği açısından da sıkıntı var demektir. Yaşanan hiç bir olay kendiliğinden meydana gelmiyor. Tüm yaşanan krizlerin, zulümlerin arka planı var. Bunu organize edenleri, destekleyicileri, finanse edenleri, yönlendirenleri var. Kısaca her şey Büyük Ortadoğu Projesi'nin gerçekleştirmesi istikametinde, her şey Büyük İsrail'in oluşması için bunu unutmayalım. Onların 5 bin yıllık hayalleri vardır. Bunların inançlarıdır. Diğer olaylar hepsi bunun tetikleyicisi ve alt versiyonlarıdır”dedi. CANAN KAYA
AP üyesi Yunanistan Milletvekili Ioannis Lagos'un, Türk bayrağını yırtması üzerine Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş açıklama yaptı. İriş; “Dün akşam yaşadığımız bayrak krizi var. Akıl alacak bir şey değil. Bayrak bir defa bir milletin kimliğini, özgürlüğünü, iradesini, bağımsızlığını her şeyini temsil eder. Bayrağı alıp Avrupa Parlamentosu'nda böyle bir küstahlığı yapma cesaretini nereden buluyor? Demek ki böyle bir ortam rahat yapabilmiş. Buradan ne çıkar? Bize bir fikir veriyor. Bana göre Dışişleri Bakanı'nın açıklaması son derece güzeldi. Batı yani Avrupa dediğimiz artık ırkçı anlayışların, ırk üstü mantalitesiyle inançlar üzerinden, dini değerler üzerinden, din üzerinden ayrımcılık yaparak bir yerlere varmanın mümkün olmadığını, ırka ve dine dayalı baskıların eninde sonunda sıkıntı çatışmaya, problemlere neden olduğunu bilmeleri lazım. Bir insanın ırkı da dini de kendi iradesinin sonucu değildir. Din iradesidir ama ırkı değildir. İnsanın hangi ırktan olacağına kimse karar vermiyor. Cenab-ı Allah öyle yaratmıştır. Herkes kendi milletini sever ama diğerlerini küçümsemez, hakaret etmez veya ezmez. Biz büyük bir milletin bir medeniyetin çocuklarıyız. Komşularla iyi geçinmek durumundayız. Bu iyi geçinmemizi olumsuz etkileyecek her türlü tavrı hoş karşılamadığımızı ifade etmeliyiz. Heyecana kapılarak bu tip hareketlerin seviyesine inemeyiz, inecek değiliz. Ama bilelim ki komşularımızla iyi ilişkiler geliştirmek isterken milli hassasiyetlerimizden de taviz vermeyiz. Bu gayet doğal bir şey. O bakımdan biz tüm provokasyonlara rağmen arka planları biliyoruz. Türkiye’nin ticareti, güçlenmesi, gelecek için daha büyük oyuncu olmasının önlenmesi adına atılan adımların hepsini biliyoruz. Bunlara akıllıca cevaplar verebilirsek, akıllı adımlar atabilirsek eminim ki güzel günler bizim olacak. Türkiye’nin komşulara ihtiyaca varsa komşuların çok daha fazla bize ihtiyacı var. Türkiye büyük bir ülke bizden kimseye zarar gelmez”şeklinde ifade etti.
Türkiye’nin büyük bir ülke olması her ülke tarafından kabul edilemediğinde bu ırkçı yaklaşımlar gerçekleştirildiğine dikkat çeken İriş; “Sadece ülkemiz değil dünya dar bir boğazdan geçiyor. Her tarafta beklenmedik krizler yaşanıyor, gündem çok hızlı değişiyor. Bugün çok önemli ve etkili olan bir gündem iki gün sonra unutulup yeni bir başkasıyla karşılaşılıyor. Allah sonumuzu hayır etsin. Yeryüzünde hukukun gücü değil de gücün hukuku yürüdüğünden ortada adalet diye bir şey kalmadı. En büyük noksanlık budur. Yeryüzünde insanlar Allah'ın verdiği bu kadar nimet içinde sıkıntı çekiyor. Sömürü, baskı var. İnsanlar ya ırkçılık etkisi altında ya inancından dolayı baskı altında. İnsan haklarının belki de şeklen çok rahat olduğu bir dönemde gibi gelse bile belki de insan haklarının örtülü olarak en baskıcı bir döneminde bulunduğumuz kanaatindeyim. Türkiye'nin liderliğinde, rehberliğinde yapılacak, atılacak adımlarla ancak bu haksızlık ve zulümlerin önlenebileceğini düşünüyoruz. Birlik ve beraberliğimizin her zamankinden daha önemli olduğunu ifade etmeliyiz. Sadece birlik beraberlik yetmiyor güçlü ve kuvvetli olmalıyız. Her bakımdan güç ve kuvvetten bahsediyoruz. Ekonomi, gelir dağılımı dengeleri, halkın hangi konumda olursa olsun kendi aralarındaki bağları da güçlü olacak. Tüm güçler toplandığında ortaya bir değer çıkacak ve bu değer yeryüzünde gördüğümüz haksızlıkların, sömürülerin, zulümlerin önüne geçilecek. Yıllardır bir göç meselesi var ve bir göç yolunun üzerindeyiz. Türkiye en fazla göçmeni barındıran bir ülke pozisyonunda ve bu insanlar doğudan batıya doğru göç ediyor. Bu insanlar geçinemediğinden göç ediyor. Ülkelerinde maddi sıkıntı var bir de hürriyetler can güvenliği açısından da sıkıntı var demektir. Yaşanan hiç bir olay kendiliğinden meydana gelmiyor. Tüm yaşanan krizlerin, zulümlerin arka planı var. Bunu organize edenleri, destekleyicileri, finanse edenleri, yönlendirenleri var. Kısaca her şey Büyük Ortadoğu Projesi'nin gerçekleştirmesi istikametinde, her şey Büyük İsrail'in oluşması için bunu unutmayalım. Onların 5 bin yıllık hayalleri vardır. Bunların inançlarıdır. Diğer olaylar hepsi bunun tetikleyicisi ve alt versiyonlarıdır”dedi. CANAN KAYA





