Gerek dünyada gerekse ülkemizde kutlanan önemli gün ve haftalar ajandasına göz attığınızda, sayıları ‘yüzlerle’ ifade edilecek kadar çok kutlama gün ve haftaları görürsünüz. İçlerinde, ‘laf olsun beri gelsin’ kabilinden olanları hiç de az değil! Bunlardan bir tanesi; ‘Köleliğin yasaklanması(!) günü.’
Her yıl 2 Aralık tarihinde “Köleliğin yasaklanması (!) günü” kutlanıyor.
Bu yazımda, oldukça geniş ve kapsamlı bir konu olan ‘kölelik’ konusunu özetle ele alacağım.ÖNCE, KÖLE VE KÖLELİK NEDİR?
Hukukî, ekonomik ve sosyal bakımlardan hür insanlardan farklı ve aşağı statüde kabul edilen kimse. Bu statüde bulunan erkeğe “köle”, kadına ise “câriye” denir. Kul, bende, halayık ve esir, kölenin eş anlamlısıdır.
Köleliğin tarihi çok eskilere uzanır. Eski Mısır ve Yakın Doğu’da savaş esiri kölelerle, komşu kabile veya kavimlerden kaçırılan insanlar, babaları veya başka yakınları tarafından köle diye satılan çocuklar ve borçlarına veya işledikleri bazı suçlarına karşılık köle statüsüne geçirilen insanlar büyük bir sayıya ulaşmaktadır.
Roma hukukunda, İus Gentlum’a göre kölelerin hiçbir değeri yoktu. Başlangıçta âzâd edilmeleri de yasaklanmıştı. Sonraları köle azadına imkân sağlanmıştır. Eski Yunan ve Roma’da köleliğin başlıca kaynaklarını savaş esirleri ile korsanlık vb. yollarla kaçırılan veya yabancı ülkelerden getirtilen insanlar ve kölelerden doğmuş olan çocuklar oluşturuyordu.
İslâm’ın çıkışı sırasında Arap Yarımadası’nda ve Hicaz yöresinde kölelik uygulamasının varlığı bilinmektedir. Bunların büyük çoğunluğunu Afrikalı siyahîler teşkil etmekte idi. Nitekim Hz. Peygamber’in müezzini Bilâl-ı Habeşî de bunlardan biriydi.
İslâm yedinci Miladî yüzyıl başlarında köleliği topluma yerleşmiş ve çağdaşı güçlü devletlerde tabii kabul edilmiş bir halde buldu. Köleliği tek yanlı ve kesin bir kararla kaldırma yoluna gitmedi. Ancak köleliğin kaynağını yalnız savaş hâline bağladı.
İslâm dini her şeyden önce köleliği yalnız savaş esirlerine münhasır kılmış, diğer kaynaklara izin vermemiştir. Bunun yanında Allah rızâsına kavuşmak isteyen Müslümanların samimiyetle benimsedikleri gönüllü köle âzat etme alışkanlığını yerleştirmek, ayrıca bazı günahların kefâreti olarak köle âzadını şart koşmak suretiyle köleler için hürriyete kavuşma yollarını çoğaltmıştır. (Mâide :89; Mücadele:3)
İslâm hukukunda görülen bir uygulama olarak da devlet, gelirlerinin belirli bir bölümünü köle âzadına tahsis etmiştir. (Tevbe: 9)
Bu arada İslâmiyet kölelere birçok noktada hürlere yakın bir hukukî statü vermiş ve bunu sosyal hayatta uygulamaya koyarak onlara hürriyetlerine kavuşuncaya kadar insanca yaşama imkânı sağlamıştır. Köle ve câriyelerle evlenmenin teşvik edilmesi (Bakara :221; Nisâ:25), kölelere karşı kötü muamelenin yasaklanıp onlara iyi davranmanın dinî ve hukukî bir sorumluluk haline getirilmesi (Nisâ:36) ve birçok hadislerde belirtilmiştir.
Bunların ne ölçüde ileri ve insanî bir anlayışı yansıttığını anlamak için İslâm toplumundaki kölelerle diğer toplumlarda -özellikle yakın zamana kadar Amerikan toplumunda- yer alan kölelerin yaşayışlarının karşılaştırılması yeterli olacaktır.İSLAMİYET, KÖLELİĞİ YASAKLAYARAK NEDEN TAMAMEN ORTADAN KALDIRMADI?
İslâmiyet köleliği, eski medeniyetlerde ve çağdaşı güçlü devletlerde yerleşmiş ve tabii kabul edilmiş bir konumda bulduğundan, onu tek taraflı ve kesin bir kararla kaldırma yönüne gitmeyip zaman içinde ortadan kalkmasına imkân verecek bir zemin oluşturma yolunu seçti.
İslam’ın kölelik kurumuna kazandırdığı müspet konumlar gibi güzelliklerden başka, bu kurumun çalışmasını devam ettirmeye yönelik hiçbir katkısı olmamıştır.
Ama bugün dünyada güce hâkim olanlar, köleliği yasaklamak bir tarafa; düzeni adeta “köle düzeni” haline getirmişlerdir.
İslâm’ın köle ve cariyeleri ne kadar himaye ettiği, onlara ne gibi haklar tanıdığı İslami eserlerde açıkça belirtilmiştir. Onlar aynı zamanda bulundukları evin bir ferdi, ailenin bir parçasıdır. Dolayısıyla sahibinin yediğinden yer, içtiğinden içerler.
Bugün ülkemizde açlık sınırı en son 1391 TL olarak tespit edilmiş. Peki, bir insan aylık kazandığı 1000 TL ile aileyi nasıl geçindirir? 1300 TL olsa ne yazar? Bazı ülkelerde ise insanlar günlük 2-3 dolar yevmiye ile çalışıyor. Bu kölelik değil de nedir? Lafla kölelik yasaklanmaz da kalkmaz da!
Bu gün, bırakın köleliğin kaldırılmasını; insanlığın birçoğu köle haline getirilmiştir. Günümüzde köleliğin sadece adı değişti ve “modern kölelik” oldu!Kölelik ancak; adil paylaşım sağlayan, herkese hakkını veren bir düzen ile kendiliğinden yok olur gider.
Dostça kalın…
Her yıl 2 Aralık tarihinde “Köleliğin yasaklanması (!) günü” kutlanıyor.
Bu yazımda, oldukça geniş ve kapsamlı bir konu olan ‘kölelik’ konusunu özetle ele alacağım.ÖNCE, KÖLE VE KÖLELİK NEDİR?
Hukukî, ekonomik ve sosyal bakımlardan hür insanlardan farklı ve aşağı statüde kabul edilen kimse. Bu statüde bulunan erkeğe “köle”, kadına ise “câriye” denir. Kul, bende, halayık ve esir, kölenin eş anlamlısıdır.
Köleliğin tarihi çok eskilere uzanır. Eski Mısır ve Yakın Doğu’da savaş esiri kölelerle, komşu kabile veya kavimlerden kaçırılan insanlar, babaları veya başka yakınları tarafından köle diye satılan çocuklar ve borçlarına veya işledikleri bazı suçlarına karşılık köle statüsüne geçirilen insanlar büyük bir sayıya ulaşmaktadır.
Roma hukukunda, İus Gentlum’a göre kölelerin hiçbir değeri yoktu. Başlangıçta âzâd edilmeleri de yasaklanmıştı. Sonraları köle azadına imkân sağlanmıştır. Eski Yunan ve Roma’da köleliğin başlıca kaynaklarını savaş esirleri ile korsanlık vb. yollarla kaçırılan veya yabancı ülkelerden getirtilen insanlar ve kölelerden doğmuş olan çocuklar oluşturuyordu.
İslâm’ın çıkışı sırasında Arap Yarımadası’nda ve Hicaz yöresinde kölelik uygulamasının varlığı bilinmektedir. Bunların büyük çoğunluğunu Afrikalı siyahîler teşkil etmekte idi. Nitekim Hz. Peygamber’in müezzini Bilâl-ı Habeşî de bunlardan biriydi.
İslâm yedinci Miladî yüzyıl başlarında köleliği topluma yerleşmiş ve çağdaşı güçlü devletlerde tabii kabul edilmiş bir halde buldu. Köleliği tek yanlı ve kesin bir kararla kaldırma yoluna gitmedi. Ancak köleliğin kaynağını yalnız savaş hâline bağladı.
İslâm dini her şeyden önce köleliği yalnız savaş esirlerine münhasır kılmış, diğer kaynaklara izin vermemiştir. Bunun yanında Allah rızâsına kavuşmak isteyen Müslümanların samimiyetle benimsedikleri gönüllü köle âzat etme alışkanlığını yerleştirmek, ayrıca bazı günahların kefâreti olarak köle âzadını şart koşmak suretiyle köleler için hürriyete kavuşma yollarını çoğaltmıştır. (Mâide :89; Mücadele:3)
İslâm hukukunda görülen bir uygulama olarak da devlet, gelirlerinin belirli bir bölümünü köle âzadına tahsis etmiştir. (Tevbe: 9)
Bu arada İslâmiyet kölelere birçok noktada hürlere yakın bir hukukî statü vermiş ve bunu sosyal hayatta uygulamaya koyarak onlara hürriyetlerine kavuşuncaya kadar insanca yaşama imkânı sağlamıştır. Köle ve câriyelerle evlenmenin teşvik edilmesi (Bakara :221; Nisâ:25), kölelere karşı kötü muamelenin yasaklanıp onlara iyi davranmanın dinî ve hukukî bir sorumluluk haline getirilmesi (Nisâ:36) ve birçok hadislerde belirtilmiştir.
Bunların ne ölçüde ileri ve insanî bir anlayışı yansıttığını anlamak için İslâm toplumundaki kölelerle diğer toplumlarda -özellikle yakın zamana kadar Amerikan toplumunda- yer alan kölelerin yaşayışlarının karşılaştırılması yeterli olacaktır.İSLAMİYET, KÖLELİĞİ YASAKLAYARAK NEDEN TAMAMEN ORTADAN KALDIRMADI?
İslâmiyet köleliği, eski medeniyetlerde ve çağdaşı güçlü devletlerde yerleşmiş ve tabii kabul edilmiş bir konumda bulduğundan, onu tek taraflı ve kesin bir kararla kaldırma yönüne gitmeyip zaman içinde ortadan kalkmasına imkân verecek bir zemin oluşturma yolunu seçti.
İslam’ın kölelik kurumuna kazandırdığı müspet konumlar gibi güzelliklerden başka, bu kurumun çalışmasını devam ettirmeye yönelik hiçbir katkısı olmamıştır.
Ama bugün dünyada güce hâkim olanlar, köleliği yasaklamak bir tarafa; düzeni adeta “köle düzeni” haline getirmişlerdir.
İslâm’ın köle ve cariyeleri ne kadar himaye ettiği, onlara ne gibi haklar tanıdığı İslami eserlerde açıkça belirtilmiştir. Onlar aynı zamanda bulundukları evin bir ferdi, ailenin bir parçasıdır. Dolayısıyla sahibinin yediğinden yer, içtiğinden içerler.
Bugün ülkemizde açlık sınırı en son 1391 TL olarak tespit edilmiş. Peki, bir insan aylık kazandığı 1000 TL ile aileyi nasıl geçindirir? 1300 TL olsa ne yazar? Bazı ülkelerde ise insanlar günlük 2-3 dolar yevmiye ile çalışıyor. Bu kölelik değil de nedir? Lafla kölelik yasaklanmaz da kalkmaz da!
Bu gün, bırakın köleliğin kaldırılmasını; insanlığın birçoğu köle haline getirilmiştir. Günümüzde köleliğin sadece adı değişti ve “modern kölelik” oldu!Kölelik ancak; adil paylaşım sağlayan, herkese hakkını veren bir düzen ile kendiliğinden yok olur gider.
Dostça kalın…









