Edirne gündemine çeşitli spekülasyonlarla bomba gibi düşen “Edirne İçin Çal” projesini yapan Kuzey Kumsal ile Edirne Gazetesi olarak Çanakkale’deki ofisinde buluştuk. Projenin ardından ortaya atılan iddiaları gazetemize özel olarak yanıtlayan Kumsal, çok konuşulacak açıklamalara da imza attı. Edirne basınında ortaya atılan iddiaları yakından takip ettiğini ifade eden Kumsal, yazılanlardan rahatsız olmadığını, aksine yazılanların kendisini daha da teşvik ettiğini dile getirdi. Projede Edirneli müzisyenlerin yer almamasına dair sosyal medyada oluşan tepkilere de yanıt veren Kumsal; “Bu sosyal medyada yazıp çizen tüm arkadaşların hepsi Edirneli aranjörümüz tarafından arandı. Ancak proje bize verildiği için son dakika gelip birilerinin yönlendirmeleri ile enstrümanını sildirip, projeden çıkanlar oldu. Ben aldığım işi bitirmekle mükellefim. Kaldı ki tüm bu olanlara rağmen bu projede benim dışımda hemen herkes Edirneliydi” dedi. PROJE SÜRECİ NASIL GELİŞTİ?Bize Edirne Belediyesi adına bir kişiden mail geldi. Şuanda Edirne basınında dolaşanlardan takip ettiğim kadarıyla da bu kişi bir gazeteciymiş. Bize; “Yaptığımız işleri incelediklerini, beğendiklerini ve Edirne için de aynı konseptte bir proje yapmak istedikleri talebini ilettiler” bizler de bu talep doğrultusunda prodüksiyon şirketi olarak gerekli olan prosedürleri yerine getirip; nasıl ve kaç paraya bu işin olacağını söyledik. Tekrar belirtmek istiyorum; orada manşet atıp beni şehirlere bu işi yapan ve para hortumlayan bir tüccar olarak göstermişler. Gerekirse ben tüccarım. O adam nasıl gidip akşam barda çalıp, program çıkışı parasını alıyorsa, bende prodüksiyon işi gereği bitirdiğimde paramı alıyorum. Eğer beni çok eleştirecekse bu arkadaşlar; gelsinler KDV’mi birlikte ödeyelim mesela, vergimi ödüyorum. Her şekilde açık benim hesap kitaplarım. ORTAYA ATILAN İDDİALARA GÖRE EDİRNELİ MÜZİSYENLERDE AYNI PROJEYİ BELEDİYEYE SUNMUŞLAR. BU PROJE NEDEN SİZE VERİLDİ?Bu konuyu belediyeden bana da söylediler. Bu arkadaşlar bu projeyi belediyeye götürmüşler. Belediyede bu işle ilgilenen birimde bir done istemiş. Şimdi böyle kurumlara bu tarz bir proje ile gittiğinizde sizden done isterler. Daha önce bu işe dair veya bu işten farklı olarak hangi çalışmaları yaptığınıza bakmak ve ona göre değerlendirmek isterler. Şimdi ben sana “Hocam bana bu zamana kadar ne yaptın izlet” diye soruyorum. Sende bana; “Bir şey yapmadım ama şöyle yapacağım, böyle yapacağım” diyorsun. Senin ben geçmişte yaptığın işleri görmeden, senin bu işi iyi bir şekilde yapabileceğine nasıl güvenebilirim ki. Yine başka bir adam var; 20 şehre gidip bu işi yapmış. Elinde doyurucu doneler var, sektörde söz sahibi olmuş. Ben şimdi size soruyorum; siz olsanız hangisine güvenirsiniz. Tabi ki de elinde güçlü doneler olan kişiye güvenirim. Belediyelerle, valiliklerle çalışmış. Birçok sosyal sorumluluk projesine imza atmış kişiye güvenirim. Bu arkadaşlar bu kadar eleştireceklerine yapsınlar projelerini ve canı gönülden dilerim ki benim yaptığım işten daha iyi olur. Ki bu arkadaşlar Edirneli Edirne’nin dilinden daha çok anlayabilirler. Daha güzelini yapabilirler. Keşke yapsalar. Ben buradan açıp bilgisayarımı severek izler, dinler ve tebriklerimi iletirim. Benim bu tarz komplekslerim yok. Çünkü işimi iyi yaptığımı biliyorum. Bu iş bu kadar neden büyüdü ben onu anlamıyorum. Ya da aslında biraz daha böyle devam etsin. Mesela bizi her hafta bir iki ilden mutlaka ararlar. Bu proje ile ilgili görüşmek için. Kesinlikle ararlar haftada bir iki hiç sekmez. Ama şu olaylar patladığından beri beni günde 2-3 ilden arıyorlar. Yani ben böyle devam etmesinden memnunum. Lütfen benim hakkımda daha çok şey yazsınlar ki; ben daha iyi işler yapayım ve daha iyi işler alayım. Ben hepsine buradan teşekkür ediyorum. PROJENİN 23 BİN LİRAYA MAL OLDUĞU SÖYLENİYOR. BU KONU EDİRNE’DE GENİŞ YANKI BULDU. NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?23 bin lira değerlendirmesini öncelikle şöyle sormak istiyorum KDV dahil mi, değil mi? Bunu bu şekilde konuşan arkadaşlar belli ki içimizden biri. Ben onlara şöyle bir şey söylemek istiyorum: aslına bakarsanız ben bir prodüksiyon şirketi sahibi olarak onlara teşekkür ediyorum. Her yerde benim adım dönüyor. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Şuanda benim hakkımda konuşulanlardan da gayet memnunum zaten. Ama 23 bin lira konusuna gelecek olursak; kimsenin bunu sorgulamaya benim şirketim adına hakkı yok. Ben 23 bin lira da alırım 123 bin lirada alırım. Sonuçta ben profesyonel koşullarda çalışan bir şirketin sahibiyim. Ben yaptığım işten sorumluyum. Alnımın akıyla teslim ettim mi etmedim mi ona bakarım. YİNE PROJE İLE İLGİLİ OLARAK “FİKİR HIRSIZLIĞI YAPILDI” ŞEKLİNDE PEKÜLASYONLARDA DÖNÜYOR. FİKİR HIRSIZLIĞI MI YAPILDI?O zaman ilk fikir hırsızlığını İngilizler yapmış demek ki. Play Of Change ile yaptılar bunu dünyada ilk defa. Bu projenin Türkiye’deki ilk temsilcisi de “Doğa İçin Çal” oldu. Doğa İçin Çal’dan sonra biz kendimiz 2012 yılının sonunda Çanakkale Türküsü’nü aynı konseptte hazırladık. Yani arada 3 yıllık bir zaman süresi geçtikten sonra hala böyle bir iddia ortaya atılıp “Fikri hırsızlığı yapıldı” söylemleri ortaya atılıyorsa; evet biz en büyük fikir hırsızıyız.Fikir alınır ve üretilir. Biz fikri aldık, baktık nasıl daha ileriye götürebiliriz bu fikri dedik ve kendimizi bu sektörde söz sahibi bir yere taşıdık. Keşke bizi eleştiren bu arkadaşlar bizim fikirlerimizi alıp; “Nasıl daha ileriye götürebiliriz” diye düşünselerdi. Bize bu kadar yağdıracaklarına “Evet bu arkadaşlar bunu yapmış. Biz nasıl bir tık öteye götürebiliriz. Nasıl güzelleştirebiliriz” diye düşünüp daha iyisini yapsalardı. PROJEDE EDİRNELİ MÜZİSYENLERE YER VERİLMEDİĞİ DE EN ÇOK KONUŞULAN İDDİALAR ARASINDA. BU KONUDA NELER SÖYLERSİNİZ?Aslında Edirne’nin aynı projeyi diğer yaptığımız illere göre; diğer iller diyorum çünkü biz bu projeyi Aksaray, Diyarbakır, Şanlıurfa Kayseri’de de yaptık. Sonuçta bu sadece Edirne’ye özgün bir çalışma değil. Biz bu işi profesyonel olarak yapan insanlarız. Mesela Ocak ayında da Kahraman Maraş görünüyor. Anlatmak istediğim: biz bu işi yapıyoruz zaten. Yine bizim en büyük avantajlarımızdan biri de projenin aranjesini yapan arkadaş Edirneliydi. Aranjör arkadaşımız bu sosyal medyada yazıp çizen arkadaşları tek tek arayıp konuştu. Hatta kayda gelip, sırf onlar bu işi alamadılar diye iki gün sonra ses kaydını ve enstrümanlarını sildirenler bile oldu. Hepsi gün gibi bilinen gerçekler. Biz onları tek tek aradık. Mesela bana sosyal medyadan yazdı birisi “Hocam bu işi almışsınız” diye. “Evet” dedim işi aldık. Kendisi cevap olarak “Bu işi biz yapacaktık” dedi. Bende ona: “Hocam ne güzel. Bu işi yapacaksanız siz Edirnelisiniz, Edirne sektöründesiniz. Oraya geldiğimizde daha birlikte yapalım” dedim. Sonrasında da; “Biz size müzisyen göndermeyeceğiz” dediler. Sonra, “Neden Edirneli müzisyen yok” diyorlar. Aslına bakarsanız o çalan müzisyenlerde Edirneli. Biraz daha takip etmeleri gerekiyor demek ki. Hırsız muamelesi görüyoruz. Sanki dışarıdan gelip ekmeklerini ellerinden almışız gibi bir algı oluşturuldu. Zaten biz bu işle geçimini sağlayan kişileriz. Edirne ilk işimiz değildi. Son işimizde olmayacak. Komik olan da bu zaten. Ben bu iş için fatura kesip devlete vergisini ödeyen stabil çalışan bir adamım. NEDEN GELMEDİ EDİRNELİ MÜZİSYENLER “EDİRNE İÇİN ÇAL” PROJESİNE?Orada prodüksiyon büyüğü olan bir arkadaş varmış. Tüm müzisyenler onun tekelinde hareket ediyormuş. Üzerine basa basa söylüyorum. Biz bu çok konuşan arkadaşların hepsini aranjörümüz aracılığı ile teker teker aradık. İşi alamadıkları için bu arkadaşın tekelinde kimse gelip çalmadı. Gelenlerde daha önce belirttiğim gibi bu arkadaş istemiyor diye enstrümanlarını sildirdi ve projeden çıktı. Bende bu arkadaşlar istemiyor diye aldığım işi yarım bırakacak değilim. Tekrar tekrar söylüyorum bu benim işim. Ben bunu zaten bitirmek ve teslim etmek zorundayım. Edirne’den müzisyen çıkmasa bile Çanakkale’den müzisyen yığarım oraya bu işi yine bitiririm. Bu işi almışım sonuçta. PEKİ BU PROJEDE SİZİNLE BİRLİKTE GELİP SESLENDİRME YAPAN KİŞİLERE HERHANGİ BİR ÜCRET ÖDENDİ Mİ?Biz aldığımız projeyi bitirme odaklı çalışıyoruz. Yanımda teknik ekip olarak gelen arkadaşlar zaten benden yaptıkları işin karşılığında paralarını alıyorlar. Ama bu projede iki tane sevdiğimiz müzisyen arkadaşımız, abimiz gelmişti. Onlar bizden hiçbir şekilde para talebinde bulunmadı. Bu iş para için olmuyor. Bu projede müzisyenin para alma durumu olmaz. Bu onun şehri için yapılan bir iş. Ben ekibimle beraber gidiyorum işimi yapıyorum. Kimseyi de “Sen kameranın karşısına çıkacaksın” diye zorlamıyorum. Kısacası biz beklediğimiz şekilde bir reaksiyon ile karşılaşamayınca mecburen birkaç takviye yapmak zorunda kaldık. ÇEKİM SÜRESİNDE SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN TEPKİ GÖSTEREN KİŞİLER SİZİNLE HERHANGİ BİR ŞEKİLDE İLETİŞİME GEÇTİ Mİ?Ben kendileri ile tanışmak bile istedim. Ama asıl olaylar biz projeyi bitirip döndükten sonra cereyan etti. Eğer bu işler orada patlak verseydi ben hepsiyle oturup konuşmak isterdim. Sıkıntılarının ve dertlerinin ne olduğunu öğrenmek ve dinlemek isterdim. EDİRNE BASININDAN SİZE KONUYLA İLGİLİ OLARAK İRTİBATA GEÇEN BİRİSİ OLDU MU?Sadece internetten takip ediyoruz yazılıp çizilenleri. Beni arayıp ne oluyor ne bitiyor diye soran ve işin aslını öğrenmeye çalışan olmadı. EDİRNE’DE NASIL BİR ÇALIŞMA ORTAMI BULDUNUZ?Edirne’de çok keyifli günlerimiz geçti. 5 günde bitirdik. Kısa zamanda bitirmemizin en önemli nedeni sadece şehir içinde çekmemizdir. Kayseri’de iki ay kaldım mesela. Çünkü Kayseri’de bir çekim için günlük 200 km yol gittiğimiz oluyordu. Stüdyo ile çekim mekanı arası 200 km. Tek bir plan için bir günümüz geçiyordu. Ama Edirne’de zaten direkt Merkez’de olduğu ve ilçelere çekime gitmediğimiz için hızlı sonuçlandırdık. ELEŞTİRİLERİN YANINDA MUTLAKA İYİ ELEŞTİRİLERDE VARDIR…Çok iyi tepkilerde aldık. 10 saniyelik bir teaser tanıtımda bile 2 günde 50 bin kişiye geldik. Yine projenin son hali günlük 350 bin tıklanma alıyor. Sosyal medyada zaten çok hızlı yayılıyor. Geçen gün ulusal bir kanala çıktık. Edirne’yi gösterdi sabah kuşağında. Bunlar güzel şeyler. Ben Edirneliler adına mutlu oluyorum. Çünkü ben onlara hizmet vermeye giden bir adamım. Yarın başka şehre giderim, öbür gün başka şehre. Eğer onların tanıtımına bir katkıda bulunabildiysem, şehrin lansmanına bir katkıda bulunabildiysem bizi mutlu eden bu olur. PEKİ EDİRNE İÇİN YENİ PROJELER HAKKINDA GÖRÜŞMELERDE BULUNDUNUZ MU?Kendisiyle yeni projeler hakkında da fikir alışverişi gerçekleştirdik. Gelecekteki projeler hakkında ne olacak bekleyip göreceğiz. Biz işini en iyi şekilde yapmaya çalışan profesyonel bir şirket olarak teklif ve talep geldiğinde değerlendirir, şartlar iki taraf içinde uyduğu takdirde işimizi yaparız. PROJENİN TESLİMİNDEN SONRA RECEP GÜRKAN TARAFINDAN ARANDINIZ MI?Recep Başkan yurt dışında bir gezideymiş sanırım. Ancak yardımcıları tarafından arandım ve kendileri sağ olsunlar teşekkürlerini ilettiler. Recep Başkan döndükten sonra da kendisi ile de konuşuruz elbette. Yüz yüze de görüşürüz. Bir proje daha verilirse elimizden gelenin en iyisi yapar, çizgimizi bozmadan işimizi bitirir ve teslim ederiz. ORTAYA ATILAN BU SPEKÜLASYONLARI VE TEPKİYİ NEYE BAĞLIYORSUNUZ?Bence bu denli büyük bir tepkinin gelmesinin nedeni sosyal medyada bize tepki gösteren arkadaşların kentin müzik sektöründe kendilerini doğal olarak söz sahibi görmesi. Çekim ve prodüksiyon işleri yapıyorlar mı, o konuda bir bilgim yok. Çok kolay sanıyorlar bu işleri. Yani stüdyodaki olayla, görüntünün harmanlanması, bu kadar insanı organize etmeyi falan kolay bir iş sanıyorlar. Bu gerçekten iyi, güçlü prodüksiyon gerektiren bir iş. SON OLARAK KONUYLA İLGİLİ GENEL BİR DEĞERLENDİRME YAPACAK OLURSANIZ; NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?Zaten biz para avcısı adamlar olsak; sosyal medyada para kazanma diye bir şey var. Bu adamlar hiç mi görmüyor bunları. Kuzey Kumsal’ın yaptığı işlere girip baksınlar, 5 milyon 6 milyon izlenme oranları var. Ben çok paragöz biri olsam sosyal medya üzerinden para kazanırım. Neden uğraşayım ki sabahtan akşama kadar kamera başında. Ya da telif hakkı diye bir şey var. Bana ait bir müziği başka yerlerde kafasına göre söylüyor, paylaşıyor. Çok para avcısı olsam bunlar takip eder yine paralar kazanırım. Onlar için her şey para. Para kazanamadılar. Gelen müzisyenlere bedavaya söylettiler herkes onların derdinde. Üretsinler abi üretsinler. Bak ben sabah 9’den beri elimde kamera ile oradan oraya koşturuyorum. Üretmek önemli. 10 Kasım’da Atatürk ve Cumhuriyet için bir video yayınlayacağım. Beğenilmek ve paylaşılmak güzeldir. Lütfen onlarda bir şey üretsin ve paylaşsın bende onları beğeneyim, alkışlayayım. El elden üstündür. Ben her gün kendini geliştirmek için çalışan bir insanım. Bu ülkenin en büyük sorunu üretmek. Tüketmek çok kolay. Eğitim şart. Okuyalım, bilgilenelim, üretelim. Bizim birbirimizin önüne engel koymaktan vazgeçip sadece üretmemiz lazım. Bizde bunun için uğraşıyoruz. Amacımız en başta kendi şehrimiz Çanakkale’yi, Çanakkale’nin kültürel ve tarihi mirasını en iyi şekilde Türkiye’ye ve dünyaya yaptığımız işlerle tanıtmak. Dolayısı ile bu kısır tartışmalar kimseye bir şey kazandırmaz. Şuan bunu tartışmayı bile inanın kendime vakit kaybı olarak görüyorum. Ben bu spekülasyonlara cevap vermek zorunda değildim. Ama biz vicdan sahibi ve işini en doğru ve dürüst şekilde yapmak için mesai harcayan kişileriz. Dolayısı ile kendimizi anlatmamız, doğru ifade etmemiz de önemli diye düşünüyorum. Ben son olarak Edirnelilere orada çekimleri gerçekleştirdiğimiz süre boyunca gösterdikleri ilgi, alaka ve misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a da selamlarımı iletiyorum. Umarım tekrardan daha yapıcı bir ortamda tekrardan bir araya geliriz.
SİYASET
Yayınlanma: 10 Kasım 2015 - 00:00
Kumsal: "Hepsini tek tek aradık"
Edirne gündemine çeşitli spekülasyonlarla bomba gibi düşen “Edirne İçin Çal” projesini yapan Kuzey Kumsal ile Edirne Gazetesi olarak Çanakkale’deki ofisinde buluştuk. Projenin ardından ortaya atılan ...
SİYASET
10 Kasım 2015 - 00:00









