• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • İLÇE HABERLERİ
  • SON DAKİKA
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SİYASET
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • TEKNOLOJİ BÖLGE HABERLERİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA SAĞLIK
  • Ara
SON DAKİKA:
16:51
Saros’ta Fiyatlar El Yakıyor: Fethiye'yi de Yunanistan'ı da Geçti
16:49
İmrak: "Gurbetçilerin Edirne'de konaklamasını istiyoruz”
16:48
Ev var, alıcı yok
15:14
EGD'den Başkan Filiz Gencan'a Kırkpınar Teşekkürü
15:05
İki Araç Çarpıştı, 6 Kişi Yaralandı
15:00
Kapıkule'de Yarım Ton Uyuşturucu
14:53
Gözler Cuma’ya Çevrildi
14:52
Enez'de asfalt seferberliği sürüyor
14:49
Yerel Sera Üreticileri Karekod ile Dijital Dünyaya Açılıyor
14:47
İpsala'nın Yeni Kaymakamı Görevine Başladı
11:06
Edirne'de İnternet Dolandırıcıları Yine İş Başında
10:51
Edirne'nin Müzik Mirası Collection Dergisi'nde Tanıtıldı
10:08
Eski Eş Cinayetinde Acı Son
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. NASIL EDİRNELİ OLDUM?
SAĞLIK
Yayınlanma: 27 Kasım 2015 - 00:00

NASIL EDİRNELİ OLDUM?

NASIL EDİRNELİ OLDUM? “Öğretmenler Günü” haftası nedeniyle olsa gerek, bu meslekle ilgili anılarımız depreşiyor, bir bir gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi geçmeye başlıyor. Hatıralar, yaşlıların ...

SAĞLIK
27 Kasım 2015 - 00:00
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
NASIL EDİRNELİ OLDUM?
NASIL EDİRNELİ OLDUM?
“Öğretmenler Günü” haftası nedeniyle olsa gerek, bu meslekle ilgili anılarımız depreşiyor, bir bir gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi geçmeye başlıyor. Hatıralar, yaşlıların koltuk değnekleridir, der birileri. Yaş ilerledikçe bizler de koltuk değneklerimiz olan hatıralarımıza sığınmaya başlıyoruz.
1980’li yıllar… Sıkıyönetim, memleketin her yerinde kendini hissettiriyor. Hatta bu “hissettiriyor” sözcüğü çok hafif kalıyor. Doğuda Tunceli ilinin bir ilçesinde 1978 yılından itibaren bir köy orta oklunda geçici bir binada okul müdürü olarak çalışıyorum. Askerlik dönüşü postu kurtarmak amacıyla yöneticiliği kabul edip memleketime gitmiştim. Gittiğime de pişman değildim. Hiç olmazsa bir nebze de olsa can güvenliğim vardı. Zira, o yıllarda şehirler değişik siyasi fraksiyonlar tarafından mahalle mahalle paylaşılmış, sabahleyin evinizden ayrılıp başka bir kente gittiğinizde akşam evinize dönme garantisi yoktu.
12 Eylül sıkıyönetimin ilanında sonra cebren diyebileceğim bir sistemle köy ortaokulu müdürlüğünden alınıp il milli eğitim müdür yardımcılığına getirilmiştim. Korkuyordum, başaramayacağımdan korkuyordum. Zira topu topu yedi yıllık bir mesleki deneyimim vardı. Bu yedi yılın sadece üç yılı köy ortaokulu yöneticiliğinde geçmişti. Neden ben? sorusunu kendime defalarca sormuştum. Sonradan beraber çalıştığım yakın arkadaşım Mustafa Gültekin Bey bu sırrı bana açıklamıştı. Denetime gelen bir bakanlık müfettişi, bir gün bu müdürlüğü muavin lazım olursa, Yeşilyazı orta okulunda çalışan şu genci değerlendirin demiş.
İki yıl değişik iki müdürle çalıştım. Birinci yılın sonunda ilk müdürüm bakanlık müfettişi olarak Ankara’ya gitti. Yerine İstanbul ilköğretim müfettişlerinden bir arkadaş atanmıştı. Son derece iyimser, çelebi bir insandı. İl müdürlüğünü bir müdür, iki muavin yönetiyorduk. Hatta bence iki muavin demek yerine, bir buçuk muavin demek daha doğru olurdu. Benim gibi çömeze il müdürlüğünün yarı yönetimi çok ağır geliyordu. İki kez istifa ettim, kabul görmedi istifam. Mustafa Bey, şehzade lalası gibi beni yetiştirmek için elinden gelen bütün çabayı harcıyordu. Beni, gelecekte bu ilin müdürü olarak yetiştiriyor ve ben de bu düşünceye yavaş yavaş da olsa inanmaya başlamıştım. Zira kendisinin yakında emekli olacağını söylüyordu.
Çok haksızlıklar gördüm. Hatta kendi ilkokul öğretmenimin Siirt’e sürgün edilişine ait evraka imza atma bahtsızlığını da yaşadım. Pırıl pırıl ve hiçbir siyasi fraksiyonla ilgisi olmayan öğretmenlerin değişik illere 1402’ye göre sürgün edilişlerini de gördüm.
Sabahları müdürümüz çoğu zaman ben ve diğer muavin beyi makamına çağırıp hem çay ısmarlardı hem de günlük çalışma planını yapardık. Yöneticiliği gün geçtikçe öğrenmeye başlamış ve kendimi gelecekte o dairenin müdürü olarak hayal etmeye başlamıştım
Mevsim sonbahar, kış hazırlıkları yoğun bir şekilde devam ediyordu. Odun ve kömür almaya, odunluğa yerleştirmeye başlamıştım herkes gibi. Bir sabah, müdürümüz bizi yine makama çağırmıştı. Güle oynaya çay içmeye gidiyorduk. İçeri girdik. Fakat müdürün o her zamanki güleç yüzü yoktu. Sarışın yüzü kızarmıştı. Belli ki kötü bir haber vardı. Çay geldi, içtik. Bu süre zarfında müdür hiç konuşmadı. Bir bana, bir Mustafa Bey’e bakıyor, üzüntülü bir şekilde önüne bakıyordu. Elinde iki evrak vardı. Tekrar tekrar bu evraklara bakıyordu.
Nihayet bütün gücünü toparlayarak “Ya çocuklar ikinizin de tayini çıkmış, Mustafa senin Kırşehir’e, Muzaffer senin de Edirne’ye” dedi. İkimiz de aynı anda “Müdür Bey, biz iyi vatandaşız, neden istek dışı tayinimiz çıksın? Şaka ediyorsun, deyince atama kararnamelerini bize gösterdi. Başka iyilerin bizden önce tayinlerinin çıktığını o an unutmuştuk. Nihayet sıra bize gelmişti. Gerekçe de “yerli yöneticilerin tasfiyesi” adlı bir sıkıyönetim kararı imiş. Meğer bu karar Türkiye genelinde uygulanmış. Yerli doğumlu tüm yöneticiler, kadrolarıyla birlikte başka illere istek dışı bir atama ile gönderilmiş.
Yıl 1983…. Mevsim sonbahar… Biri iki, diğeri üç yaşında iki küçük çocuk, gözü yaşlı bir anne ile birlikte Edirne yolunu tuttuk. En çok da ne zoruma gitti, bilir misiniz değerli dostlar: Kış hazırlığı için temin ettiğim odun ve kömürümü satarak geldim Edirne’mize. Kabul etseniz de etmeseniz de, hatta “dışarıklı” da deseniz bile ben artık Edirneliyim…

Muzaffer ZEKİOĞLU

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
DOKTORLARIN TEHDİT EDİLMESİ HASTANEDE PROTESTO EDİLDİ
DOKTORLARIN TEHDİT EDİLMESİ HASTANEDE PROTESTO EDİLDİ
HALK SAĞLIĞI HAFTASINDA HALK BİLGİLENDİRİLİYOR
HALK SAĞLIĞI HAFTASINDA HALK BİLGİLENDİRİLİYOR
KARA GÖLDE, KARA TABLO
KARA GÖLDE, KARA TABLO
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ EDİRNE İL TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ EDİRNE İL TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI
ilan.gov.tr
Son Haberler
Saros’ta Fiyatlar El Yakıyor: Fethiye'yi de Yunanistan'ı da Geçti
Saros’ta Fiyatlar El Yakıyor: Fethiye'yi de Yunanistan'ı da Geçti
İmrak:
İmrak: "Gurbetçilerin Edirne'de konaklamasını istiyoruz”
Ev var, alıcı yok
Ev var, alıcı yok
EGD'den Başkan Filiz Gencan'a Kırkpınar Teşekkürü
EGD'den Başkan Filiz Gencan'a Kırkpınar Teşekkürü
İki Araç Çarpıştı, 6 Kişi Yaralandı
İki Araç Çarpıştı, 6 Kişi Yaralandı
EDİRNE BELEDİYE BAŞKALIĞI SU VE KANALİZASYON MÜDÜRLÜĞÜ’NE ALÜMİNYUM SÜLFAT MAL ALIM İŞİ EDİRNE BELEDİYESİ MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ SATINALMA BİRİMİ
EDİRNE BELEDİYE BAŞKALIĞI SU VE KANALİZASYON MÜDÜRLÜĞÜ’NE ALÜMİNYUM SÜLFAT MAL ALIM İŞİ EDİRNE BELEDİYESİ MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ SATINALMA BİRİMİ

Ana Sayfa
İLÇE HABERLERİ
SON DAKİKA
EĞİTİM
YAŞAM
MAGAZİN
SPOR
SİYASET
DÜNYA
EKONOMİ
GÜNDEM
TEKNOLOJİ
BÖLGE HABERLERİ
KÜLTÜR-SANAT
MEDYA
SAĞLIK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Gazete Arşivi
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • KÜLTÜR-SANAT
  • MEDYA
  • SİYASET
  • SON DAKİKA
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.