Türkiye’de eğitim emekçileri 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyor.Eğitim Sen Edirne Şubesi 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle Saraçlar Caddesinde basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Edirne Şubesi Yürütme Kurulu Üyesi Salim Enginar, “Öğretmenlik mesleği açısından uluslararası genel kabullerin simgesi sayılan 5 Ekim’i Türkiye’deki öğretmenler, Yalova valisinin kendisine hakaret etmesi sonucu kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Halil Serkan Öz ve Suruç katliamında hayatını kaybeden Süleyman Aksu başta olmak üzere, görevi başında hayatını kaybeden tüm öğretmenlere adıyoruz” dedi.Öğretmenlerin Can Güvenliği Sağlanması gerektiğini vurgulayan Enginar, “AKP’nin 7 Haziran seçimleri sonrasında tek başına iktidarını kaybetmesi sonucunda yeniden başlatılan çatışmalı süreç ile birlikte artan şiddet ve kaos ortamı toplumsal yaşamın bütün alanlarını olduğu gibi eğitimi ve eğitim emekçilerini de derinden etkilemiştir. Ülkemizde eğitim sisteminin en önemli unsurlarından birisi olan öğretmenler 5 Ekim’i, her yıl diğer ülkelerdeki meslektaşlarına kıyasla daha mutsuz karşılamakta, ülkenin içine itildiği çatışma süreci ve yaratılan kaos ortamından büyük bir endişe duymaktadır.Okullarda öğrencilerin, öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmadığı, ülkenin bir bölümünde fiilen sıkıyönetim koşullarının yaşandığı bir ortamda, eğitim-öğretim hizmetinin ne kadar yapılabileceği ya da sürdürülebileceği tartışmalıdır” şeklinde konuştu.“ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ İTİBARSIZLAŞTIRILMIŞ, MESLEK ONURUMUZ ZEDELENMİŞTİR”Enginar, “AKP 2002 seçim bildirgesinde ‘Öğretmenlik mesleğinin toplumda hak ettiği itibarı yakalayabilmesi için öğretmenlerin nitelikleri artırılacak, buna paralel olarak özlük hakları ve çalışma şartları iyileştirilecektir’ ifadesi yer almıştı. Buna karşın, 13 yıllık iktidarı süresinde öğretmenlik mesleğinin bırakalım toplumda hak ettiği itibarı yakalamasını, öğretmenler tarihin hiçbir döneminde AKP iktidarı döneminde olduğu kadar hakarete maruz kalmamış, öğretmenlik mesleği tarihte hiç bu kadar büyük bir itibar kaybına uğramamıştır. Göreve gelen her bakan fırsat buldukça öğretmenlerin az çalıştığı, uzun tatil yaptığını iddia etmiş, her fırsatta öğretmenlik mesleğini ‘itibarsızlaştıran’ ifadeler kullanmıştır. Türkiye’nin dört bir yanında fedakârca görev yapan öğretmenlerimizin büyük bölümü yaptığı işe yabancılaştırılmış, MEB’in yanlış politikaları ve siyasilerin öğretmenlik mesleğine yönelik olumsuz söylemleri nedeniyle mesleğine küstürülmüştür. Öğretmenler Türkiye’nin en ücra köşelerinde, her türlü olumsuz koşullarla mücadele ederek, görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Yaşamın olduğu her yerde eğitim emekçilerini görmek mümkündür. Örneğin 15 Eylül’de ilk kez ataması yapılan öğretmenlerin yüzde 67’si bölge illerine atanmış ve önemli bir bölümü yeterince can güvenliği olmamasına rağmen büyük fedakârlık göstererek görevine başlamıştır. AKP Hükümetleri döneminde öğretmenlerin en temel ekonomik, sosyal ve özlük sorunları azalmak bir yana sürekli artmış, il içi, il dışı, özür grubu atamalarında, norm kadro sorunları ve alan değişikliklerinde sürekli mağduriyet yaratılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan öğretmen atamaları, ihtiyacın ve beklenen rakamların çok altında kalmıştır. Yıllar içinde işsiz öğretmenler sorunu giderek büyümüş, bugüne kadar 41 işsiz öğretmen arkadaşımız ataması yapılmadığı için intihar etmiştir. Türkiye’de eğitim sistemi her geçen gün artan sorunlar ve derinleşen çelişkiler nedeniyle resmen çürümeye terk edilmiştir. Geçtiğimiz 13 yıl içinde ihtiyaç kadar öğretmen ataması yapılmamış, KPSS’ye giren her yüz öğretmenden ortalama 16’sının ataması yapılarak, yıllar içinde fiilen “işsiz öğretmenler ordusu” yaratılmıştır. Yine öğretmenlerin geçtiğimiz 13 yıl içinde gelirlerinde yaşanan gerileme sonucunda satın alım gücünün belirgin bir şekilde azalmış, 2003 yılında 24 bin olan emeklilik oranı, yaşanan geçim sıkıntısı nedeniyle son yıllarda 7 binli rakamlara kadar gerilemiştir” diye konuştu.“ÖĞRETMENLERE HAK ETTİĞİ DEĞER VERİLMELİDİR”Öğretmenlerin yıllar boyunca büyük fedakârlıklara katlanarak çalıştılarını kaydeden Enginar, “Yaşadığı zorluklar ortadayken, angarya çalışma ve performans değerlendirme girişimleri ile çalışma ve yaşam koşulları zorlaşmıştır. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına ek olarak, mesleki saygınlıklarında ciddi gerilemeler yaşanmıştır. Yıllardır öğretmenlere hak ettiği değer verilmemekte, eğitim emekçilerinin en temel ekonomik, mesleki ve özlük talepleri ısrarla görmezden gelinmektedir. Yıllardır öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırma ve emeğimizi değersizleştirme yönündeki çabalara rağmen, uluslararası bir araştırma şirketinin yaptığı araştırma sonuçlarına göre Türkiye halkının en çok öğretmenlere güvendiği, en az güvenilenlerin ise sorunlarımızı çözmekle sorumlu olan politikacılar olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları, halkın güvenini kazanan öğretmenlerimize hak ettiği değerin verilmesi gerektiğini göstermektedir. Yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, bizler için klasik anlamda ‘kutlanan’ bir gün olmaktan çok, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve mücadelesinin simgesi olan özel bir gün olma özelliğini sürdürmektedir.Eğitim Sen olarak, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününü kutluyoruz” ifadelerine yer verdi.
SİYASET
Yayınlanma: 06 Ekim 2015 - 00:00
"Öğretmenler 5 Ekim’de mutsuz"
Türkiye'de eğitim emekçileri 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nü kutluyor. Eğitim Sen Edirne Şubesi 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle Saraçlar Caddesinde basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen ...
SİYASET
06 Ekim 2015 - 00:00









