Gerçekten riayet ediliyor ve korunuyormuş gibi her yıl 10 Aralık’ta insan hakları kutlanır. Olmayan insan haklarını kutlamakla acaba kimler aldatılmaya çalışılıyor?Son bir yıl içinde açlıktan ne kadar insan öldü? Emperyalizm daha fazla sömüreyim diye kaç insanı katletti?
Zengin – fakir arasındaki denge, fakirin lehine mi yoksa aleyhine mi değişti? Sömürü mü azaldı? Zulüm mü kalktı? … bu soruları çoğaltabilirsiniz.
Durum, her geçen gün sömürülenlerin, ezilenlerin aleyhine değiştiğine göre peki, neyi kutluyorlar? Olsa olsa sömürü ve zulümde kırdıkları kendi rekorlarını!Birçok konuda olduğu gibi ‘insan hakları’ konusunda da herkes kendine göre yorum yapar, ölçüler – kurallar koyar. Ama bir de yüce Rabbimizin koyduğu değişmeyen gerçek ölçüler kurallar var.
Kâinatın yegâne yaratıcısı Allah (cc)’ın, dünyaya gelişte ayırım yapmaksızın her insana vermiş olduğu “temel insan hakları” var. Bir de bunlara bakalım! Ama insan hakları savunucuları (!) bakmazlar. Çünkü hesaplarına gelmez!İŞTE O DEĞİŞMEZ GERÇEK TEMEL HAKLAR: 1. CAN, 2. MAL, 3. AKIL, 4. NESİL, 5. DİN.
Hz. Peygamberin veda hutbesi, ilk insan hakları evrensel beyannamesidir!
İnsan, kâinattaki yaratıkların en üstünüdür. Allah insana zekâ, muhakeme kabiliyeti, inanma, düşünme, irade ve ünsiyet (diğer insanlarla birlikte yaşama) yeteneklerini vermiştir. Bu yeteneklerden kaynaklanan ihtiyaçları karşılamak için de insanı doğumla elde edilen doğuştan haklarla donatmıştır. Hayatını koruma, girişim ve mülk edinme, düşünme ve düşündüğünü ifade etme, soyunu/neslini koruma ve hasiyetini savunma, inanma hakları gibi temel haklar insanların doğal haklarıdır. Bu hakları veren İlah sadece Allah’dır. Müslüman, İlah olarak sadece Allah’a inanır. O’na kul olur.
İslam’a girişin temel şartı olan “Tevhid”, kâinatı yaratan, idare eden, doğal hakları veren ve alan tek İlah’ın Allah olduğuna inanmaktır.
Bütün Peygamberler insanları Tevhid inancına (tek Allah’a) davet etmişlerdir. İnsanların doğal haklarının ihlali bir tür “şirk”tir (Allah’a ortak koşmaktır). Devletler hak dağıtmaz, yaratıcı tarafından verilen temel hakları korurlar.İSLAM, BU TEMEL DEĞERLERİN (İNSAN HAKLARI) YALNIZCA KORUNMASINI İSTEMEKLE KALMAMIŞ, NASIL KAZANILIP KORUNACAKLARINI DA AÇIKLAMIŞTIR:
1. CAN (Hayat): Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir, (Maide:32). Hem kürtaj serbest bırakılır, kısas (kasden adam öldürenin ölüm cezası) kaldırılır hem de Hayat korunamaz. Emperyalist güçler her yıl bütçelerine zulüm ve katliamı devam ettirmek için yüz milyarlarca dolar ödenek koyuyor. Anarşi ve sömürüye dayalı haksız savaşlar sürdürüldükçe de can (hayat) korunamaz.
2.MAL’IN korunması için kumar, faiz, karşılıksız para, haksız vergiler, enflasyon, rüşvet, gasp ve diğer haksız kazanç yolları kapatılması gerekir.
3. AKLIN korunması için içki ve uyuşturucunun… alabildiğine yangınlaşmasının önlenmesi, akıl ve ruh sağlığı için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Ülkemizde alkol kullananların sayısı 30 milyona yaklaştı. Bağımlı sayısı 8 milyon. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık alkol tüketim miktarı: 20 litreyi aştı. Bu durumda akıl nasıl korunur? AB ülkelerinde bile kişi başına düşen yıllık alkol tüketim bizden daha az.
4. NESLİ korumak, evliliğin teşvik edilip kolaylaştırılması, İslam ailesinin kurulup işletilmesine bağlıdır. Ülkemizde yılda yüz binden fazla aile boşanıyor. 2004 yılında Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı ‘Hayatsız Kadınlar Dosyası’na göre, Türkiye’de yaklaşık 100 bin hayat kadını çalışıyor. Bu rakam bugün daha da arttı. Türkiye’de hayat kadınlığı yaşı 15’e kadar düştü. ‘Zina’ serbest edilmekle, ‘kondom’ dağıtılmakla nesil nasıl korunur? 5. DİN, içi boşaltılarak korunamaz. Eskiden bir kısım yasaklamalar oluyordu. Şimde ise dinin içi boşaltılıyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bunlar bu derece yaşanmaz!
İslam Medeniyeti ile bin yıl üç kıtada Hakkı, ahlakı ve adaleti hâkim kılan ve gerçek manada insan haklarının korunmasını sağlayan bir milletin ülkesinde günümüzde bu temel insan haklarının gereği gibi korunamaması gerçekten üzücü ve düşündürücü. Herkes, hesaba çekilmezden önce kendisini hesaba çekmeli! Dostça kalın.Recep ÇINAR
Zengin – fakir arasındaki denge, fakirin lehine mi yoksa aleyhine mi değişti? Sömürü mü azaldı? Zulüm mü kalktı? … bu soruları çoğaltabilirsiniz.
Durum, her geçen gün sömürülenlerin, ezilenlerin aleyhine değiştiğine göre peki, neyi kutluyorlar? Olsa olsa sömürü ve zulümde kırdıkları kendi rekorlarını!Birçok konuda olduğu gibi ‘insan hakları’ konusunda da herkes kendine göre yorum yapar, ölçüler – kurallar koyar. Ama bir de yüce Rabbimizin koyduğu değişmeyen gerçek ölçüler kurallar var.
Kâinatın yegâne yaratıcısı Allah (cc)’ın, dünyaya gelişte ayırım yapmaksızın her insana vermiş olduğu “temel insan hakları” var. Bir de bunlara bakalım! Ama insan hakları savunucuları (!) bakmazlar. Çünkü hesaplarına gelmez!İŞTE O DEĞİŞMEZ GERÇEK TEMEL HAKLAR: 1. CAN, 2. MAL, 3. AKIL, 4. NESİL, 5. DİN.
Hz. Peygamberin veda hutbesi, ilk insan hakları evrensel beyannamesidir!
İnsan, kâinattaki yaratıkların en üstünüdür. Allah insana zekâ, muhakeme kabiliyeti, inanma, düşünme, irade ve ünsiyet (diğer insanlarla birlikte yaşama) yeteneklerini vermiştir. Bu yeteneklerden kaynaklanan ihtiyaçları karşılamak için de insanı doğumla elde edilen doğuştan haklarla donatmıştır. Hayatını koruma, girişim ve mülk edinme, düşünme ve düşündüğünü ifade etme, soyunu/neslini koruma ve hasiyetini savunma, inanma hakları gibi temel haklar insanların doğal haklarıdır. Bu hakları veren İlah sadece Allah’dır. Müslüman, İlah olarak sadece Allah’a inanır. O’na kul olur.
İslam’a girişin temel şartı olan “Tevhid”, kâinatı yaratan, idare eden, doğal hakları veren ve alan tek İlah’ın Allah olduğuna inanmaktır.
Bütün Peygamberler insanları Tevhid inancına (tek Allah’a) davet etmişlerdir. İnsanların doğal haklarının ihlali bir tür “şirk”tir (Allah’a ortak koşmaktır). Devletler hak dağıtmaz, yaratıcı tarafından verilen temel hakları korurlar.İSLAM, BU TEMEL DEĞERLERİN (İNSAN HAKLARI) YALNIZCA KORUNMASINI İSTEMEKLE KALMAMIŞ, NASIL KAZANILIP KORUNACAKLARINI DA AÇIKLAMIŞTIR:
1. CAN (Hayat): Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir, (Maide:32). Hem kürtaj serbest bırakılır, kısas (kasden adam öldürenin ölüm cezası) kaldırılır hem de Hayat korunamaz. Emperyalist güçler her yıl bütçelerine zulüm ve katliamı devam ettirmek için yüz milyarlarca dolar ödenek koyuyor. Anarşi ve sömürüye dayalı haksız savaşlar sürdürüldükçe de can (hayat) korunamaz.
2.MAL’IN korunması için kumar, faiz, karşılıksız para, haksız vergiler, enflasyon, rüşvet, gasp ve diğer haksız kazanç yolları kapatılması gerekir.
3. AKLIN korunması için içki ve uyuşturucunun… alabildiğine yangınlaşmasının önlenmesi, akıl ve ruh sağlığı için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Ülkemizde alkol kullananların sayısı 30 milyona yaklaştı. Bağımlı sayısı 8 milyon. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık alkol tüketim miktarı: 20 litreyi aştı. Bu durumda akıl nasıl korunur? AB ülkelerinde bile kişi başına düşen yıllık alkol tüketim bizden daha az.
4. NESLİ korumak, evliliğin teşvik edilip kolaylaştırılması, İslam ailesinin kurulup işletilmesine bağlıdır. Ülkemizde yılda yüz binden fazla aile boşanıyor. 2004 yılında Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı ‘Hayatsız Kadınlar Dosyası’na göre, Türkiye’de yaklaşık 100 bin hayat kadını çalışıyor. Bu rakam bugün daha da arttı. Türkiye’de hayat kadınlığı yaşı 15’e kadar düştü. ‘Zina’ serbest edilmekle, ‘kondom’ dağıtılmakla nesil nasıl korunur? 5. DİN, içi boşaltılarak korunamaz. Eskiden bir kısım yasaklamalar oluyordu. Şimde ise dinin içi boşaltılıyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bunlar bu derece yaşanmaz!
İslam Medeniyeti ile bin yıl üç kıtada Hakkı, ahlakı ve adaleti hâkim kılan ve gerçek manada insan haklarının korunmasını sağlayan bir milletin ülkesinde günümüzde bu temel insan haklarının gereği gibi korunamaması gerçekten üzücü ve düşündürücü. Herkes, hesaba çekilmezden önce kendisini hesaba çekmeli! Dostça kalın.Recep ÇINAR









