Bir kültürün parçası olan sahaf kültürünü Edirne’de son yıllarda kitapçılar yaşatmak için mücadele ediyorlar. Edirne’nin, Osmanlı’ya başkentlik yaptığı dönemde şehirde sahafçılığın yaygın olduğu ve daha sonra bu kültürün yok olduğu öğrenildi.
Edirne’de uzun yıllardan bu yana Rüzgar Kitapevi işletmeciliği yapan Nazmi Erkan, “ Sahaf dükkanları da yeni payitahtta açılmaya ve gelişmeye başlamış. Tarihi boyunca Avrupa-Asya ticaret yollarının kavşağındaki canlı bir şehir olan Edirne’de bugün yerini kimse gösteremese de 15. ve 16. Yüzyıllarda bir Sahaflar Çarşısı olduğu biliniyor. 1980 yılında Resul Açıkel’in sahafçılığı tekrar ayağa kaldırması ile tekrar canlandık” dedi.
Sahaflığa ve eski kitap alıp satma konusuna gelirsek; İlk kez 14. Yüzyılda Bursa'da kitap satılan dükkanların açıldığı görülür. Fakat Osmanlı'nın yeni başkenti Edirne şehri olunca Bursa'daki bu sahaflar da yavaş yavaş hız kaybettiğini ifade eden Nazmi Erkan, “Sahaf dükkanları da yeni payitahtta açılmaya ve gelişmeye başlamış. Tarihi boyunca Avrupa-Asya ticaret yollarının kavşağındaki canlı bir şehir olan Edirne’de bugün yerini kimse gösteremese de 15. ve 16. Yüzyıllarda bir Sahaflar Çarşısı olduğu biliniyor. Diğer esnaf teşekküllerinde olduğu gibi kendine özgü lonca teşkilatı ve ahlaki kuralları bulunan sahaflık mesleğinin esas merkezi, özellikle Fatih döneminde Sahn-ı Seman Medreselerinin kurulması ile birlikte İstanbul’a kaymıştır. Ve artık cumhuriyet dönemine geldiğimizde Edirne’de bu kültürün tamamen yok olduğu görülmektedir” dedi.
1980 SONRASI SAHAFÇILIK TEKRAR CANLANDI
Erkan, “Nihayet 1980’lerden bu yana Resul Açıkel büyüğümüzün Mimar Sinan Kitabevi’nde tek başına temsil ettiği bu meslek 2000’li yıllarda Bellek Kitabevi’nde Mustafa Karaca ile daha sonra da bendeniz ile Rüzgar Kitabevi’nde ve Mevlüt Yaprak hocamız ile Karaağaç Sahaf’ta neşvünema buldu. Bellek Kitabevi dışındakiler faaldir ve Edirneli okurun teveccühünü görmeye devam ediyorlar” diye ifade etti.
BİZ KENDİMİZİ İKİNCİ EL KİTAPÇI OLARAK GÖRÜYORUZ
Benim anlayışıma göre sahaf asıl olarak belirli bir konuda uzmanlaşmış, o konuda eski kitapları toplayan ve ehline, ilgilisine ihtiyacı olana ulaştıran kişi olduğunu ifade eden Erkan, “Sahaf dediğiniz kişinin Osmanlıca hariç Arapça, Farsça, Ermenice gibi birkaç dilde okuması, okuduğunu anlaması lazım..Balkanlarda örneğin Edirne’de bir sahafsanız Yunanca ve Bulgarca gibi bölge dillerinde okumanız, anlamanız gerekir. Bu tür evraka, malzemeye ulaşır olmanız lazım. Dolayısı ile aslına bakarsanız bu tür sahaf Edirne’de yok. Biz de kendimizi Sahaf olarak değil ‘İkinci El Kitapçı’, eski kitap alıp satan biri olarak görüyoruz.
Mesleğin ilk yıllarında ikinci el kitaba, eski kitaba ulaşmakta nispeten zorlanıyorduk. Edirneliler İstanbullu kitapçıları tercih ediyorlardı, ciddi kütüphanelerin daha biz göremeden İstanbul’a satıldığını duyuyorduk ama zaman içinde özellikle Rüzgar Kitabevi olarak adil fiyatlar verdiğimiz görüldükçe bu algının kırıldığını düşündüğünü” ifade etti.
BİZİM AÇIMIZDAN DENGELENDİ
Enflasyon tabii kitap fiyatlarını da arttırdı. Özellikle yeni kitapta 5-6 kata varan artışlar oldu diyen Erkan, “Mevcut durumda ikinci el kitapta yeni kitaba göre daha az artış oldu. Bu da ikinci el kitabı okur için daha da cazip bir hale getirdi. Sektörde genel anlamda zorluklar yaşansa da biz Rüzgar Kitabevi olarak halimizden şikayetçi değiliz. Biz de tüm esnaf gibi en büyük sıkıntıyı pandemi ve hemen onun ardından yakıcı fiyat artışları döneminde yaşadık. Şu sıralar seçim döneminde olmamızın etkisiyle de olsa gerek piyasanın en azından bizim açımızdan dengelendiğini söylemek mümkün” diye konuştu.










İnsan uygarlığının baş***gıcından itibaren en değerli şeyin bilgi olduğunu biliriz. Bilgiye ulaşmak eski dönemlerde varlıklı insanların tekelinde idi fakat günümüzde saaflar sayesinde doğru bilgiye herkes ulaşabilir. Belki z kuşağı internetten bahsedecek ama internetteki bilgilerin çoğunun doğruluğu tartışmaya açık. Oysa kitaplar yıllarca araştırma ve çabanın, emeğin karşılık bulduğu yer. Ayrıca verilen her bilgide kaynak paylaşılıyor. Sıfır kitapların üzerindeki vergi yükü ağır, okuryazar az millet tercih sebebi olduğu için saaflar bilgiye ulaşmanın en güzel yolu. İyiki varsınız.