664. ve 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü: “Senin penceren çamurluysa, güneşi karanlık görürsün”
664. ve 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, Kırkpınar’ın geleceği, uluslararası tanıtım çalışmaları, pehlivanların durumu ve 2026 hedefleriyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özünlü, 2025 yılını “acemilik yılı” olarak tanımlarken, 2026 için “muhteşem bir Kırkpınar” vurgusu yaptı.
“2025 YILI BİZİM İÇİN ACEMİLİK YILIYDI”
Özünlü, “Şimdi tabii ilk yıl hep söyledik, bizim için acemilik yılıydı. İlk üç ay bütün güreş camiasının paydaşlarını dinledik. İkinci üç ay neler yapabiliriz diye düşündük. Sonraki beş ay ön yargıları kırmak için uğraştık. Son bir ayda da geçen yıl Kırkpınar'da gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri gerçekleştirdik. Tabii ben Kırkpınar'ı 365 gün yaşıyorum, hala öyle yaşıyorum. 2026 yılı için de daha neler yapabiliriz? Seyircinin konforunu nasıl arttırabiliriz? Pehlivan kardeşlerimizin durumlarını nasıl iyileştirebiliriz?” ifadelerini kullandı.
“BAŞPEHLİVANLARIMIZ İÇİN BÜYÜK BİR ÖDÜL AÇIKLAYACAĞIZ”
Özünlü, “Geçen yıl Yusufcan'ın özel bir durumu vardı, ona denk gelmesin diye. Bunu bir yıl erteledik ama bu yıl büyük bir ödül açıklayacağız, nasıl kısmet olursa. Bunun için Edirne Belediyesi, Edirne Valiliği ve Geleneksel Güreşler Federasyonu Sayın İbrahim Türkiş ile çok yoğun temaslar halindeyiz. Çalışmalarımız da çok güzel gidiyor. Herkes yapıcı bir şekilde katkı vermeye çalışıyor. Hepimizin ortak değeri Kırkpınar.” dedi.
KIRKPINAR’IN ULUSLARARASI TANITIMI
Özünlü, “Şimdi üç hafta önce yine biz İsviçre'deydik. Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanımız İbrahim Türkiş ile beraber gittik. Uluslararası Güreş Birliği'ne elindeki cevheri anlattık aslında. Biz size katkı vermeye geldik, sizden bir şey istemiyoruz. Çünkü dünya geneline baktığınızda 2021 yılında Güneş Rekorlar Kitabı'na girmiş, dünyanın kesintisiz en uzun süren spor müsabakaları olarak literatüre girmiş. Baktığınız zaman kesintisiz olması anlamında olimpiyattan, futboldan, basketboldan, hepsinden daha eski. Dolayısıyla oradan da anlatmaya başladık. Onun dışında işte benim geçen hafta bir Amerika ziyaretim oldu. Geçen yılda ilk geldiğimde hep aynı şeyi söylemiştim. Kırkpınar, uluslararası bir marka, Türkiye'de kalması bütün dünyaya haksızlık. Yani sadece Türk insanına haksızlık değil, bütün dünyaya haksızlık. Çünkü geleneksel olan her şeyin dünyada bir karşılığı var. Hep örneklerini verdim. İşte suma güreşi, boğa güreşi dediğiniz şeyin bile geleneksel bir tarafı var. Ve bunları insanlar ülke tanıtımı için, birlik beraberlik için çok güzel kullanıyorlar. Kırkpınar bunların hepsinin üzerinde çok geçmiş olmayan bir şov güreşi, Amerikan güreşi bile Türkiye'deki futbol endüstrisinden daha fazla bir değere ulaşmış. Yani inşallah biz bu markayı hak ettiği yere el birliğiyle hep birlikte taşıyacağız. Şu an çok yoğun bir şekilde biraz önce saydığım bütün paydaşlar bunun için uğraşıyor.” ifadelerine yer verdi.
KIRKPINAR STADYUMU’NUN GELECEĞİ?
Özünlü, “Şimdi ben genel olarak hayat görüşü olarak bir şeye yapılsın, yapılmasın, olsun olmasın kafasıyla bakmıyorum. Hangisi olursa olsun nasıl bir katkı verebiliriz? Yeni stadyum yapılırsa nasıl bir katkı verebiliriz? Mevcut stat yerinde kalırsa nasıl bir katkı verebiliriz? Yeni stat olacaksa illaki bir vizyon projesi olmalı ki çalışmalar o şekilde ilerliyor. Diğer stadımız da yerinde kalacaksa mevcut durumu nasıl iyileştiririz buna bakacağız. Yani olsun veya olmasın diye bir görüşüm yok benim. Sadece hangisi olursa olsun nasıl katkı veririm diye düşünüyorum. Onun dışında hiçbir düşüncem yok.” diye söyledi.
GEÇTİĞİMİZ YIL TRİBÜNLERDE YAPILAN İYİLEŞTİRMELER?
Özünlü, “Bana göre bir vazifeydi o. Yapılması gerekenler benim o zaman için. Hatta bana bütün insanlar dedi ki stadyum 20 yıldır değişecek, yıkılacak. Bu kadar masraf etme ben de o zaman ben kendime yakışanı yaparım. Seneye ağa olmayacağımı da bilmiyorum diye söyledim. Ve geçen yıl o çalışmalara soyunduk, yaptık. Bunu benim anlatmam doğru olmaz. İnsanların takdir etmesi daha önemli.” diye konuştu.
“SENİN PENCEREN ÇAMURLUYSA SEN GÜNEŞİ KARANLIK GÖRÜRSÜN!”
Özünlü, “Asla yanlış anlaşıldığını düşünmüyorum. Tam tersi mesajın tam olarak ulaştığını düşünüyorum. Şimdi sadece çok az konuşulan ama diğer taraftan ben müthiş bir destek aldım bu arada. Yani insanlar inanılmaz Almanya'dan arayıp beni hiç tanımayan insanlar bu konuyu yazmak istediklerini. Bir sürü insan bu konuyla alakalı geri dönüşte bulundu. Yanlış anlaşıldığımı düşünmüyorum ama yine benim hayat felsefem eğer senin penceren çamurluysa sen güneşi karanlık görürsün. Ya da dışarıyı karanlık görürsün. Ben önce camımı silip güneşe bakıyorum. İşin olumlu tarafından bakmaya çalışıyorum her zaman. Eleştiri tabii ki başımızın tacı. Ama yapıcı olmalı, öneri olmalı. Şimdi ilk geldiği senede neredeyse ağalık parası kadar para harcayıp stadyumda seyirci konforu için bir sürü şey yapmış bir insanın kendi ağa tribününde çeşitli mozaikten bir sürü insanı getirmiş olan birisine böyle söylemek pencerenin kirliliğini gösterir. Başka bir şey göstermez. Biz onlara takılmıyoruz. Biz hala her hafta Kırkpınar toplantıları yapıyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren her hafta Edirne'de Kırkpınar toplantıları yapmaya devam edeceğiz. Önüme bakıyorum. Bundan önce ne yaptım? Daha iyi ne yapabiliriz? Daha fazla ne yapabiliriz? Bu arada eleştiren, yorum yapan herkese şunu söylüyorum. Benim yerim belli, yurdum belli, telefonum belli. Bütün hesaplarım açık. Bana şunu söyleyebilirsiniz. Ya benim güreşi ileriye götürmek için şöyle bir fikrim var. Böyle bir önerim var. İster buyursunlar gelsinler, ister beni davet etsinler. Aynı masada otururuz, konuşuruz. Çünkü biz Kırkpınar’a, yağlı güreşlere gelenek meselesi değil, gelecek meselesi olarak bakıyoruz. Değişim sancıları mutlaka olacaktır. Benim bir kere söylediğim şey tamamen ağa tribünü ile alakalı başıma gelen bir şeydi. Herkes bilet satın alıp Kırkpınar’a gelebilir. Hatta sen bu aziz seyirciyi buraya almıyor musun diyenler de yüzer kişinin parasını ödeyip bilet alıp kırk pınara getirebilirler. Misafirleri onlar getirsinler, ağırlamaları ben yapacağım.” dedi.
“KİTLE GENİŞLETME ÇALIŞMASI YAPMALIYIZ”
Özünlü, “Şimdi biz yağlı güreşin bir sürü tarafıyla ilgileniyoruz. Ben sadece Kırkpınar Ağası olarak Edirne'deki yağlı güreşlerle ilgilenmiyorum. Türkiye genelinde ne var ne yok hepsiyle ilgileniyoruz. Pehlivan kardeşlerimizin, baş pehlivanlarımızın dahil altyapıyla ilgili sıkıntıları var. Diğer pehlivan kardeşlerimizin, çoğu pehlivan kardeşlerimizin gelir elde etmeyle ilgili sıkıntıları var. Bunlar bize çok geliyor. Biz de bunlara köklü çözümler bulmalıyız artık. Yani sadece belediyelerin desteklediği, ağaların desteklediği güreşler bir yere kadar gidecek. Küçülmemeli, büyümeli, arttırmalıyız. Bunun için de yine söylüyorum. Geldiğimden beri söylüyorum. Kitle genişletme çalışması yapmalıyız. Farklı kitleleri güreşlere çekmeliyiz. Gençlerin ilgisini mutlaka arttırmalıyız. Yani herkesin Türkiye'de hatta dünyada en popüler sporu genel olarak futbol. Futbola baktığınız zaman İngiltere'deki futbolun ulaştığı değer yaklaşık 2 milyar Euro. Türkiye'de 180-200 milyon Euro seviyesinde. Ben bütün pehlivanlarımızla hepsiyle tek tek konuşuyorum. Sıkıntılarını dinliyorum. En küçüğünden en büyüğüne. Sonrasında İbrahim Başkan'ımla da çok paylaşıyoruz bu konuları. Çok kafa patlatıyoruz. Hep bir şeyimiz var. Güreş mutlaka kurumsallaşmalı.” İfadelerine yer verdi.
“FUTBOLCU GİBİ, BASKETBOLCU GİBİ PEHLİVANLARIMIZ İÇİN BİR MESLEK HALİNE GETİRMELİYİZ”
Özünlü, “Bu milletin gerçekten sporu olan ki bunu bir spor olarak kabul etmeliyiz o arada, sporu olan yağlı güreşi mutlaka olması gerektiği yere, hak ettiği yere getirmeliyiz. Pehlivan kardeşlerimizin de elde edeceğimiz bu marka büyütme, gelir büyütme çalışmalarıyla altyapı sorunlarını, gelir sorunlarını yani bunu onlar için bir meslek haline getirmeliyiz. Bir futbolcu gibi, bir basketbolcu gibi, bir voleybolcu gibi aileleri çocuklarını elinden tutup yağlı güreşlere pehlivan olsun diye mutlaka ve mutlaka götürmeli.” diye konuştu.
3 YIL 3 KALICI ESER PROJESİ
Özünlü, “Şimdi şöyle ben daha önce de açıklamıştım bunları. Bir tanesi Türkiye'nin en yüksek bayrak direğini Edirne'ye, benim de gerçekten aşığı olduğum şehre ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim, eğitimimi aldığım, üniversiteyi okuduğum, çok şey öğrendiğim şehre hediye etmek istiyorum. Bu kalıcı eser üç dönem ağalık olsa da olmasa da bu benim sözümdür. Gönlümden geçen, Avrupa'ya açılan kapımız da Türkiye'nin en yüksek bayrak direğinin ve bayrağının sallanması. İkincisi de yağlı güreşin tabii onları da tebrik ediyorum. Antalya muazzam bu konuda ama Kırkpınar'dan dolayı Edirne de simge. Edirne'de mutlaka ve mutlaka pehlivanlarımız için, belki Trakya'daki pehlivanları toplamak için bir pehlivanlar için idman sahası yapılması. Üçüncü projemi de şimdilik gizli tutuyorum, söylemek istemiyorum. Şunu söyleyebilirim, ben genel olarak yaptığım şeyleri anlatmadım bu zamana kadar. Anlatmayı da sevmiyorum çünkü hani söz uçar yazı kalır diyor. Bizim de yazımız, imzamız olsun. Yaptığımız şeyleri yani bana anlatmak düşmez, ben doğru bulmuyorum bunu.” şeklinde konuştu.
“GEÇEN SENE HARİKA BİR KIRKPINAR VARDI BU SENE MUHTEŞEM BİR KIRKPINAR OLACAK”
Özünlü, “İnsanlar zaten konuşuyorlar, bu konuda çok destek de veriyorlar. Dolayısıyla 2026'da geçen yıl ben izleyenlerin tabiriyle söylüyorum harika bir Kırkpınar vardı.) Bu sene muhteşem bir Kırkpınar'a herkes hazır olsun. Yağlı güreşleri büyütmeye, Türk'ün milli birlik, beraberlik sembolü olan artık dünya tarihine geçmiş Kırkpınar'ı büyütmeye herkes hazır olsun. Yani tabii belki biraz başa döneceğim, eleştirilerin olması çok normal. Seviniyorum da buna bir yandan çünkü neredeyse artık 365 gün yaşanan bir Kırkpınar ve yağlı güreşler var. Tabii lig güreşlerinin etkisi de çok büyük bunda. Oradaki heyecan ta Kırkpınar'a kadar geliyor. Eninde sonunda bunu birbirinden ayırmak yerine bir araya getirip büyütmeliyiz. Benim bakış açım bu. Tabii tabii herkes buyursun gelsin yani ben gelmek isteyen hiç kimseyi geri çevirmedim. Beni davet eden hemen hemen her yere de gittim. Yani niyet iyi olduktan sonra her şeyi paylaşırız. Bununla ilgili bir sorun yok.” dedi.
“HATA KABUL EDİLEBİLİR AMA YANLIŞ ASLA KABUL EDİLEMEZ!”
Özünlü, “Genel olarak hani birkaç tane hepimizin belli bir hayat felsefesi var, bir karakteri var. Ama ben sağ elin merdini sol el görmemeli diyenlerdenim ve mutlak suretle yaratılanı yaratandan dolayı seviyorum. İnsan, hepimizin insanı. Hepimiz hata yapabiliriz, hepimiz hatamızdan dönebiliriz. Hata yapılabilir ve kabul edilebilir bir şey ama yanlış asla ve asla kabul edilemez bir şey. Şimdi ben Edirne'ye her gittiğimde gerçekten çok mutlu oluyorum. Hani bugün İstanbul'da yaşamak zorunda olmasam nerede yaşarsınız deseniz gerçekten Edirne'de yaşarım. Yani Karaağacından Süloğlu'na Ayşe Kadın'ına kadar karış karış biliyorum çok sevdiğim yerler. Gittiğim her yerde de insanlar sağ olsun çok büyük sevgi, saygı, hürmetle karşılıyor. Ben mümkün olduğunca kimseyi rahatsız etmek istemiyorum. Öyle söyleyeyim ama her gittiğimde de beni misafir ediyorlar. Bu da gerçekten gururumu okşuyor, hoşuma gidiyor. O zaman zaten benim yaptığım bir şeyi anlatmama gerek kalmıyor. Yaptığım şeyi insanlar da bana söylemiyor ama bir hoş geldin çayımızı istemeleri zaten bu yapılanların en büyük karşılığı. Edirne'ye hatta birkaç tane de yatırım olacak. Belki yerleşirim de yaşarım da bilmiyorum.” İfadelerine yer verdi.
“EDİRNE’Yİ GERÇEKTEN ÇOK SEVİYORUM”
Özünlü, “Edirne'yi gerçekten çok seviyorum. Orada çok fazla dost edindim. Yani 1996 yılında geldim. Edirne'ye 2001'de üniversite bittikten sonra ayrıldım ama bağımı hiç kopartmadım. Hiç kimseden kopartmadım. Ben Edirne'yi de seviyorum. İnsanını da seviyorum. Dediğim gibi önümüzdeki haftadan itibaren her hafta Kırkpınar’a kadar haftada en az iki gün Edirne'de olacağım. Çalışmalarımızı yine dört koldan yürüteceğiz. Ben bir şeyi yaptıktan sonra konuşmayı seviyorum. Yapmadan konuşmayı sevmiyorum. Tabii ki sizle bir araya geliriz, sohbet ederiz. Bunun adı canlı yayın olur, cansız yayın olur fark etmez. Ama ben genel olarak geldiğimde sadece sohbet edip projeleri biraz daha kırk bunlara saklayıp daha yapılmamış bir şeyin eleştirisiyle karşılaşmak doğru değil. Enerjimizi ‘Nasıl daha iyi yaparız’a vereceğiz. Tabii ki ben oraya geldiğimde de siz de benim misafirim olursanız başımın tacısınız.” diye konuştu.
HABER MERKEZİ
GÜNDEM
Yayınlanma: 09 Şubat 2026 - 16:50
Özünlü'den Kırkpınar'a Dair Net Mesajlar
GÜNDEM
09 Şubat 2026 - 16:50
İlginizi Çekebilir





