Şeker hastalığının genetik olduğu gibi hareketsiz yaşam ve fast food tarzı beslenmelerden dolayı artığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Ülgey, tedavi edilmediği takdirde tüm damarlarda hasarlara yol açtığı gibi,kalp krizlerine ve böbrek yetmezliklerine neden olduğunun altını çizdi.
Şeker hastalığı diğer bir adıyla diyabet hastalığı ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Ülgey; “Diyabetes mellitus yani şeker hastalığı çağımızın, en önemli hastalıklarından birisidir. Kronik bir hastalık yani sürekli olan bir hastalık olan şeker hastalığı tüm vücuttaki etkileri ve yaptığı zararlar nedeniyle çok önemlidir. Tüm damarlarda hasara yol açan şeker hastalığı;kalp damarlarında hasar yaparak kalp krizlerine, bacak damarlarında tıkanmalar ve zararlar yaparak ayaklarda uyuşma, karıncalanma gibi şikayetler bunun dışında da, böbrek damarlarında etki ederek böbrek yetmezliğine kadar giden ve diyalize kadar sürükleyen bir sürece sebep olabilmekte.
Göz damarlarındaki yaptığı hasarları körlükle ne kadar yol açabilmektedir. Bu yüzden çağımızda özellikle beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve hareket kısıtlanması, hareket ağızlıkları sebebiyle şeker hastalığının bu zararları giderek artmaktadır. Fast food dediğimiz karbonhidrat ve şekerden zengin beslenme araçlarla her yere gidiş nedeniyle hareketlerin azalması bu hastalığın önemini ve zararlarını daha da arttırmaktadır.
Şeker hastalığındaki ana bulgu ana şikayet hastanın ağız kuruluğundan şikayetçi bulunması, çok su içmesi ve özellikle de gece olmak üzere sık sık tuvalete gitmesidir. Bunun dışında vücutta meydana gelen kaşıntılar yaraların geç iyileşmesi, gibi şikayetlerde alt boyutta olabilmektedir. Özellikle de ailesinde şeker hastalığı bulunanlarda risk daha da artmaktadır. Bu tür durumlarda hastanın mutlaka en kısa sürede bir doktora başvurması, özellikle de açlık kan şekeri hemoglobin A1C dediğimiz 3 aylık ortalama şeker düzeyini gösteren tahlilin yapılması, hatta son dönemde insülin ve insülin direnci dediğimiz vücutta insülinin etkisinin azaldığı durumu gösteren değerlerinde mutlaka bakılması gerekmektedir.
Bu değerlerde ulaşabilecek yükseklikler ile tanı rahatlıkla konulabilmekte ve şeker hastalığı için mutlak ilaç gerekliliği olmaktadır. Sadece ilaç kullanımı değil, hastaların sıkı bir diyete girmeleri, artı egzersiz (Özellikle de biz bu durumlarda yürüyüşü tavsiye etmekteyiz) yapması şarttır. Bunun yanı sıra mutlaka kontrollerini de, düzenli bir şekilde yaptırmalarını önermekteyiz. Çünkü bazı ilaçlar bazı etkilerini farklı özelliklerde göstermektedir. O yüzden hasta ilacını kullanıp diyetini yapıp egzersizini yaparken mutlaka en az 3 ayda birde şeker kontrollerini yaptırması, yılda en az bir kere sinirlerle ilgili bir şeker hasarı olup olmadığının anlaşılması için bir nöroloji uzmanından değerlendirme alınması, yine en az yılda bir kere de bir göz doktoru tarafından şekerin gözle ilgili herhangi bir problem yaratıp yaratmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.”









