Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'yı ibadete kapatan İsrail, Edirne Eski Cami önünde protesto edildi.
Edirne'de cuma namazı sonrası Eski Cami önünde toplanan grup, "Aksa'ya selam direnişe devam", "Siyonist İsrail Filistin'den defol" şeklinde sloganlar atarak, tekbir getirdi. Protestoya katılanlar Filistin ve Türk bayrağı taşıtı. Milli Türk Talebe Birliği Edirne Şube Başkanı Burak Avlu basın açıklaması yaptı.
Başkan Burak, “ Mescid-i Aksa, alınların secdeyle buluştuğu, gönüllerin Rab ile buluştuğu ilk kıblemiz. Mescid-i Aksa, Müminlerin haykırışı, Müminlerin niyazı. Mescid-i Aksa biz Müslümanlar için büyük değer taşımaktadır. Yarım asırdır işgal altında bulunan Kudüs’te İsrail, bu sefer gözlerini tekrar Mescid-i Aksa’ya dikti. Acımasızca canına kıyılan masım çocukların, sivil insanların kanı İsrail için yeterli olmayıp alınların secdeye varmasına da engel olmaktadır!Müslüman Müslümanın Kardeşidir! Kardeşlerimize ve İslam’a yapılan zulme hep birlikte bütün Müslümanlar olarak karşı çıkmak bizim görevimizdir. Ortaya atılan bir bahaneyle Mescid-i Aksa’ya müdahale edilmiş ve İsrail güçleri tarafından kapılarıkapatılmıştır. Üç gün kapalı kaldıktan sonra polisin kontrolü ve kapıya konulan metal arama detektörleriyle sınırlı şekilde ziyarete açılmıştır. Her zaman olduğu gibi, vicdanları körelmiş Batı Dünyası yine bizi yanıltmayarak sessizliğini korumuştur. Kudüs' e 1948 den beri yapılan işgaller bir yurtta değil, bizzat-i İslam a karşı yapılan bir saldırıdır. Artık öyle bir boyut almıştır ki ilk kıblemiz de eza n-ı Muhammediye’yi yasaklayacak kadar alçaklaşmışlardır. Bunlara karşı durmak namus borcu olmuştur. Dik duruşumuzu Allah izin verirse eşkıyalıklar son bulup, zalimler kaçacak delik arayana kadar sürdüreceğiz. Burada bu bildiriyle biz Müslümanlar görevimizi yapıyor ve dille uyarıyoruz. Bizim dilimiz ki gönüllerde dualarla bir olup Allah'ın izniyle zalimlere lanet olarak yağar. Anlamamakta direniyorlar: Biz Allah tan başka kimseden korkmayız. Bu zulüm devam ederse güçlenmeye devam edip zalimlere kâbus oluruz. Kardeşlerimizin canını yakanlar ve İslam düşmanlığı yapanlar her daim enselerinde bizim nefesimizi hissederek korku solurlar. Bizler ki Hz. Muhammed'i son peygamber kabul etmiş, kayıtsız şartsız Allah'a teslim olmuş, ordusunun ayak sesleriyle tüm dünyaya korkular salmış Osmanlı imparatorluğunun ecdatlarıyız. Alçakların kulaklarında her daim bu sözler yankılanacaktır: Bir gece ansızın gelebiriz! Gün olmuş karadan gemiler yürütmüşüz, gün gele bu dünyayı da zalimlere dar ederiz. Bu sözler İşgallerine devam eden zalimlerin ve üst akılların akıllarına iyice kazınsın. 'Susturmaya çalışsa da yedi âlem; bu ümmetin Bilalleri bitmeyecek. Ve yükselecek göğe her haneden tekbirler Allah u Ekber! Allah u Ekber!" dedi.
Grup açıklamanın ardından dağıldı.
Edirne'de cuma namazı sonrası Eski Cami önünde toplanan grup, "Aksa'ya selam direnişe devam", "Siyonist İsrail Filistin'den defol" şeklinde sloganlar atarak, tekbir getirdi. Protestoya katılanlar Filistin ve Türk bayrağı taşıtı. Milli Türk Talebe Birliği Edirne Şube Başkanı Burak Avlu basın açıklaması yaptı.
Başkan Burak, “ Mescid-i Aksa, alınların secdeyle buluştuğu, gönüllerin Rab ile buluştuğu ilk kıblemiz. Mescid-i Aksa, Müminlerin haykırışı, Müminlerin niyazı. Mescid-i Aksa biz Müslümanlar için büyük değer taşımaktadır. Yarım asırdır işgal altında bulunan Kudüs’te İsrail, bu sefer gözlerini tekrar Mescid-i Aksa’ya dikti. Acımasızca canına kıyılan masım çocukların, sivil insanların kanı İsrail için yeterli olmayıp alınların secdeye varmasına da engel olmaktadır!Müslüman Müslümanın Kardeşidir! Kardeşlerimize ve İslam’a yapılan zulme hep birlikte bütün Müslümanlar olarak karşı çıkmak bizim görevimizdir. Ortaya atılan bir bahaneyle Mescid-i Aksa’ya müdahale edilmiş ve İsrail güçleri tarafından kapılarıkapatılmıştır. Üç gün kapalı kaldıktan sonra polisin kontrolü ve kapıya konulan metal arama detektörleriyle sınırlı şekilde ziyarete açılmıştır. Her zaman olduğu gibi, vicdanları körelmiş Batı Dünyası yine bizi yanıltmayarak sessizliğini korumuştur. Kudüs' e 1948 den beri yapılan işgaller bir yurtta değil, bizzat-i İslam a karşı yapılan bir saldırıdır. Artık öyle bir boyut almıştır ki ilk kıblemiz de eza n-ı Muhammediye’yi yasaklayacak kadar alçaklaşmışlardır. Bunlara karşı durmak namus borcu olmuştur. Dik duruşumuzu Allah izin verirse eşkıyalıklar son bulup, zalimler kaçacak delik arayana kadar sürdüreceğiz. Burada bu bildiriyle biz Müslümanlar görevimizi yapıyor ve dille uyarıyoruz. Bizim dilimiz ki gönüllerde dualarla bir olup Allah'ın izniyle zalimlere lanet olarak yağar. Anlamamakta direniyorlar: Biz Allah tan başka kimseden korkmayız. Bu zulüm devam ederse güçlenmeye devam edip zalimlere kâbus oluruz. Kardeşlerimizin canını yakanlar ve İslam düşmanlığı yapanlar her daim enselerinde bizim nefesimizi hissederek korku solurlar. Bizler ki Hz. Muhammed'i son peygamber kabul etmiş, kayıtsız şartsız Allah'a teslim olmuş, ordusunun ayak sesleriyle tüm dünyaya korkular salmış Osmanlı imparatorluğunun ecdatlarıyız. Alçakların kulaklarında her daim bu sözler yankılanacaktır: Bir gece ansızın gelebiriz! Gün olmuş karadan gemiler yürütmüşüz, gün gele bu dünyayı da zalimlere dar ederiz. Bu sözler İşgallerine devam eden zalimlerin ve üst akılların akıllarına iyice kazınsın. 'Susturmaya çalışsa da yedi âlem; bu ümmetin Bilalleri bitmeyecek. Ve yükselecek göğe her haneden tekbirler Allah u Ekber! Allah u Ekber!" dedi.
Grup açıklamanın ardından dağıldı.





