TRAKYA KULLUĞUNDA İŞBİRLİĞİ

TRAKYA KULLUĞUNDA İŞBİRLİĞİ

TRAKYA KULLUĞUNDA İŞBİRLİĞİ

TRAKYA KULLUĞUNDA İŞBİRLİĞİ
21 Ağustos 2019 - 10:23

Doğada taşların üst üste konmasıyla yapılan, genellikle insan şeklindeki dikili taşlardan oluşan ve günümüzde farklı halkların kültürlerinde görülen kulluklar, “Trakya Kulluk” olarak isimlendirilen kulluğun yapımı Trakya Üniversitesinin işbirliğiyle yapılacak.
Ayvalık Karagöz Sanat Evi yöneticisi, sanat danışmanı Kenan Öztürk, yüzyıllardan beri Nimri köyü geleneğinde var olan, dağlarda insanların yön bulmalarına yarayan, işaret işlevi gören, “kulluk” olarak isimlendirilen ve taşların üst üste konmasıyla yapılan anıtları bir tasarım olarak günümüz estetiğiyle yeniden hayata geçiriyor. Nimri’ye sanatsal kimlik kazandıracak bu kültür mirası projesini Nimri Köyü Muhtarlığı ve Nimri Dayanışma Derneği destekliyor.
Elazığ Keban İlçesi Nimri Köyü, Nimri Kullukları Sanat Projesi Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitim Bölümü ve Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu işbirliğiyle yapılacaktır. “Trakya Kulluk” olarak isimlendirilen kulluğun yapımı, Doç. Dr. Aylin Beyoğlu, Öğr. Gör. Şükrü Gürkan Uzunköprü yürütücülüğünde, Asena Sarcan, Ümmühan Tutak ve Tayfun Yılmaz’dan oluşan beş kişilik ekiple 25-30 Ağustos 2019 tarihleri arasında Nimri Köyü’nde belirlenen alanda gerçekleştirilecektir.
Trakya Üniversitesi ile Nimri Köyü’nün bir sanat eseri gerçekleştirme projesi etrafında oluşan bu işbirliği, hem bir Anadolu köyünün kültürel çabasına bilimsel bir kurumun estetik değer katmasını sağlayacak ve aynı zamanda sanatçı ve öğrencilere doğada sanat yapma imkânı sunacaktır. Sanatın kırsala ulaşmasına yarayacak bu proje, Üniversitenin bir köy halkı ile sanat alışverişini sağlayacak ve katılımcılara da zengin deneyimler kazandıracaktır. Bu sanat projesi Edirne İli için de yapılacak çalışmalarda yol gösterici olacaktır.
Geçmişte ve günümüzde farklı halkların kültürlerinde görülen kulluklar, doğada taşların üst üste konmasıyla yapılan, genellikle insan şeklindeki dikili taşlardır. Kulluğu oluşturan taşlar, birbirinden güç alarak ayakta durur ve doğadaki dengeyi de ifade eder. Her taş tek tek bu dengenin esas öğesidir ve eşit derecede öneme sahiptir. Kullukta birbirine yaslanarak ayakta durma olgusu, tarihte göçebe halkların kendi iç dayanışmalarının simgesidir. Genellikle dağlık bölgelerde bulunan kulluklardaki taşların bu formları, doğadaki her varlığın birbirine bağlı ve birbirine ihtiyacı olduğunu ifade eder. Kulluk insana sağlıklı bir doğa ve iyi bir gelecek için kolektif sorumluluklarını hatırlatır ve gelip geçen her yolcuya “Ben buradayım, sen de doğru yoldasın” işaretini verir, yol gösterir.
Çok eski çağlardan beri insanlığa mihenk taşı olmuş kulluklara dünyanın geniş bir coğrafyasında rastlanmaktadır. İnsan görünümlü bu şaman anıtları, taşındıkları her ülkede hemen hemen aynı işleve sahip olarak günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
COŞKU TAVAN YAPTI
COŞKU TAVAN YAPTI
TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NDEN BİR İLK
TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NDEN BİR İLK