Edirne'de 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Atatürk Anıtı'nda tören düzenlendi.
Çelenk sunumuyla başlayan törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
İl Sağlık Müdür Vekili Mustafa Talha Sütcü, törende yaptığı konuşmada, sağlık mensuplarının gece gündüz demeden toplum sağlığı için çalıştığını söyledi.
Nüfus 88 milyona yaklaşmışken, doktor sayımız 220 bin olduğunu söyleyen Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Celal Karlıkaya, “sağlık personeli sayımız ise 1 milyonun üzerine çıkmıştır. Kendi bayrağımız altında, kendi vatanımızda yaşadığımız için mutluluk duyuyoruz.”
Tören, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Celal Karlıkaya ve İl Sağlık Müdür Vekili Op. Dr. Mustafa Talha Sütçü tarafından günün anlam ve önemine dair bir konuşma gerçekleştirilmesiyle devam etti.
Düzenlenen törende Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Celal Karlıkaya İl Sağlık Müdür Vekili Op. Dr.Mustafa Talha Sütçü , Edirne Aile Hekimleri Derneği, Özel Trakya Hastanesi ve Özel Ekol Hastanesi tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunuldu.
Edirne Tabip Odası Başkanı Prof.Dr. Celal Karlıkaya,günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı açıklamada;
14 MART GERÇEK BİR TIP BAYRAMI
Bugün, emeğin ve fedakarlığın değerinin bilinmediği, bencilliğin ve çıkarcılığın hâkim olduğu, adaletsizliğin ve eşitsizliğin yaygınlaştırılmaya çalışıldığı bir dünyada, ayrım gözetmeksizin ihtiyacı olana hizmet eden hekimlerin günü olduğunu ifade eden Karlıkaya, “ 14 Mart, hekimlerin gündeme geldiği ve seslerinin daha fazla duyulduğu, kamuoyunda tıp mesleğine saygı ve minnettarlığın yansıtıldığı bir gündür. Bu gün, hekimlerin topluma karşı sorumluluğunun ve iyi hekimlik değerlerinin hatırlatıldığı bir zaman dilimidir. 14 Mart yalnızca takvimden seçilmiş bir gün değil; aynı zamanda modern tıp okulunun kurulduğu 14 Mart 1827 tarihinden 92 yıl sonra, İstanbul'un işgalinde yaşanan bir direnişin simgesidir. Bu dönemde, okulun kulelerine yerleştirilen makineli tüfekler ve İngiliz askerlerinin okulun yatakhanelerini işgali gibi pek çok baskı yaşandı. Öğrenciler, bu baskılar altında bile mücadelelerini sürdürdü. 14 Mart, tıbbiyelilerin düşmana karşı orantısız zekalarının ürünü olarak bir başkaldırı günü haline geldi. Bugün, 14 Mart gerçek bir tıp bayramı olarak kutlanmaktadır” dedi.
SAĞLIK PERSONELİ 1 MİLYONA DAYANDI
1923 yılından beri, bu bayram resmi olarak dikkate alınmıştır diyen Karlıkaya, “
O dönemde, Türkiye'de 13 milyon nüfus vardı ve bu nüfusun 2 milyonu sıtma ve verem hastalığı ile mücadele ediyordu; 3 milyon insan ise trahom hastalığına yakalanmıştı. Bebek ölüm oranı binde 480 iken, bebeklerin yarısı ölüyor, Türkiye genelinde yalnızca 337 doktor bulunuyordu. Bugün ise nüfus 88 milyona yaklaşmışken, doktor sayımız 220 bine, sağlık personeli sayımız ise 1 milyonun üzerine çıkmıştır. Kendi bayrağımız altında, kendi vatanımızda yaşadığımız için mutluluk duyuyoruz. Her yıl olduğu gibi, bu bayramda özgürlüğümüzü kutluyoruz. Bu vesileyle, vatanı kurtaran, Cumhuriyeti kuran Atatürk ve silah arkadaşlarına Türk milletine duyduğumuz minnet ve şükran duygularını ifade ediyoruz. Tabip odası ise ilk kez 1929 yılında kurulmuştur.
2025 yılının 14 Mart Tıp Bayramı ve Sağlık Haftası’nda, başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu, sağlık emekçilerinin mesleki özelliğe sahip olarak demokratik katılımcı bir biçimde örgütlenmelerine dayanan, kamusal bir anlayışla koruyucu sağlık kavramını esas alan ve şiddetsiz bir sağlık ortamı için mücadele etmeye devam edeceğiz. Nitelikli tıp ve uzmanlık eğitimini, dinlenebilme hakkıyla birlikte, Ankara’ya dönüşmeyen nöbetler, vergide adaletin sağlanması, güvenceli emeklilik ve temel ücret taleplerimizi ısrarla dile getireceğiz”diye ifade etti.
ÇANAKKALE CEPHESİNDE HAYATINI KAYBETTİLER
Karlıkaya’nın konuşması sonrasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ’da bir konuşma gerçekleştirdi.
14 Mart'ı Türk tıp tarihinin önemli ve coşkuyla kutlanması gereken bir günü olarak tanımlayan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, “ Bu tarih, sadece Türkiye'de çağdaş tıp eğitiminin başladığı Tıphane-i Amire ve Cerrahane-i Amire isimli tıp okulunun 14 Mart 1827'de eğitim hayatına adım attığı bir gün değil, aynı zamanda işgal altındaki İstanbul'da bu okulun açılışının 92. yılında bir isyanın sembolü olmuştur. Bu yıl dönümünde, tıp öğrencileri özgürlük ve bağımsızlık kararlılıklarını bütün dünyaya ilan etmiştir. 14 Mart 1919'da, o zamanki tıp okulunun üçüncü sınıf öğrencisi Tıbbiyeli Hikmet'in liderliğinde, öğrenciler bu önemli duruşu sergilemişlerdir. Birinci Dünya Savaşı koşulları göz önünde bulundurulduğunda, o gün mevcut 765 tıp öğrencisinden 364'ü şehit verilmiştir; 1915 yılında Mekteb-i Şahane'ye kaydolan öğrencilerin tamamı Çanakkale Cephesi'nde hayatını kaybetmiştir. Bu acı kayıplar nedeniyle, bir yıl boyunca tıp okulu mezun verememiştir. Bu anlamda, hem şu anda aramızda olan öğrencilerimizin, hem de tüm Türk tıp öğrencilerinin değerli meslektaşlarımızın ve onları yetiştiren kıymetli öğretim üyelerimizin tıp bayramlarını kutluyorum. Ayrıca, kurtuluşumuzu sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları başta olmak üzere, Türk tıp eğitiminin bugüne ulaşmasına katkı veren değerli büyüklerimizi saygıyla anıyor ve ebediyete intikal etmiş olanlara rahmet diliyorum” sözlerine yer verdi.
TARİH BOYUNCA İNSANIN DEĞERLİ HAZİNESİ OLMUŞTUR
Tıp mesleğinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu belirten Sütcü, şunları kaydetti:
"Sağlık çalışanları olarak görevimiz, tarih boyunca insanın değerli hazinesi olarak gördüğü sağlığını korumak ve onu iyileştirmektir. Ülkemizi ve vatandaşlarımızı korumak için salgın, doğal afet ve her koşulda hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız en ön safta mücadele vermektedirler. Bu mücadeleyi kendi hayatlarımızdan, sağlığımızdan, sevdiklerimizden ve ailelerimizden büyük fedakarlıkta bulunarak, sorumluluk bilinciyle üzerimize düşen vazifeyi en iyi şekilde yerine getiriyoruz” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





