Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, tüm dünyanın yakından takip ettiği Amerika’da görülmekte olan Reza Zarrab davasına ilişkin olarak, “Türkiye’ye yönelik bir tsunami geliyor. En milli hislerle uyarıyorum. Bu dava milli bir dava değildir ama neticelerini milletin çekeceği bir davadır. Davayı milli davaya çevirirseniz dünyadan dışlanma tehlikesi ve Türkiye’yi yolsuzluğa batmış hukuk dışı bir devlet olarak damgalanma tehlikesi vardır” dedi.Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Edirne Barosu’nun ev sahipliğinde yapılan TÜBAKKOM 1’inci Genel Üye Toplantısı’na katılmak üzere Cumartesi günü Edirne’ye geldi. 47 Barodan katılımının yapıldığı toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Feyzioğlu, dünya gündeminde çok konuşulan Reza Zarrab hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu. Fevzioğlu, Zarrab davasını Türkiye’nin sahiplenmesinin kötü etkiler doğuracağını “Tsunami” benzetmesiyle aktardı. Fevzioğlu; “Türkiye’ye yönelik bir tsunami geliyor. En milli hislerle uyarıyorum. Bu dava milli bir dava değildir ama neticelerini milletin çekeceği bir davadır. Davayı milli davaya çevirirseniz dünyadan dışlanma tehlikesi ve Türkiye’yi yolsuzluğa batmış hukuk dışı bir devlet olarak damgalanma tehlikesi vardır” cümleleri dikkat çekti. “MESELE SEVİLDİĞİNİ HİSSETTİRMEK”Batman ile Siirt’te çeşitli programlara katıldığını belirten Feyzioğlu, Siirt’in 1600 rakımlı Soğanlı Köyü’nde yağmurda bir evin çatısının çökmesi sonucu hayatını kaybeden 6 yaşındaki Ömer ve 16 yaşındaki Yunus’un ailesine taziye dileklerini ilettiklerini belirtti. Fevzioğlu: “Köy ilkokulunda açık yüreklilikle almış olduğum bir dersi sizlere aktarmak istiyorum. Gördüm ki hediye vermek sevgiyi ve değer vermeyi anlatmanın bir vesilesi. Hediye bahane. Çünkü çocuklara mont ve botlarının tek tek giyindirirken arkadaşlar biraz geciktiğimizi söyledi. Ben de bir evladımıza hediyelerini paketle verince gözleri buğulandı. Baktım ve anladım hemen. ‘Herkese sen giydirdin bana sen giydir’ dedi. O zaman anladım ki mesele ne mont ne de bot. Mesele sevildiğini hissettirmek” dedi.“TÜRK KÜLTÜRÜNDE KADINI BAŞKÖŞEDE VE DEVLET YÖNETİMİNDE BULUNDURMAK VARDIR”TÜBAKKOM 1’inci Genel Üye Toplantısı’na katılan Fevzioğlu, Türk kültüründe kadını başköşede ve devlet yönetiminde bulundurulduğunu, Kadını ikinci sınıf gören Vahabi - Selefi kültürünün dayatmasıyla ortaya çıkan bir şiddet artışıyla mücadele ettiklerini belirterek; “Burada, Türkiye’de kadın haklarının geldiği nokta ve ihlaller konuşuluyor. Biz burada bunu konuşurken Türkiye’nin bir yerinde bir kadın öldürülüyor. Muhtemel demiyorum yüzde yüz diyorum, çok sayıda kadın darp ediliyor. Bizler bu ayıbı önleyebiliriz. Kadına karşı şiddeti ve kadınların istismar edilmesini önleyebiliriz. Bizim kültürümüzde şiddet yoktur. Kadını ikinci sınıf gören Vahabi - Selefi kültürünün dayatmasıyla karşımıza çıkan bir şiddet artışıyla mücadele ediyoruz. Biz ne Vahabi’yiz ne de Selefi’yiz. Biz Türk’üz. Türk kültüründe kadını başköşede ve devlet yönetiminde bulundurmak vardır. Cumhuriyetimiz milli manevi değerlerimizle çatışma halinde değildir” dedi.FEVZİOĞLU SORUYOR:“26 YAŞINDAKİ BİRİNİ BU SORUŞTURMANIN BAŞINA KİM GETİRDİ?”17-25 Aralık soruşturmasının başına getirilen komiser yardımcısının kimin görevlendirdiğini ve fezlekelerin hazırlanmasında hangi siyasi güçten yardım ettiğini soran Fevzioğlu; “Şunun araştırılması gerek; 26 yaşındaki bir komiser yardımcısı okuldan mezun olalı 3 ya da 4 sene olmuş. 17 - 25 Aralık soruşturmasının başına kim getirdi? Hangi İçişleri Bakanı, hangi Emniyet Genel Müdürü, hangi İl Emniyet Müdürü getirdi bu kişiyi buralara? Bunlar şimdi nerede? Arkalarında hangi siyasi güç vardı? O fezlekeleri 26 yaşındaki tecrübesiz bir kişinin yazması mümkün değil. Bakın daha sonra FBI’dan 50 bin dolar para aldığını söyledi. Bu dava Türkiye’nin aleyhine doldurulmuş ve kafamıza dayanmış bir silahtır. Ayıp Türkiye’nin yönetimindedir. Çünkü bu imkânı ABD’nin eline altın tepsi ile sunmuşlardır. Bu davada çok ciddi Türkiye aleyhine deliller vardır” şeklinde konuştu.“TÜRKİYE’YE YÖNELİK BİR TSUNAMİ GELİYOR”Feyzioğlu, Amerika’da görülmekte olan ve Reza Zarrab’ın da tanık sıfatıyla yargılandığı davaya ilişkin; “Bu dava şunu ortaya çıkardı Eğer Zarrab efendi altın tüccarı ve İran ajanı Zarrab olmasaydı, onun o rüşvetle kurduğu düzen olmasaydı İran, Türk çiftçisinden milyonlarca dolarlık buğday, milyonlarca Euro’luk tavuk alacaktı. KOBİ’lerden milyonlarca dolarlık otomobil yedek parçası alacaktı. Zarabın’ın kurduğu çete düzeninin işçiye, çiftçiye ve bankalara gelebilecek olan cezaya da yansıyacak. Türkiye bu davada Zarrab’ı sahiplenmeyi bıraksın dedik. Bakanları yargılayın ki Türkiye sahiplenmesin bu rüşvet şemasını dedik. Adalet ve Kalkınma Partisi’nden birileri, ‘Bakanları yargılayabiliriz’ diye beyanatta bulundu. Anladım ki izliyorlar. Ben Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum. Kadronuz anlamaya başladı. Türkiye’ye yönelik bir tsunami geliyor. En milli hislerle uyarıyorum. Bu dava milli bir dava değildir ama neticelerini milletin çekeceği bir davadır. Davayı milli davaya çevirirseniz dünyadan dışlanma tehlikesi ve Türkiye’yi yolsuzluğa batmış hukuk dışı bir devlet olarak damgalanma tehlikesi vardır. Bu damga tüm finans sistemine yönelik çok ağır yaptırmaların uygulanmasını tetikler. Ben Sayın Cumhurbaşkanına bürokrat kadrosunu dinlemesini öneriyorum. Onlar anladılar söylediklerimizi. Yerine getirmeye gayret ediyorlar. İnatlaşacak bir durum yoktur” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM
Yayınlanma: 18 Aralık 2017 - 05:35
"TÜRKİYE'YE YÖNELİK BİR TSUNAMİ GELİYOR"
GÜNDEM
18 Aralık 2017 - 05:35





