Trakya Üniversitesi ve Edirne Musıkî Derneği ortaklığında “Usta Bestekârlar Konseri” gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi Konservatuvar Gösteri Merkezi’nde gerçekleşen konserin Şefliğini Halil Erseven yaptı. Düzenlenen konserde Selahattin İnal ve Teoman Alpay'ın çeşitli makamlardaki eserleri 2 bölüm olarak seslendirildi. Ilk bölümde Selahattin İnal'ın eserleri, 2. bölümde Teoman Alpay'ın eserleri seslendirildi. Usta Bestekarların eserlerini Edirne Musıkî Derneği Türk Sanat Müziği Korosu’nun saz sanatçıları; kemanda Ali Karali, kanunda Çınar Kaba, udlarda Levent Öztürk, Murat Bağdatlı, Hasan Muratlı ve Sabri Yıldırımtaş, tamburda Furkan Resûloğlu, piyanoda Ahmet Uncu, ritimlerde Serhat Zımba, Kaan Taşdelen ve İbrahim Kıranlar’dan oluşurken; ses sanatçılarında ise Ahmet Tunçyürek, Arzu Erk, Efekan Soycan, Asuman Erseven, Enver Camcıoğlu, Ayfer Hıncal, Erdi Eliboler, Ayfer Dinç, Ertan Karagözlü, Cemile Canan Güneş, Ethem Deniz, Didar Eser, Fedai Bingül, Emine Yetim, Halil Çiftok, Hilal Sürer, Hüseyin Koç, İnayet Korkut, Mehmet Tan, Melek Türe, Mesut Boltoprak, Nursel Çiftok, Ömer Tıpiş, Ömür Ar, Ramazan Kayalı, Seçil Timurçin, Recep Doğaner, Suzan Yılmaz, Sedat Hayhay, Şermin Pehlivancık, Sadrettin Ar, Ümmiye Abile Dağdelen, Şemsettin Elbüken, Yasemin Sönmezışık ve Yahya Ayyıldız sahne aldılar. Konserin 1’inci bölümünde Selahattin İnal’ın besteleri olan kürdili hicazkâr şarkı “Dertleri zevk edindim”, nihavend şarkı “Paslı bir hançermiş hatıraların”, Çınar Kaba’dan kanun taksimi, rast şarkı “Yemin ettim bir kere”, rast şarkı “Saçının tellerine gönlümü taktı kader”, uşşak şarkı “Bir selam bir haber hepsi üç satır”, hüseyni şarkı “Tez geçse de her sevgide bin hatıra var”, hicaz şarkı “El çek tabip el çek yaram üstünden” ve hicazkâr şarkı “Çerkez kızı” müzikseverlere sunuldu.Konserin 2’nci bölümü ise Murat Bağdatlı’nın Ud taksimi ile başladı. Ud taksiminin ardından Teoman Alpay’ın besteleri olan kürdili hicazkâr şarkı “Ah bu sevda beni mahvetti”, muhayyer kürdi şarkı “Ayrılamayız artık”, nihavend şarkı “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar”, nihavend şarkı “Dışarıda bir yaz yağmuru”, hüzzam şarkı “Böyle mi esecekti son günümde bu rüzgar”, segâh şarkı “Gurbet içimde bir ok”, hüzzam şarkı “Kıskanırım” ve hüzzam şarkı “ Bu gece son gecemiz” adlı eserlere yer verildi. ARSEVEN; "20 kadar bestekârın eserlerinin konserlerini yaptık"Edirne Musiki Derneğinin düzenlediği Usta Bestekarlar Konserinin Şefi Halil Erseven, konser öncesinde yaptığı açıklamada; “Bunlar genelde sezon başında Ekim ve Kasım ayında yaptığımız konserler ve genelde daha klasik icralar sunduğumuz konserlerdir. Her sene 2’nci konser dediğimiz Şubat ayına denk gelen konserde de 2 usta bestekârın eserlerini seslendiriyoruz. Bugünkü konser, onlardan bir tanesidir. Şu ana kadar yaklaşık 20 kadar bestekârın eserlerinin konserlerini yaptık. Bu akşam da Selahattin İnal ve Teoman Alpay'ın, 2 tane çok değerli bestekârın, insanların dilinden düşmeyen eserleri var. Onun için çok farklı bir ortam olacak. Herkesin eşlik ederek dinleyebileceği güzel bir konser olacak. Birçok makam kullanmışlar. Biz de seçerken değişik olmasını istedik ki bestekârın neler yaptığını göstersin. Ben 2000 yılından sonra geldim. Farklı konserler olsun istiyorum. Amatör topluluklarda genellikle daha düzensiz oluyor. Daha ciddi, bestekârı anlatan, hayatını tanıttığımız konserler olsun istiyoruz. Çünkü topluma biz bunları vermezsek, toplumun bunları alabileceği başka bir yer de yok görünüyor. Biz de Devlet Türk Müziği Topluluğu olarak bu hizmet için Edirne’deyiz. Bütün amatör arkadaşlarda bu ışığı görmek bize yetiyor” dedi. “Eylül ayında açılışımızı yapacağız. Bu sadece Edirne için geçerli değil, genelde böyle. Onlar da haklı. Gençler, müfredattan itibaren hiç duymadıkları için, belirli bir yaşa ve olgunluğa eriştikten sonra farkına varıyorlar. Türk müziği o zaman daha çok hoşa gidiyor. Şu andaki gidişat bu açıkçası. Ama biz her hâlükârda “yeni soundlarla nasıl duyururuz?” diyoruz. İçinde piyanonun, basın, bas soundların olduğu şeyler, bazen gitar kullanıyoruz. Son soundlara yakın bir sound elde edersek gözlemlediğimize göre daha farklı dinliyorlar. Hem bu yolla hem de açacağımız Musıkî Derneği binası aracılığıyla derslerle işin temeline ineceğiz. Eylül ayında derslere başlayacağız. Dernek Başkanımız Sezai Irmak ile bu sezonu tamamlayıp Eylül ayında da açılışımızı yapacağız” sözlerine yer verdi. “Hiç kimseden destek alamıyoruz”Edirne Musıkî Derneği Başkanı Sezai Irmak, Edirne ve Edirneliler için birşeyler yapmaya çalıştıklarını belirterek; “Edirne Belediye binasının arka tarafından küçük bir ahşap binayı Osmanlı dönemi gibi otantik bir biçimde yeniden imar ettik. Dışına ahşap cephe yaptık. Musıkî Derneği binası olacak. Burada bir serzenişte bulunmak istiyorum; Edirne’de hiç kimseden bir destek alamıyoruz. Ne Valilik, ne Belediye, kurum ve kuruluşların hepsini gezdik. En sonunda kendi imkânlarımızla, konserlerden topladığımız 10 TL parayla, arada Dernek yararına yaptığımız yemeklerde biriktirdiğimiz paralarla, cebimizden kendi imkânlarımız ile Dernek binamızı bitirmeye çalışıyoruz. Borcumuz var. Lafa geldiği zaman herkes “Ne güzel konser, gelelim, eğlenelim” diyor. Ama 1952 yılında kurulmuş Edirne’nin en eski faaliyet gösteren Edirne Musıkî Derneği için bir el atalım demiyorlar. Burası bir sanat kurumu, Edirnelilerin yeri. Ama insanlara sok elini cebine dediğinde, ceplerinde akrep var. Buna resmi kurumlar da dâhil. Bunlar bize üzüntü veriyor. Burasının buradaki hiç kimseye 1 TL menfaati yok. Buradaki herkes kostümünden tutun, saçına, ayakkabısına kadar giyip geliyor. Amatör koro ama profesyonel korolara taç çıkartır seviyede de icraat yapılıyor. Halil hocam da seçtiği eserleri de mümkün olduğunca halka hitap eden olmasına özen gösteriyor. Halk kendinden de parça bulsun ve eserlere katılsın. Binamızın neredeyse her şeyi bitti. Çıkışı, mantolaması, işlemleri bitti. Ufak tefek şeyler yapılacak. Borcumuzu da kendimiz ödeyeceğiz. Ama inşaatı da yapıncaya kadar neler çektik. Mantolamasını sadece ben yaptım. Benim gibi bir sürü işadamı veya kurum ve kuruluş var. Bir protokol yemeğini eksik yapsalar orası ihya olur. Belki de yarın oradan bir kanun sanatçısı yetişecek. Uzman hocalarımız ders verecekler. Millet yeter ki talep etsin. Her türlü eğitim de vermeye hazırız. 4-5 tane enstrüman dersi olacak. Kanun, ud, ney, keman, ritim olmak üzere hepsi Türk müziği olacak. Haftanın farklı günlerine yayılacaklar. Bugün Samsun’daki, İzmir’deki, İstanbul’daki İzmit’teki Musıkî Cemiyetleri devlet konservatuvarı gibi çalışıyor. Çok ciddi eğitimlerden geçiyor” ifadelerini kullandı.
KÜLTÜR-SANAT
Yayınlanma: 03 Mart 2017 - 07:19
Ustalar anıldı
Trakya Üniversitesi ve Edirne Musıkî Derneği ortaklığında “Usta Bestekârlar Konseri” gerçekleştirildi. Usta bestekarlar Selahattin İnal ve Teoman Alpay eserlerinin yer aldığı konsere yoğun ilgi ile katılım sağlandı. Trakya Üniversitesi Konservatuvar Gösteri Merkezi’nde gerçekleşen "Usta Bestekarlar Konseri"nin Şefliğini Halil Erseven icra etti.
KÜLTÜR-SANAT
03 Mart 2017 - 07:19









