Yazarkafa Dergisi’nin Edirne adına prestij olduğunu belirterek; “Yaklaşık iki buçuk yıldır özel bir dergi yaratmak için çabalıyoruz. İki yıl içinde dergimiz bir kez kapandı, bir kez de yayın hayatına ara verdi. Biz ise her seferinde dergimize sahip çıkıp, yayın hayatına sorunsuz devam edebilmesi için çabaladık. Nisan 2015’e kadar fanzindik. Mayıs 2015’ten itibaren tamamıyla dergi olduk. Dergi olduktan sonra sorumluluğumuz daha da arttı ve daha çok çalışmaya başladık. Çalışmalarımızın sonucunda dergimizi İstanbul başta olmak üzere; İzmir, Ankara, Eskişehir, Antalya, Kırklareli, Tekirdağ ve daha birçok şehre ulaştırdık. Dergi olarak belirlediğimiz hedeflere teker teker ulaşıyoruz. Bu da bizim motivasyonumuzun artmasında önemli bir rol oynuyor.
Edirne merkezli çıkıp, onca olumsuzluğa rağmen ayakta kalan başka bir edebiyat dergisi yok. Kendi ayaklarımızın üzerinde, elimizden geldiğince yayın hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz. Arkamızda hiçbir kurum ve kuruluş olmadan bunu başarmaya çalışıyoruz. Son dönemde dergilere karşı olan ilgi giderek artıyor. Bu da piyasadaki dergileri tek tip olmaya itiyor. Biz ise popüler kültürden uzak, gerçek bir edebiyat ve sanat dergisi olmak için elimizden geleni yapıyoruz.
Şu ana dek 100 küsur yazar ve şaire dergimizde yer verdik. Çeşitli röportajlar gerçekleştirdik. En önemlisi de, edebiyatımızın önemli isimlerini sayfalarımıza ve sütunlarımıza taşıdık. Kaybolmaya yüz tutmuş şair, yazar ve aydınları okurlarımızla tekrar buluşturduk. Bunların hepsini Edirne’de yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Böyle bir zamanda, bu tarz bir dergi yayınlamak gerçekten çok zor. Zaman zaman zorlansak da, ara versek de, biz bu işi severek yapıyoruz. Ülkemizin bu zor zamanlarında; edebiyata, sanata, bilim ve kültüre olduğundan daha fazla ihtiyacımız var. Biz, bunun için gönülden çalışıyoruz ve çalışacağız da. Tek temennimiz, Edirne halkının Yazarkafa’yı fark etmesi ve desteklemesi. Yazarkafa, Edirne’nin prestijidir” dedi.









