Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan çalışmada Edirne ve Tekirdağ’da ayçiçeği tarlalarından alınan toprak örneklerinin yüzde 25’inde, ayçiçeği çiçek numunelerinin yüzde 35’inde birçok canlıyı öldüren ve arıların zehirlenmesine neden olan maddeler tespit etti. Bakanlık, toprak ve canlılar üzerinde etki bırakan ilaçları yasakladı. Arıcılık sektöründe Dünya’nın ilk 5 ülkesinden biri olan Türkiye, sektörün geleceği için önemli bir karar aldı. Uzun zamandır arıcılık sektörünün kanayan yarası olan kelebeklere, kuşlara ve daha pek çok canlıyı kolonilerce öldüren veya zarar veren “neonikotinoid sınıfı pestisitler” artık kullanılmayacak. ‘Arılar yaşasın diye hepimiz aynı kovandayız’ sloganıyla Greenpeace’den Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı’na, Yeşil Düşünce Derneği’nden Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’ne kadar Türkiye’de 11 kurum yaşanan toplu arı ölümlerinin önüne geçilmesi için ortak bir metin kaleme aldı. Kurumlar, arıların ölümüne neden olan neonikotinoidlerin yeni ölümler yaşanmadan yasaklanmasını talep etti. Bunun üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı yaptığı araştırmalar sonrasında konu hakkında “neonikotinoid sınıfı pestisitler” maddelerin artık kullanılmamasına dair kararı dün açıkladı. YASAKLI OLAN YERLERDE DAHİ KALINTI İZİ VARTürkiye’de 2012-2016 yılları arasında yapılan bir çalışmada Trakya’da, özellikle de Tekirdağ ve Edirne’de toplanan ayçiçeği tarlalarının toprak örneklerinin yüzde 25’inde ve ayçiçeği çiçek numunelerinin yüzde 35’inde neonikotinoid sınıfı imidacloprid maddesi tespit edilmiş. Aynı çalışmada çiçek örneklerinin yarıya yakınındaki kalıntının ise arıların zehirlenmesine neden olabilecek düzeyde olduğu anlaşılmış. Her yıl yüzlerce Gezgin ve yerli arıcı Karaçalı ve Ayçiçeği Balı için Edirne’ye akın gidiyor. Tarım sektöründe önemli gelir kaynağı oluşturan ve diğer bitkiler için de hayati değer taşıyan arılar hakkında İsviçre'de yapılan bir araştırmada ise dünyanın farklı bölgelerindeki yerel üreticilerden 198 bal örneği toplandı. Bu balların yüzde 75’inde, AB ve ABD'deki yasal limitlerin altında kalsa dahi neonikotinoid sınıfı böcek öldürücü kimyasalların kalıntılarına rastlandı. Arılara, kelebeklere, kuşlara ve daha pek çok canlıya zarar veren neonikotinoid sınıfı pestisitlerin yasaklanmasının, Türkiye'de biyoçeşitliliğin korunması ve gıda güvenliğimiz için atılacak en temel ve vazgeçilmez adımlardan biri olduğunun altını çiziyoruz. NEONİKOTİNOİD’E SONTürkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde “neonikotinoid sınıfı pestisitler” hakkında detayları sorduk. Arı ölüm oranlarının, diğer bitki ve canlı yaşamına etkilerini, alınması ve dikkat edilmesi gereken tedbirlere kadar sorularımızı yönelttik. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği “neonikotinoid sınıfı pestisitler” kullanılmaması için Tarım ve Orman Bakanlığının aldığı kararın tarım sektörü için faydalı bir karar olduğunu belirttiler. Birlik yetkilileri; “Dünya genelinde olduğu gibi, Türkiye'de de önemli oranda arı ölümleri yaşanıyor. Vakit kaybetmeden gerekli adımlar atılmazsa sadece arılar değil; yaşamın benzersiz çeşitliliği içinde birlikte yaşayan tüm canlılar ve gıdamız da tehlike altına girecek. Arılar sadece bal üretmiyor, yediğimiz gıdaların 3’te 1’i onların sayesinde sofralarımıza geliyor. Zira arılar, çiçekler arasında dolaşırken gerçekleştirdikleri tozlaşma ile bitkilerin üremesini ve çeşitliliğini sağlıyorlar. Tozlaşma olarak adlandırılan bu sürecin yüzde 80'i bal arısı ve diğer yaban arıları tarafından gerçekleştiriliyor. Arılar, diğer böcek türleriyle birlikte biyolojik çeşitliliğin devamını sağlıyorlar. Bir başka deyişle arıların olmadığı bir dünya düşünmek mümkün değil. Yıllardır senelik yüzde 20 civarında seyreden arı ölüm oranının bazı bölgelerde yüzde 70'lere kadar çıktığını ve genel olarak arı ölümlerinin arttığını belirtiyor. Arı nüfusunun azalmasına yol açan nedenlerin başında tarımsal üretimde kullanılan ve genel olarak pestisit olarak adlandırılan kimyasal maddeler geliyor. Bilimsel araştırmalar özellikle neonikotinoid sınıfı pestisitlerin arılar üzerinde hem doğrudan öldürücü etkileri olduğunu hem de sinir sistemlerini etkileyerek felç, hafıza kaybı, öğrenme yetisi bozukluğu gibi dolaylı yollardan da arılara zarar verdiğini gösteriyor. Nikotin mekanizması temelli bu pestisitler canlıların sinir sistemini etkiliyor. Bunun dışında küresel iklim değişikliği, habitat kaybı, yanlış arıcılık uygulamaları gibi pek çok konu da arı ölümlerinin nedenleri arasında yer alıyor” dedi. “19 YIL TOPRAKTA KALABİLİYOR”Neonikotinoidlerin 19 yıl toprakta etkilerini gösterdiği ve başta tarım olmak üzere doğal hayatı olumsuz etkilediğini vurgulayan Birlik yetkilileri; “Neonikotinoidler, yaşamı çok ciddi şekilde tehdit ediyor. Böcek ilaçları ve diğer birçok pestisit arılarda “Koloni Çöküş Sendromu” adı verilen ölümlere neden oluyor. Bu kimyasallar, bitkilerin tohumlarına uygulanabiliyor, böylece bitki büyürken kimyasal maddeleri bünyesinde tutmaya devam ediyor. Bitkiyle temas eden böcekler de zehirlenerek ölüyorlar. Yapılan diğer araştırmalar neonikotinoid içeren böcek öldürücü kimyasalların, arıların yanı sıra özellikle kuş, kelebek ve suda yaşayan omurgasızları da etkilediğini ortaya koyuyor. Ayrıca bitkilere uygulanan neonikotinoidlerin büyük bir kısmı bitki yerine toprağa geçiyor ve toprakta 19 yıla kadar etkilerini yitirmeden kalabiliyorlar. Yani bu kimyasalların, tam olarak hangi canlıya ulaştığını ve ne kadar zarar verdiğini hesaplamak oldukça zor. Neonikotinoidlerin doğada yol açtığı zararın tam boyutu henüz bilinmiyor. Ancak bu konuda ortaya çıkan her yeni gelişme, neonikotinoidlerin ekosistem için oldukça tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor” şeklinde konuştu. TRAKYA VE ÇUKUROVA BÖLGELERİ EN ÇOK ETKİLENEN BÖLGELERBirlik yetkilileri akademisyenlerle birlikte yaptıkları saha araştırmaları sonrası konu hakkında yasak uygulanmasını olumlu karşıladıklarını belirtti. Yetkililer; “Arı ölümlerini durdurmak ve arıları yaşatmak için atılması gereken birçok adım var. Bilindiği üzere pestisitlere bağlı yaşanan ani arı ölümleri, arıcılık sektörümüzün kanayan yarası olmaktaydı. Neonicotinoid grubu pestisitler, özellikle Çukurova ve Trakya Bölgesinde ciddi koloni kayıplarımıza sebebiyet vermiştir. TAB olarak konuyla ilgili Bakanlık nezdinde girişimlerimizi ve çalışmalarımızı tüm Arıcılarımız bilmekte. Sadece bu yıl içerisinde Çukurova - Trakya Bölgelerinde ve Harran Ovasında yaşanan pestisitlere bağlı arı ölümleri konusunda, Akademisyen Hocalarımızı da görevlendirdiğimiz çalıştay ve saha tespitleri gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra bizzat TAB tarafından konuyla ilgili teknik raporlar hazırlanarak Bakanlıkla yapılan görüşmeler neticesinde; Neonicotinoid Grubu (İmidacloprid, clothianidin ve thiomethoxam) etkili maddeli pestisitlerin ruhsatlarının iptali ile birlikte Ülkemizde kullanımının sonlandırılmasına yönelik Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün ilgili yazısı 81 İl Müdürlüğüne gönderilmiştir. Ayrıca ilgili yasak ve kısıtlamaların sahada etkili bir şekilde uygulanabilirliği açısından TAB olarak Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Yapılan girişimlerimizi özveri ile karşılayan ve sektör olarak sorunlarımızın çözümüne yönelik adımlar atan Tarım ve Orman Bakanlığımıza, çalışmalarımızda baştan sonuna kadar yanımızda olan Akademisyen Hocalarımıza ve Arıcılarımıza teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
YAŞAM
Yayınlanma: 25 Aralık 2018 - 04:39
ARILAR ÖLMEYECEK
YAŞAM
25 Aralık 2018 - 04:39









