Trakya bölgesinden toplantıya katılan Çoğal şu bilgileri aktardı; “Azalan doğal kaynaklar, biyolojik çeşitliliğinin kaybı ve iklim değişikliği ekonomik refahımızın temelleri ve insan varlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.Bütün bu problemler ,doğal kaynakların aşırı kullanımından kaynaklanmaktadır” dedi. Proje hakkında bilgiler veren Çoğal; “Sürdürülebilir büyüme ,doğal kaynakların daha iyi yönetilmesinin yanı sıra karar alma süreçlerine etkin katılım ve toplumun demokratikleşmesi süreçlerine de katkıda bulunacaktır. Bu çerçevede CO-SEED Çevreye Uyumlu Sosyo-Ekonomik Kalkınma için Sivil Toplum Hareketi ,sivil toplun kuruluşları ve basının konuya dikkatini çekerek ,geliştirilmiş düzenleyici çerçeve ve daha fazla katılımcı ve şeffaf karar alma süreçleri ile doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.
Avrupa Birliği’nin finansal desteği ile beş farklı ülkede yürüttüğü Çevreye Uyumlu Sosyo-Ekonomik Kalkınma için Sivil Toplum Hareketi (CO-SEED) isimli proje kapsamında Türkiye’den hibe almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları arasında Çevre Mühendisleri Odası, DOÇEV, Karşıyaka Sosyal Sorumluluk ve Bilim Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve TEMA Vakfı'nın bulunduğu beş sivil toplum kuruluşunun hibe almasına karar verildi.
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan ve Türkiye olmak üzere beş ülkede yürütülen proje kapsamında yapılan hibe başvuruları, bağımsız kurullar tarafından ulusal ve uluslararası düzeyde değerlendirildi. Değerlendirmeler sonucunda beşi Türkiye’den, 23 sivil toplum kuruluşu programdan yararlanmaya hak kazandı.
Sivil Toplum Kapasite Geliştirme ve Savunuculuk Hibe Programı çerçevesinde, finansal destek alacak kuruluşların Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) ve Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) konularında aktif şekilde savunuculuk yapmaları için bilgi birikimlerini ve kapasitelerini artırmaları hedefleniyor. Böylelikle sivil toplum kuruluşlarının, halkın katılımı toplantılarında ve paydaşlarla yapılan görüşmelerde ikna kabiliyetlerini artırması ve katılımcı bir rol üstlenerek ÇED süreçlerinin iyileştirilmesine katkıda bulunması bekleniyor. Proje resmi olarak Şubat 2016 tarihinde başlamış olup ,süresi 36 aydır.Proje Arnavutluk ,Bosna-Hersek, Karadağ,Sırbistan ve Türkiye olmak üzere beş yararlanıcı ülkeyi kapsamaktadır.
TEMA VAKFI: “ÇED SÜREÇLERİNİN İYİLEŞTİRİLMESİNE BÜTÜNCÜL BAKIŞ”
Proje ile yerel STK'lerin ÇED ve SÇD süreçleri ile ilgili kapasitesinin artırılması ve çevre ve halk sağlığı konusunda karar alıcıların etkilenmesi hedefleniyor. Yerelde kampanya, örgütleme ve vaka incelemesi konularında bir seminer düzenlenmesi; ÇED/SÇD süreçlerinin takibi ile ilgili bir yol haritası hazırlanması; seçilecek üç projeye karşı savunuculuk kampanyası yürütülmesi; üç yerel kampanya için atölye yapılması; iki yerde ÇED olumlu kararı ya da ÇED gerekli değildir kararının iptali için açılan dava sürecinin takibi; halk sağlığı konuları başta olmak üzere mevzuat ve süreçler ile ilgili önerilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile paylaşılması öngörülüyor.
Hibe başvuruları kabul edilen kuruluşlar ile birlikte beş ülkede bölgesel bir ağ oluşturulacak ve uluslararası düzeyde eğitim ve toplantılar gerçekleştirilecek. Ayrıca, kuruluşların ÇED ve SÇD süreçlerindeki halkın katılımı toplantılarını takip edip katılmaları desteklenecek. Proje ortakları ile bölgesel bir ağ oluşturulacak ve uluslararası eğitim ve toplantılara katılacaklar.”
Avrupa Birliği’nin finansal desteği ile beş farklı ülkede yürüttüğü Çevreye Uyumlu Sosyo-Ekonomik Kalkınma için Sivil Toplum Hareketi (CO-SEED) isimli proje kapsamında Türkiye’den hibe almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları arasında Çevre Mühendisleri Odası, DOÇEV, Karşıyaka Sosyal Sorumluluk ve Bilim Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve TEMA Vakfı'nın bulunduğu beş sivil toplum kuruluşunun hibe almasına karar verildi.
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan ve Türkiye olmak üzere beş ülkede yürütülen proje kapsamında yapılan hibe başvuruları, bağımsız kurullar tarafından ulusal ve uluslararası düzeyde değerlendirildi. Değerlendirmeler sonucunda beşi Türkiye’den, 23 sivil toplum kuruluşu programdan yararlanmaya hak kazandı.
Sivil Toplum Kapasite Geliştirme ve Savunuculuk Hibe Programı çerçevesinde, finansal destek alacak kuruluşların Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) ve Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) konularında aktif şekilde savunuculuk yapmaları için bilgi birikimlerini ve kapasitelerini artırmaları hedefleniyor. Böylelikle sivil toplum kuruluşlarının, halkın katılımı toplantılarında ve paydaşlarla yapılan görüşmelerde ikna kabiliyetlerini artırması ve katılımcı bir rol üstlenerek ÇED süreçlerinin iyileştirilmesine katkıda bulunması bekleniyor. Proje resmi olarak Şubat 2016 tarihinde başlamış olup ,süresi 36 aydır.Proje Arnavutluk ,Bosna-Hersek, Karadağ,Sırbistan ve Türkiye olmak üzere beş yararlanıcı ülkeyi kapsamaktadır.
TEMA VAKFI: “ÇED SÜREÇLERİNİN İYİLEŞTİRİLMESİNE BÜTÜNCÜL BAKIŞ”
Proje ile yerel STK'lerin ÇED ve SÇD süreçleri ile ilgili kapasitesinin artırılması ve çevre ve halk sağlığı konusunda karar alıcıların etkilenmesi hedefleniyor. Yerelde kampanya, örgütleme ve vaka incelemesi konularında bir seminer düzenlenmesi; ÇED/SÇD süreçlerinin takibi ile ilgili bir yol haritası hazırlanması; seçilecek üç projeye karşı savunuculuk kampanyası yürütülmesi; üç yerel kampanya için atölye yapılması; iki yerde ÇED olumlu kararı ya da ÇED gerekli değildir kararının iptali için açılan dava sürecinin takibi; halk sağlığı konuları başta olmak üzere mevzuat ve süreçler ile ilgili önerilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile paylaşılması öngörülüyor.
Hibe başvuruları kabul edilen kuruluşlar ile birlikte beş ülkede bölgesel bir ağ oluşturulacak ve uluslararası düzeyde eğitim ve toplantılar gerçekleştirilecek. Ayrıca, kuruluşların ÇED ve SÇD süreçlerindeki halkın katılımı toplantılarını takip edip katılmaları desteklenecek. Proje ortakları ile bölgesel bir ağ oluşturulacak ve uluslararası eğitim ve toplantılara katılacaklar.”









