Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, velilere ve öğrencilere seslenerek, “Mutlaka aşı takvimi açılmış çocuklar aşılanmalı" dedi.
Okulların açıldığı ilk gün basın toplantısı düzenleyerek velilere, öğretmenlere ve öğrencilere çağrıda bulunan Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun;"Sağlık Bakanlığı’nın önerisiyle Milli Eğitim Bakanlığı okullarda alınması gereken bir takım önlemleri açıkladı. Aşısız olan bireylerle ilgili haftada iki defa Covid testi yaptırmaları zorunluluğu getirildi. Ancak test çözüm değildir. Aşılanma oranları hızla yükselmeli.
12 YAŞ ÜZERİ ÇOCUKLAR AŞILANMALI
Ailelerden şunu bekliyor ve onlara sesleniyorum. 12 yaşın üzerindeki çocuklarına herkes aşı yaptırmaların bekliyoruz. Bu hastalıkla mücadele etmenin tek yolu bu. Aşılanma bir bizi hastalıktan korur, ikincisi aşılanmaya rağmen hasta olabiliriz ancak hastalığın daha hafif tabloda geçirebiliriz. Şu anda Dünya Sağlık Örgütü'nün acil kullanım onayı verdiğini, aşıların hepsi ağır hastalık tablosu ve ölümleri önleyici niteliktedir. Bu aynı zamanda sağlık kurumlarının tıkanmasının önüne geçecektir. Bu çok önemlidir. Mutlaka ve mutlaka aşılarını tamamlamamış olan bireylerin ya da hiç aşı olmamış bireylerin en kısa sürede aşı olması gerekli.
SERVİS ŞOFÖRLERİ MUTLAKA AŞILI OLMALI
Öncelikle servis şoförleri mutlaka aşılı olmalı. Servislerde öğrencilerin oturdukları yerler standart olmalı. Servislerdeki sayı azaltılmalı. Okul açısından bakıldığında okuldaki çalışan öğretmenler aşılı olmalı. Sınıflarda öğrenci sayısı azaltılmış olmalı. Bu da daha fazla derslik sayısına, daha fazla öğretmen ihtiyacına neden olur.
MEB YAYINLADIĞI REHBERLERİ YERİNE GETİRDİ Mİ?
Milli Eğitim Bakanlığı bir takım rehber yayınlıyor ama bu söylenenleri yerine getirdi mi? Onu onlardan net öğrenmek gerekir. Veli Der geçtiğimiz Cuma günü bir basın açıklaması yaptı. O basın açıklamasında şunu söyledi: 'Edirne’de okullar nasıl kapandıysa bir buçuk yıl önce Pazartesi günü de öyle açılacak'. Yani bakıldığında yeterli önlemlerin alınmadığını gösteriyor. Yine mutlaka havalar şu anda iyi. Ders sırasında sınıflar havalandırılmalı, teneffüs aralarında zaten komple sınıflar havalandırılmalı. Öğrencilerin teneffüse çıkış saatleri farklılık göstererek, bir arada olabildiğince en az insan sayısıyla toplanılmalı. Keza öğlen yemekleri içinde aynı şey geçerli. Yemek yendiği sırada maskeler çıkartılacağından en az 1,5 metre mesafede oturulmalı. Farklı saatlerde yemeğe çıkılmalı ya da kumanya tarzı yemekler dağıtılarak sınıflarda ya da başka yerlerde yemek yemesi sağlanabilir. Öğretmenler içinde aynı şey geçerli.
OKULLARINTAM ZAMANLI EĞİTİME AÇIK KALMASI GEREKİYOR
Okullar bu zamanda tam zamanlı açık kalmalı. Çocuklarımız bu dönemde eğitim konusunda çok şey kaybetti. Kaldı ki evde kalmaktan dolayı bu çocuklarda bir takım fiziksel, ruhsal, bilinçsel yakınmalar ortaya çıktı. Çocukların kilo artışları, obezite, ruhsal sorunları olmaya başladı. Ekran karşısından yürütülen eğitimlerle yeterli eğitim seviyesi sağlanamadı. Bu nedenle tam zamanlı eğitime devam edilmeli.
HASTALAN ÖĞRENCİLERİN SAYILARINA DİKKAT EDİLMELİ
Yine Türk Tabipleri Birliği'nin bu süreçteki önerilerinden birisi de okullarda herhangi bir hastalık belirtisi göstermeyen öğrencilerden periyodik örnek alınmasıdır. Süreçte hastalan öğrencilerin sayılarının dikkat edilerek hangi okullarda sayı artışı var ve gerekiyorsa hangi okullarda sayı artışı varsa bu okullarda önlem alınmalı. Bir ay sonra hava sıcaklıkları düşecek. Sınıfların havalandırılması sorunu olmaya başlayacak. Hiçbir koşulda öğretmen ve öğrenciler sınıfta maskesiz bulunmamalı. Bu kendilerinin hasta olmaması hem de klinik belirti göstermeden bu hastalığı geçiren insanların hastalığı bulaştırmaması için çok önemlidir.
HİÇBİR AŞI YÜZDE 100 KORUYUCU DEĞİLDİR BİREYSEL ÖNLEMLERİMİZİ SÜRDÜRMELİYİZ
Toplumda yanlış bir algı var. Aşı olanlarda hasta oluyor. Aşı karşıtlığı ve tereddüt oluşturuyor. Şöyle ki hiçbir aşı yüzde 100 koruyucu değildir. Bunu hep söylüyoruz. Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Öğretim Üyesi Esin Şenol’un çok güzel bir tanımlaması var. Kızamık örneğiyle tanımlıyor.
AŞI YAPTIRMIŞ OLMAK BİZLERİ REHAVETE SEVK ETMESİN
Aşı hastalıktan mutlaka ve mutlaka korur. Çocuklarımıza aşı yaptıralım. Aşı yaptırmayan ya da aşıları tamamlamayanlar mutlaka aşı yaptırsın. Aşı yaptırmış olmak bizleri rehavete sevk etmesin. Çünkü aşılı olsak da hasta olma potansiyelimiz var. Mutlaka ve mutlaka bireysel önlemlerimizi aynı şekilde sürdürmeliyiz. Şu anda dünyada ve ülkemizde hastalığın kontrol altına alındığını söylememiz mümkün değil. Ülkemiz açısında da dünya açısında hastalığın kontrol altına alına bildiğini söylemek olası değildir” diye açıklamalarda bulundu.
Okulların açıldığı ilk gün basın toplantısı düzenleyerek velilere, öğretmenlere ve öğrencilere çağrıda bulunan Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun;"Sağlık Bakanlığı’nın önerisiyle Milli Eğitim Bakanlığı okullarda alınması gereken bir takım önlemleri açıkladı. Aşısız olan bireylerle ilgili haftada iki defa Covid testi yaptırmaları zorunluluğu getirildi. Ancak test çözüm değildir. Aşılanma oranları hızla yükselmeli.
12 YAŞ ÜZERİ ÇOCUKLAR AŞILANMALI
Ailelerden şunu bekliyor ve onlara sesleniyorum. 12 yaşın üzerindeki çocuklarına herkes aşı yaptırmaların bekliyoruz. Bu hastalıkla mücadele etmenin tek yolu bu. Aşılanma bir bizi hastalıktan korur, ikincisi aşılanmaya rağmen hasta olabiliriz ancak hastalığın daha hafif tabloda geçirebiliriz. Şu anda Dünya Sağlık Örgütü'nün acil kullanım onayı verdiğini, aşıların hepsi ağır hastalık tablosu ve ölümleri önleyici niteliktedir. Bu aynı zamanda sağlık kurumlarının tıkanmasının önüne geçecektir. Bu çok önemlidir. Mutlaka ve mutlaka aşılarını tamamlamamış olan bireylerin ya da hiç aşı olmamış bireylerin en kısa sürede aşı olması gerekli.
SERVİS ŞOFÖRLERİ MUTLAKA AŞILI OLMALI
Öncelikle servis şoförleri mutlaka aşılı olmalı. Servislerde öğrencilerin oturdukları yerler standart olmalı. Servislerdeki sayı azaltılmalı. Okul açısından bakıldığında okuldaki çalışan öğretmenler aşılı olmalı. Sınıflarda öğrenci sayısı azaltılmış olmalı. Bu da daha fazla derslik sayısına, daha fazla öğretmen ihtiyacına neden olur.
MEB YAYINLADIĞI REHBERLERİ YERİNE GETİRDİ Mİ?
Milli Eğitim Bakanlığı bir takım rehber yayınlıyor ama bu söylenenleri yerine getirdi mi? Onu onlardan net öğrenmek gerekir. Veli Der geçtiğimiz Cuma günü bir basın açıklaması yaptı. O basın açıklamasında şunu söyledi: 'Edirne’de okullar nasıl kapandıysa bir buçuk yıl önce Pazartesi günü de öyle açılacak'. Yani bakıldığında yeterli önlemlerin alınmadığını gösteriyor. Yine mutlaka havalar şu anda iyi. Ders sırasında sınıflar havalandırılmalı, teneffüs aralarında zaten komple sınıflar havalandırılmalı. Öğrencilerin teneffüse çıkış saatleri farklılık göstererek, bir arada olabildiğince en az insan sayısıyla toplanılmalı. Keza öğlen yemekleri içinde aynı şey geçerli. Yemek yendiği sırada maskeler çıkartılacağından en az 1,5 metre mesafede oturulmalı. Farklı saatlerde yemeğe çıkılmalı ya da kumanya tarzı yemekler dağıtılarak sınıflarda ya da başka yerlerde yemek yemesi sağlanabilir. Öğretmenler içinde aynı şey geçerli.
OKULLARINTAM ZAMANLI EĞİTİME AÇIK KALMASI GEREKİYOR
Okullar bu zamanda tam zamanlı açık kalmalı. Çocuklarımız bu dönemde eğitim konusunda çok şey kaybetti. Kaldı ki evde kalmaktan dolayı bu çocuklarda bir takım fiziksel, ruhsal, bilinçsel yakınmalar ortaya çıktı. Çocukların kilo artışları, obezite, ruhsal sorunları olmaya başladı. Ekran karşısından yürütülen eğitimlerle yeterli eğitim seviyesi sağlanamadı. Bu nedenle tam zamanlı eğitime devam edilmeli.
HASTALAN ÖĞRENCİLERİN SAYILARINA DİKKAT EDİLMELİ
Yine Türk Tabipleri Birliği'nin bu süreçteki önerilerinden birisi de okullarda herhangi bir hastalık belirtisi göstermeyen öğrencilerden periyodik örnek alınmasıdır. Süreçte hastalan öğrencilerin sayılarının dikkat edilerek hangi okullarda sayı artışı var ve gerekiyorsa hangi okullarda sayı artışı varsa bu okullarda önlem alınmalı. Bir ay sonra hava sıcaklıkları düşecek. Sınıfların havalandırılması sorunu olmaya başlayacak. Hiçbir koşulda öğretmen ve öğrenciler sınıfta maskesiz bulunmamalı. Bu kendilerinin hasta olmaması hem de klinik belirti göstermeden bu hastalığı geçiren insanların hastalığı bulaştırmaması için çok önemlidir.
HİÇBİR AŞI YÜZDE 100 KORUYUCU DEĞİLDİR BİREYSEL ÖNLEMLERİMİZİ SÜRDÜRMELİYİZ
Toplumda yanlış bir algı var. Aşı olanlarda hasta oluyor. Aşı karşıtlığı ve tereddüt oluşturuyor. Şöyle ki hiçbir aşı yüzde 100 koruyucu değildir. Bunu hep söylüyoruz. Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Öğretim Üyesi Esin Şenol’un çok güzel bir tanımlaması var. Kızamık örneğiyle tanımlıyor.
AŞI YAPTIRMIŞ OLMAK BİZLERİ REHAVETE SEVK ETMESİN
Aşı hastalıktan mutlaka ve mutlaka korur. Çocuklarımıza aşı yaptıralım. Aşı yaptırmayan ya da aşıları tamamlamayanlar mutlaka aşı yaptırsın. Aşı yaptırmış olmak bizleri rehavete sevk etmesin. Çünkü aşılı olsak da hasta olma potansiyelimiz var. Mutlaka ve mutlaka bireysel önlemlerimizi aynı şekilde sürdürmeliyiz. Şu anda dünyada ve ülkemizde hastalığın kontrol altına alındığını söylememiz mümkün değil. Ülkemiz açısında da dünya açısında hastalığın kontrol altına alına bildiğini söylemek olası değildir” diye açıklamalarda bulundu.









