Edirne’nin bedesten çarşısında 46 yıldır sahaflık yapan 72 yaşındaki Resul Açıkel, çöpe atılan siyah beyaz fotoğrafları toplama kararı aldı. Fotoğrafları tarihi eser olarak nitelendiren Açıkel, bu fotoğraflardan soy ağacı oluşturulabileceğine dikkati çekti.
Açıkel, burada kitapçılık 49 yıldan beri kitapçılık yapıyorum. Eski kitapların yanında eski çöpe atılmış hatıra eşyalara da ilgim vardı onları da burada topladım. Çöpe atılmış eşyaların içinden sokakta eşya ve hurda toplayanlar getiriyor. Bazı eski kitapların arasından çıkıyor. Bu siyah beyaz fotoğraflar. Bu siyah beyaz dönem bizim çocukluğumuzun hatırası. Aslında hayatınızdan çıkarmış olduğunuz bu fotoğraflar birer değerdir. Bunlar sokağa atılmasın. Biz o insanlar gibi sokağa bu siyah beyaz fotoğraflarımızı atmayalım. Bir aile albümümüz olsun, aile arşivimiz olsun. Bu eski fotoğraflar ve eski eşyalara bir nesne gözünden bakmasın insanlar. Hatıralarla yaşıyoruz aslında. Bir anneannenizin eşarbı, dedenizin bir şapkası aslında onun kokusudur, bunlar aslında insanların soy izlerini taşır” dedi.
Açıkel, en çok etkileyenleri ise şöyle anlatı; öğretmenleri ile olan toplu fotoğrafları çöpe atmışlar,aile büyükleri ile olan siyah beyaz hatıra fotoğraflarını atmışlar bunlar beni çok etkiledi. Ben burada onları topladım, daha sonra siyah beyaz fotoğrafa ilgi duyan bazı arkadaşlar istedi onlara verdim. Çok iz bırakan insanlar vardı, şehir fotoğrafları vardı bunlar çok değeli aslında bunlar belge niteliği taşıyor. Hayatımızdan çıkardığımız her şey bizi çoraklaştırıyor. Bizden sonra ne kalacak ki. Eğer bunlara değer verelim” dedi.
Açıkel, burada kitapçılık 49 yıldan beri kitapçılık yapıyorum. Eski kitapların yanında eski çöpe atılmış hatıra eşyalara da ilgim vardı onları da burada topladım. Çöpe atılmış eşyaların içinden sokakta eşya ve hurda toplayanlar getiriyor. Bazı eski kitapların arasından çıkıyor. Bu siyah beyaz fotoğraflar. Bu siyah beyaz dönem bizim çocukluğumuzun hatırası. Aslında hayatınızdan çıkarmış olduğunuz bu fotoğraflar birer değerdir. Bunlar sokağa atılmasın. Biz o insanlar gibi sokağa bu siyah beyaz fotoğraflarımızı atmayalım. Bir aile albümümüz olsun, aile arşivimiz olsun. Bu eski fotoğraflar ve eski eşyalara bir nesne gözünden bakmasın insanlar. Hatıralarla yaşıyoruz aslında. Bir anneannenizin eşarbı, dedenizin bir şapkası aslında onun kokusudur, bunlar aslında insanların soy izlerini taşır” dedi.
Açıkel, en çok etkileyenleri ise şöyle anlatı; öğretmenleri ile olan toplu fotoğrafları çöpe atmışlar,aile büyükleri ile olan siyah beyaz hatıra fotoğraflarını atmışlar bunlar beni çok etkiledi. Ben burada onları topladım, daha sonra siyah beyaz fotoğrafa ilgi duyan bazı arkadaşlar istedi onlara verdim. Çok iz bırakan insanlar vardı, şehir fotoğrafları vardı bunlar çok değeli aslında bunlar belge niteliği taşıyor. Hayatımızdan çıkardığımız her şey bizi çoraklaştırıyor. Bizden sonra ne kalacak ki. Eğer bunlara değer verelim” dedi.









