EDİRNE’DE TABLO AĞIRLAŞIYOR

EDİRNE’DE TABLO AĞIRLAŞIYOR

EDİRNE’DE TABLO AĞIRLAŞIYOR

EDİRNE’DE TABLO AĞIRLAŞIYOR
29 Kasım 2020 - 23:32
Reklam

Türk Tabipleri Birliği Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Edirne’de hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde boş yatak bulunmadığını öne sürdü. 274 korona virüs hastasının kent genelinde hastanelerde tedavi gördüğünü açıklayan Altun, 370 kişinin de yurtlarda gözetim altında tutulduğuna dikkat çekti. Günlük vaka sayısının Edirne’de 300’den fazla olduğunun altını çizen Altun, Edirne’de 12 günde 105 sağlık çalışanın korona virüsüne yakalandığını belirtti.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın korona virüs salgınında ciddi artış yaşanan iller arasında açıkladığı Edirne’yle ilgili ürkütücü açıklamalar gelmeye devam ediyor. Türk Tabipleri Birliği Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun tarafından yapılan yazılı açıklamada 25 Kasım 2020 tarihi itibariyle korona virüs hastalığı nedeniyle Edirne, Keşan ve Uzunköprü Devlet Hastaneleriyle birlikte, Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi ile Özel Keşan Hastanesinde toplam 274 hastanın tedavisinin devam ettiği belirtildi.
GÜNLÜK VAKA SAYISI 300’DEN FAZLA
Edirne’deki Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait yurtlarda kalan PCR + hasta sayısının 370 olduğu ifade edilen açıklamada, kentteki hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde boş yatak bulunmadığı öne sürülerek, yapılan PCR testlerinde il düzeyinde pozitiflik oranında artış yaşandığına dikkat çekildi. Açıklamada, 22 Kasım’da 190, 23 Kasım’da 202, 24 Kasım’da 360 ve 25 Kasım’da 338 kişinin PCR testinin pozitif sonuçlandığı vurgulandı.
YÜZLERCE SAĞLIK ÇALIŞANI KORONA VİRÜSE YAKALANDI
Edirne’de son 12 günde 105 sağlık çalışanının korona virüs testinin pozitif sonuçlandığının altını çizen Altun, Edirne’de bugüne kadar korona virüs salgınına yakalanan sağlık çalışanı sayısının 216’ya yükseldiğini söyledi.
TEDBİRLERİ SIRALADI
Korona virüs salgınının kontrol altına alınabilmesi için tedbirleri sıralayan Altun, sınır kapılarının kapatılması çağrısında bulundu. Altun, “şehirlerarası ulaşım ile şehirlere giriş ve çıkışlara kısıtlama getirilmesi, toplumsal hareketliliğin azaltılması gereklidir. Güvenlik, sağlık, gıda gibi temel, zorunlu ve acil mal/hizmet üreten işler dışında tüm işlerde çalışmaların durdurulması, en az 14 gün süre ile sokağa çıkma kısıtlaması/yasağı getirilmesi virüsün bulaşını/yayılmasını azaltacaktır. Bu kısıtlamalar getirilirken sosyal devlet ilkesi göz ardı edilmemeli, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile yerel yönetimler birlikte hareket ederek yaşamını günlük kazancıyla sürdüren dar gelirli insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılama yoluna gitmelidir.”dedi.
DAHA YIKICI OLABİLMEKTEDİR
Altun açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Büyük oranda ekonomik kaygılarla yapılan, erken ve hızlı açılmayı takiben yaz boyunca infeksiyon hızındaki sürekli artış, sonbaharla birlikte sağlık sistemini zorlamaya, filyasyon çalışmalarını imkansız hale getirmeye başlamıştır. Ekonomik kaygılar elbette ki önemlidir. Ancak salgın konusunda çalışan ekonomistlerin belirttiği üzere; salgın için alınan sıkı önlemlerin neden olduğu ekonomik kayıp, bu önlemlerle salgının kısa sürede kontrol altına alınmasının yarattığı güvenli ortam sayesinde telafi edilebilmektedir. Oysa önlemlerin baştan sıkı alınmadığı, zamana yayılmış sınırlı kontrol uygulamalarının hayata geçirildiği durumlarda salgın süreklilik kazanmakta ve ekonomik etkisi uzun süreli ve daha yıkıcı olabilmektedir.
VERİLER İLLER BAZINDA AÇIKLANMALI
Yurttaşlarımıza ve sağlık çalışanlarına karşı duyduğumuz sorumluluk gereği aşağıda yer alan uyarıları tekrarlama zorunluluğu ortaya çıkmıştır: Salgının boyutunun daha iyi görülmesi, doğru önlemlerin zamanında alınabilmesi, hem hastalık hem de salgınla daha etkin mücadele edilebilmesi, toplumun farkındalığının arttırılması ve güven ortamının sağlanabilmesi için COVID-19 salgınıyla ilgili tüm epidemiyolojik verilerin iller ve ülke bazında açıklıkla paylaşılması gereklidir.
YEREL OLARAK EK ÖNLEMLER/KISITLAMALAR GETİRİLMELİ
Sağlık Bakanı’nın son günlerde yaptığı açıklamalar “gerçeğin hiçbir zaman gizli kalamayacağının” göstergesidir. Salgının gerçek boyutunun toplumla paylaşılması, panik ortamı yaratmadan ama olayın ciddiyetine uygun doğru bilgilendirme ve önlemlerin alınmasıyla bu süreç en az kayıpla aşılabilir. Halk sağlığının, tek tek bireylerin sağlığının toplamını aşan bir anlam yüküne sahip olması nedeniyle, ortak iyiyi oluşturmak için toplumsal dayanışmaya ve kolektif mücadeleye gereksinim duyduğu unutulmamalıdır. İl Pandemi Kurulları ve İl Hıfzısıhha Kurullarının aktif çalıştırılmasıyla, gerekiyorsa yerel olarak ek önlemler/kısıtlamalar getirilmesi gündeme gelmelidir.
HER TÜRLÜ SORUMLULUĞU ALMAYA HAZIRIZ
Süreç böyle devam ederse ne yatacak hastane yatağı ne de görev yapacak sağlık çalışanı bulunamayacaktır. Halkımıza çağrımızdır! Zorunluluk halleri dışında sokağa çıkmayınız, kapalı kalabalık ortamlardan uzak durunuz, sosyal hareketliliğinize kısıtlama getiriniz, maske kullanımı ve temizlik kurallarına uyunuz. Bu süreç ancak sizlerin desteği ile aşılacaktır. Edirne Tabip Odası olarak bölgemizde salgın sürecinin sağlıklı bir biçimde yürütülebilmesi için her türlü sorumluluğu almaya hazırız.
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
HAYVANLARA EZİYET EDİLMEMELİ
HAYVANLARA EZİYET EDİLMEMELİ
ESNAF ÇOK ZOR DURUMDA
ESNAF ÇOK ZOR DURUMDA