Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü sık sık soğuk hava ve yurdun çeşitli bölgeleri için şiddetli kar uyarısı yaparken uzmanlar, bu gelişmeler de doğalgaz faturalarının ve ısınma masraflarının nasıl düşürülebileceği konusuna açıklık getiriyor. İnşaat ve mantolama işiyle uğraşan mühendislere göre başta doğal gaz olmak üzere ısınma için yapılan harcamaların kısılmasının en kolay yolunun, standartlara uygun malzeme seçimi ile yapılmış doğru ısı yalıtımı uygulamaları olduğu yönündedir.
Uzmanlar Vatandaş doğal gaz faturasını azaltmanın en etkili yolunu ‘kullanılmayan odadaki kaloriferlerin kapatılması’ ve ‘kaloriferi kısma’ olarak görüldüğü biliniyor. Kısaca vatandaşın yüzde 61 gibi ciddi bir oranda tasarruf yöntemiyle ilgili yanılgısı olduğu savunuluyor. Yapılan araştırmalara göre çoklu seçim yapılabildiğinden ikinci seçenek ise yüzde 48 oranında kaloriferin kısılması olarak görüldüğünün altı çizilirken, Maalesef kaloriferi kısarak sadece üşürüz, tasarruf etmiş olamayız. Isı yalıtımı ve mantolama ise yüzde 41 ile ancak üçüncü sırada kendine yer buluyor.
Bir konutta enerji harcamalarının yaklaşık yüzde 85’inin ısıtma ve soğutmaya harcandığını bilinirken, ısı yalıtımı yapılmak suretiyle alınacak tedbirlerin, doğalgaz ve elektrik faturalarını düşürecek en etkin yöntem olduğunu, ancak bu gerçeğin kamuoyunda yanlış bilindiği kaydedildi.
EN İYİ ÇÖZÜM MANTOLAMA
Bu yanılgının sebebinin sobayla ısınılan dönemlerden kalma bir alışkanlık olarak tahmin ediliyor. Bilindiği gibi sobalı evlerde kışın soba tek bir odada yakılır ve herkes yaşamını o odada sürdürürdü. Ancak bu davranışın doğal gaz tasarrufuna etkisi hiç de beklendiği gibi değildir. Zira özellikle doğal gazla ısınan evlerde, bilinenin aksine, bütün radyatörleri kullanırsanız, eviniz çok daha hızlı ısınır ve ister istemez doğal gaz sarfiyatını azaltarak tasarruf sağlarsınız. Ancak hem kışın, hem de yazın yaşanılan ortamın konfor şartlarında ideal sıcaklıkta tutulması için en etkili ve verimli yöntem, doğru kalınlıkta malzeme ile yapılan ısı yalıtım projeleri, yani mantolamadır. Kışın ısıtılan havanın havaya uçmaması, korunması sadece ısı yalıtımı ile mümkün. Yaz koşullarını ve sıcak iklim bölgelerini de unutmamak lazım. Yazın da ideal iç ortam sıcaklığını korumak, yani klima ile soğuttuğumuz odanın yeniden ısınmaması için, duvarlarda ısı transferini önleyecek levhalar ile yapılmış ısı yalıtım uygulamalarına ihtiyaç var. Tüm Avrupa ülkelerinde ve dünyada enerji verimliliği binaların çatı, duvar ve zeminlerine levhalarla yapılan ısı yalıtım uygulamaları ile çok daha verimli sistemler hedefleniyor.Standartlara uygun, doğru malzemelerle ısı yalıtımı olmadan enerji verimliliğinden bahsetmek mümkün olmaz.
DOĞRU MALZEME VE DOĞRU UYGULAMA ÖNEMLİ
Yaşadığımız konutlarda sarf edilen enerjinin yüzde 85’inin ısıtma ve soğutmaya kullanıldığına dikkat çekiliyor. Özellikle konutlarda isabetli yapılmış bir ısı yalıtımı uygulaması, bu yüzde 85’lik sarfiyatta ciddi tasarrufa yol açacaktır. Çünkü elektrikli ev aletleri ve aydınlatma için toplam enerji sarfiyatımızın yüzde 15’ini kullanıyoruz. Yapılan araştırmalar da doğru malzeme ile doğru uygulanmış ısı yalıtımının yüzde 50’den fazla enerji tasarrufu sağladığını ortaya koyuyor. ‘Doğru malzeme’ ve ‘doğru uygulama’ konusunun altını ısrarla çiziyorum, zira bu noktada da vatandaş olarak yanlış bilgilerimiz var. Örneğin İstanbul gibi ılıman bir iklimde bile mantolama esnasında kullanılacak levhanın kalınlığı en az 10 santimetre olmalı. Bu kalınlık seviyesi, daha sert kışa sahip şehirlerde daha da kalın olmalı. Ancak genelde, örneğin yine İstanbul’da, genellikle 5 santimetre civarında bir kalınlıkta uygulama yapıldığını görülüyor.
Türkiye’nin enerji ithal eden, enerji alanında yüzde 75 oranında dışa bağımlı bir ülke olduğunu herkes biliyor. Dolayısıyla vatandaşın yalıtım konusunda bilincinin artırılması hem hane halkı ekonomisini hem de ülke ekonomisini olumlu yönde etkileyeceği çok net. Halkın ısı yalıtımı hakkında bilinçlendirilmesi konusunda deyim yerindeyse tam bir seferberliğe ihtiyaç var.









