Türkiye genelinden son zamanlarda yaşana otobüs ve kamyon kazalarının ‘Fren Patlaması’ yüzünden gerçekleştiği kamuoyunda yer alırken Edirneli iş insanı Mustafa Altunhan, “fren patlaması diye bir şey yoktur, bunu adli mercileri yanıltmak için böyle söylüyorlar. Kazaların sebebi aşırı hız ve dikkatsizliktir dedi.
Eğer otobüsün hız limiti yapılmazsa istendiği takdirde 170 km’ye kadar hızını çıkarabiliyor. Bu otobüsü bu hızda durdurmak imkansız. Ama 95 ya da 100 km hızla giden bir araçta frene dokunduğunuz anda otobüsün çok rahat bir şekilde durması sağlanır. Ben kazar görüntülerini izledim. Deyim yerindeyse rüzgardan daha hızlı bir süratle geliyor ve kaza yapıyor.” Dedi.
Edirne’de uzun yıllardan beri taşımacılık yapan Marmara bölgesinde en büyük Otobüs ve minibüs filosuna sahip olduğunu da belirten Edirneli iş insanı Mustafa Altunhan;“Biliyorsunuz son zamanlarda bizi ve tüm Türkiye’yi üzen otobüs ev kamyon kazaları gerçekten ciddi boyutlara ulaştı. Bilirkişi olarak hiç kimse doğru düzgün bir şey anlatmıyor. Herkes laf olsun torba dolsun diye bir şeyler anlatıyor ama çare olacak önemler anlatılmalı, bir hafta sonra yine unutulacak bu kazalar. Ne zaman bir daha bir sürü can gidecek yine akla gelecek.
‘FREN PATLAMASI’ DİYE BİR ŞEY YOK
Son zamanlarda yaşan kazalarda otobüs ve kamyonlarda ‘Fren Patlaması’nın sebep olduğu gündeme gelmesi ile ilgili açıklama yapan Altunhan; “Benim otobüsle ilgili motor ustalığım vardır. Türkiye’de bu işi en iyi bilenlerden birisiyim. Elektrik Ustalığım vardır. Şoförlüğüm vardır. Bir otobüsün ya da kamyonun Direksiyon milinden girerim egzozundan çıkarım. Bu işi yapanlarda kimse bu kadar bilmez. Bir kaza oluyor sebep olarak “Fren patladı” diyorlar. Bunu da neden böyle söylüyorlar, adli mercileri yanıltmak için böyle söylüyorlar. Büyük araçlarda Otobüs, Kamyonda fren patlaması diye bir şey yoktur. Eğer Otobüs veya kamyonda fren patlama durumu yaşanırsa o araç kendi kendini kilitler ve yol almaz. Yani anında bütün tekerlekleri kilitlenir. O araç hareket edemez. Büyük araçlarda fren patlaması diye bir şey yoktur. Ben sektörün mutfağından geliyorum ve 50 senedir frencilik yapan benim. “Fren patladı” mazereti tamamen paçayı kurtarmak için söyleniyor. Otomobillerde dahi üç tanesi patlar bir tanesi tutar. Büyük araçlarda paçayı kurtarmak için ne oldu dendiğinde ‘Fren Patladı’ deniyor ve mahkemeye çıkıyor fren patladı dediğinde olay bitiyor” dedi.
“OTOBÜS VE KAMYONLARINDA KALICI HIZ LİMİTİ AYARLANMALIDIR”
Otobüs ve kamyonlarda bu tür kazaların yaşanmaması için hız limit ayarlaması kontrolü Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılması gerektiğini ifade eden Altunhan; “Bakın örneğin biz filomuza otobüs ve minibüs alırken fabrikadan çıkışı yapılmadan önce hız limitini 95/105 km’ye ayarlamasını talep ediyoruz ve bizim otobüslerimiz istese de 95/105 km’nin üzerine çıkamıyor. Bunlar bütün araçlarda sabittir. Fabrikadan araç böyle çıkıyor, sonra gidiyorlar tamirhanelerde bunları bozduruyorlar, otobüs sonsuz sürat gidiyor.
Bir otobüs istediği zaman 170 km sürat yapıyor. Hız limiti olmadığı zaman durdurmak imkansız. Ama 95/100 km ile giden bir ağır vasıta araç, zaten frene ayağınızı attığınız zaman 60/70’e düşer, biraz sonra da 40’a düşer. Kazalarda gördüğünüz o araçlar, rüzgardan daha hızlı bir süratle geliyor, vuruyor.
Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılacak tek şey yol radarları olacak takılacak bir otobüsün peşine, 95 km ise 100’e çıktığında durdurup o aracı bağlayacak. Para cezasıyla olmaz. Kim kilometresini aştıysa o aracı bağlayacak, bakın bakalım ondan sonra ağır vasıta otobüs, kamyon kazası olacak mı? Otobüsçünün minibüsçünün en çok korktuğu şey aracın bağlanmasıdır. Bu kazaların çoğu aşırı hız, dikkatsizlik ve acele acele gidip bir servis daha yapalım kazaların sebepleri” dedi. Haber: YEŞİM DRAMALI
Eğer otobüsün hız limiti yapılmazsa istendiği takdirde 170 km’ye kadar hızını çıkarabiliyor. Bu otobüsü bu hızda durdurmak imkansız. Ama 95 ya da 100 km hızla giden bir araçta frene dokunduğunuz anda otobüsün çok rahat bir şekilde durması sağlanır. Ben kazar görüntülerini izledim. Deyim yerindeyse rüzgardan daha hızlı bir süratle geliyor ve kaza yapıyor.” Dedi.
Edirne’de uzun yıllardan beri taşımacılık yapan Marmara bölgesinde en büyük Otobüs ve minibüs filosuna sahip olduğunu da belirten Edirneli iş insanı Mustafa Altunhan;“Biliyorsunuz son zamanlarda bizi ve tüm Türkiye’yi üzen otobüs ev kamyon kazaları gerçekten ciddi boyutlara ulaştı. Bilirkişi olarak hiç kimse doğru düzgün bir şey anlatmıyor. Herkes laf olsun torba dolsun diye bir şeyler anlatıyor ama çare olacak önemler anlatılmalı, bir hafta sonra yine unutulacak bu kazalar. Ne zaman bir daha bir sürü can gidecek yine akla gelecek.
‘FREN PATLAMASI’ DİYE BİR ŞEY YOK
Son zamanlarda yaşan kazalarda otobüs ve kamyonlarda ‘Fren Patlaması’nın sebep olduğu gündeme gelmesi ile ilgili açıklama yapan Altunhan; “Benim otobüsle ilgili motor ustalığım vardır. Türkiye’de bu işi en iyi bilenlerden birisiyim. Elektrik Ustalığım vardır. Şoförlüğüm vardır. Bir otobüsün ya da kamyonun Direksiyon milinden girerim egzozundan çıkarım. Bu işi yapanlarda kimse bu kadar bilmez. Bir kaza oluyor sebep olarak “Fren patladı” diyorlar. Bunu da neden böyle söylüyorlar, adli mercileri yanıltmak için böyle söylüyorlar. Büyük araçlarda Otobüs, Kamyonda fren patlaması diye bir şey yoktur. Eğer Otobüs veya kamyonda fren patlama durumu yaşanırsa o araç kendi kendini kilitler ve yol almaz. Yani anında bütün tekerlekleri kilitlenir. O araç hareket edemez. Büyük araçlarda fren patlaması diye bir şey yoktur. Ben sektörün mutfağından geliyorum ve 50 senedir frencilik yapan benim. “Fren patladı” mazereti tamamen paçayı kurtarmak için söyleniyor. Otomobillerde dahi üç tanesi patlar bir tanesi tutar. Büyük araçlarda paçayı kurtarmak için ne oldu dendiğinde ‘Fren Patladı’ deniyor ve mahkemeye çıkıyor fren patladı dediğinde olay bitiyor” dedi.
“OTOBÜS VE KAMYONLARINDA KALICI HIZ LİMİTİ AYARLANMALIDIR”
Otobüs ve kamyonlarda bu tür kazaların yaşanmaması için hız limit ayarlaması kontrolü Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılması gerektiğini ifade eden Altunhan; “Bakın örneğin biz filomuza otobüs ve minibüs alırken fabrikadan çıkışı yapılmadan önce hız limitini 95/105 km’ye ayarlamasını talep ediyoruz ve bizim otobüslerimiz istese de 95/105 km’nin üzerine çıkamıyor. Bunlar bütün araçlarda sabittir. Fabrikadan araç böyle çıkıyor, sonra gidiyorlar tamirhanelerde bunları bozduruyorlar, otobüs sonsuz sürat gidiyor.
Bir otobüs istediği zaman 170 km sürat yapıyor. Hız limiti olmadığı zaman durdurmak imkansız. Ama 95/100 km ile giden bir ağır vasıta araç, zaten frene ayağınızı attığınız zaman 60/70’e düşer, biraz sonra da 40’a düşer. Kazalarda gördüğünüz o araçlar, rüzgardan daha hızlı bir süratle geliyor, vuruyor.
Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılacak tek şey yol radarları olacak takılacak bir otobüsün peşine, 95 km ise 100’e çıktığında durdurup o aracı bağlayacak. Para cezasıyla olmaz. Kim kilometresini aştıysa o aracı bağlayacak, bakın bakalım ondan sonra ağır vasıta otobüs, kamyon kazası olacak mı? Otobüsçünün minibüsçünün en çok korktuğu şey aracın bağlanmasıdır. Bu kazaların çoğu aşırı hız, dikkatsizlik ve acele acele gidip bir servis daha yapalım kazaların sebepleri” dedi. Haber: YEŞİM DRAMALI









