Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu ve Eğitim – İş Edirne Şube Başkanı Hikmet Bölükbaşı Edirne’nin eğitimdeki düşüşünün nedenlerini konuşmak için bir basın toplantısı düzenledi. Gaytancıoğlu açıklamalarında Edirne’de eğitimin Türkiye ve Trakya genelinde gerileyerek 3’ncü sıralardan 35’nci sıralara düşmesinden Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan’ı sorumlu tuttu ve gündem yaratacak iddialarda da bulundu. Gaytancıoğlu, Özcan’ın İmam Hatip Okullarında okuyan öğrencileri kayırdığını öne sürdü ve kendi çocuklarını makamını kullanarak özel okullarda çok düşük fiyatlara okuttuğunu iddia etti. Hakkında “Görevini kötüye kullanma” yönünde makamından uzaklaştırma ve yönetme yetkileri olmasına rağmen Özcan’ın görevden neden alınmadığını anlamadığını ifade eden Gaytancıoğlu, Özcan’la Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya 5 Ekim’de verdiği soru önergesine cevap gelmediği takdirde 20 milletvekilinin imzasını alarak meclis soruşturması başlatacağını söyledi ve “Kendisi ile uğraşmaya devam edeceğim” dedi. Eğitim İş Edirne Şubesi binasında düzenlenen basın toplantısında ilk olarak söz alan Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Hikmet Bölükbaşı “Edirne’nin eğitim sorunları ile ilgili bazı açıklamalarda bulunacağız” diyerek sözlerine başladı. Bölükbaşı açıklamalarının devamında; “Öncesinde bildiğiniz gibi Edirne eğitim, öğretim ve kültürde çağdaş bir kent. Örnek sayılabilecek bir kent. Ancak son yıllarda ülkemiz genelinde de olduğu gibi. Eğitim öğretim sorunları git gide artmıştır. Bu sorunların başında; Edirne ülke çapında yapılan sınavlarda ilk 3-4 il arasında yer alırken, son 4-5 yılda giderek gerilemeye başlamıştır. Bu da TEOG sınavlarında 35 ve 40’lı sıralara kadar gerilemiştir. Burada en büyük etken Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan ve beraberindeki idarecilerdir. Yapmış oldukları icraatlar sayesinde Edirne’nin başarısı, başarısızlığa dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. Bölükbaşı’nın ardından konuşan Gaytancıoğlu ise Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan’ı deyim yerindeyse topa tuttu ve Özcan hakkında çok konuşulacak iddialar ortaya attı. İşte Gaytancıoğlu’nun gündem yaratacak açıklamalarından satır başları: “KONU EĞİTİMSE TÜM PROGRAMLARIMIZI ALT ÜST EDERİZ” “Konu eğitim olunca bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler olaylara çok duyarlı yaklaşıyoruz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ‘Bir ülkeyi kurtaracak şey; eğitimdir, öğretmenlerdir, gelecek nesillerdir’ Dün de tüm programlarımızı yarıda keserek çok güzel bir açılış gerçekleştirdik. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Edirne’ye gelerek , bir hayırsever tarafından Keşan’da yaptırılan Sağlık Meslek Yüksekokulu’nu hizmete açtı. Konu eğitim olunca biz tüm programlarımızı alt üst ederek Keşan’a geldik. Ve orada eğitime kazandırılan okulda incelemelerde bulunduk. Edirne’nin bu derece cumhuriyet değerlerine bağlı ve duyarlı insanları varken; özellikle son dönemlerde yapılan TEOG sınavlarında nedense Edirne’nin Türkiye ve Trakya genelinde gerilediğini gördüm. Edirne genelde hep ilk üçte yer alırken şuanda 30’uncu ve 35’nci sıralara geldiğini gördük. Bende bir milletvekili olarak bunun nedenlerini incelemeye, araştırmaya başladım. Bunun tabi olası nedenleri arasında Türk Eğitim Sistemi’nin AKP iktidarı tarafından yanlış yönetilmesi ve yanlış yönetici atamalarıdır. Müdür ve müdür yardımcısı atamalarındaki usulsüzlükler, Eğitim- Birsen adlı sendikanın sürekli kayırılması, İmam Hatip Lisesi mezunu yöneticiler, İmam Hatip Lisesi’nden mezun olup mesleğe atılmış ve aslında meslekle pekte alakası olmayan kişilerdir. Burada şunu ayrıca belirteyim. Biz parti olarak İmam Hatip Liselerine karşı değiliz. Ancak başka liselerde eğitimci mi yetişmiyor? Neden bu derece kayırılıyor İmam Hatip Lisesi mezunları? Biz parti olarak eğitime çok önem veriyoruz. Ben de halkın vekili olarak kamuoyu ile sürekli paylaşıyorum” “TAŞIMALI EĞİTİMİ CHP’Lİ KÖY VE BELDELERİ CEZALANDIRMAK İÇİN Mİ KULLANIYOR”“Taşımalı eğitime karşıyız. 17 bin tane köy okulu taşımalı eğitimden dolayı kapalıdır. Eskiden köyleri geliştiren öğretmenler köylerde bulunmamakta ve köyler uçsuz bucaksız göçle karşı karşıya kalmaktadır. Bu sistemi Edirne’de beceremeyen bir yönetim var. Örneğin; Meriç’in Subaşı beldesinde ve diğer köylerinde taşımalı sistem işlemiyor. Edirne’de de Tayakadın, Sazlıdere, İskender, Eskikadın, Yenikadın, Kemalköy’de bu sistem işlemiyor. Bu 6 köyden öğrenciler il merkezine şuanda gelemiyorlar. Bakın burada suç duyurusunda da bulunuyorum. Bu öğrenciler neden okullarına taşınmıyor? Madem taşımalı eğitimi yapacağız diyorlar, para mı yok? Yoksa acaba bu köylerden Cumhuriyet Halk Partisi’ne çıkan oylardan dolayı bir cezalandırma mı var? İmam Hatip okullarına giden öğrencilerin taşınmasında pek sorun yok. Ama diğer Anadolu Liselerine giden öğrencilerin taşınmasında ciddi sorunlar var. Sonuç olarak Edirne’de eğitimin gerilemesinin nedenlerinin en başında bana göre; Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan gelmektedir” “PARALELCİLİKTEN SIYRILACAK KADAR AKILLI BİRİ NASIL OLUYOR DA EĞİTİMİ GERİLETİYOR” “Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan hakkında daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bana gelen bilgilere göre bir soru önergesi verdim. Soru önergem kamuoyu ile paylaşıldı. 5 Ekim tarihinde vermişim. Çünkü bu Milli Eğitim Müdürü hakkında ‘Görevini kötüye kullanmadan’ dolayı alınan bir karar var. ‘Yöneticilik görevlerinin üzerinden alınmasına’ yönelik bir karar var. Bu karar neden uygulanmıyor? Bunu Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya sordum. Ama halen bu önergemize cevap alamadık. Eğer cevap alamazsam bu önergeyi tekrarlayacağım ve meclis araştırması açmayı düşünüyorum. 20 tane Cumhuriyet Halk Partili milletvekilinin imzası ile meclis soruşturması açılıyor. Acaba bizde ceza alanlar niye cezalandırılmıyor? Hiçbir suçu yokken sadece haber yapan gazeteciler şuanda tutuklular. Suçları haber yapmak. Peki haklarında bir cezai işlem var mı? Daha yargılanmadılar bile. Ama hakkında ‘Görevi kötüye kullanma’ şeklinde bir cezai işlem olan ve yöneticilik görevlerinin üzerinden alınması önerilen bir Milli Eğitim Müdürü neden görevden alınmaz? Ayrıca eşini norm fazlası olan kendi okulunda değil de, başka ve daha yakın bir okulda görevlendirme. Bu da bir suç. Nüfusunu kullanma. Nüfusunu kullandığı başka alanlarda var. Çocuklarını özel okulda okutuyor. Olabilir. Ancak herkesin verdiği ücretlerden vermiyor. Çok düşük ücretlerde üç çocuğunu birden özel okulda okutabiliyor. Bu arkadaş nedense çokta akıllı. Bir zamanlar beraber yürüdükleri birlikte bazı işleri yaptıkları, Türkiye’de; Ergenekon, Balyoz hukuksuzluğuna birlikte imza attıkları tespit edilen bu Hüseyin Özcan denilen Milli Eğitim Müdürü nedense buradan da sıyırmış. Yani nasıl oluyor da bu kadar akıllı bir arkadaş Edirne’yi eğitimde bu kadar yukarılara çıkartamıyor.” “MEVZUAT EN AZ 20 KİŞİ DİYOR, 7 KİŞİLİK İMAM HATİP OKULU AÇILIYOR” “Halkın bağışları ile biliyorsunuz İpsala’ya 7 kişilik bir İmam Hatip Ortaokulu açıldı. Mevzuat 20 kişiden az olmayacağını söylerken, 20 kişiye bir İmam Hatip Ortaokulu açıldı. Neden bu kadar çok İmam Hatip Okulları korunuyor? Bunları sürekli kamuoyunda paylaşacağım. Biz devletin güler yüzünü, şefkatli yüzünü görmek istiyoruz. Devletimiz iyi yönetilsin istiyoruz. İyi yöneticiler eğitimi, Türkiye’yi, Edirne’yi yönetsin istiyoruz. Tiyatro’yu yasaklamış bu arkadaşımız daha dün. Neden fikir ve düşünce özgürlüğüne karşı? Neden ilköğretim müfettişlerine savaş açmış durumda? Çünkü bir tek onu müfettişler denetliyorlar. Müfettişlerle anlaşamıyor. Çünkü yine haksız yere iki müfettişe soruşturma açtırarak Konya’ya sürülmelerine neden olan isim; Hüseyin Özcan. Bu müfettişlerin tabi aile birlikleri de bozuldu. Çektikleri manevi acı da tahmin edilebilir. Soruşturma açmayı bir mobbing aracı olarak kendisine alışkanlık haline getiren bir arkadaş. Kendisi ile uğraşmaya devam edeceğim. Çünkü bizler vatandaşın oyları ile seçilen ve toplum tarafından güven duyulan insanlarız. Arkamızda Edirne halkının güveni var. Biz Edirne’nin iyi yönetilmesini ve iyi yöneticiler tarafından yönetilmesini istiyoruz. Edirne Halkı bunu hak ediyor.Tüm bunların yanında Edirne halkının bir Halk Eğitim Merkezi var. Bu müfettiş raporuna rağmen; yani ‘Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılması’ gerektiği belirtilen rapora rağmen İmam Hatip Ortaokulu olarak tahsis edildi. Halk Eğitim Merkezi bu nedenle kurs açacak bina sıkıntısı yaşamakta. Üstlerine yaranmak amacıyla küçük ilçelerde okul müdürlerini tehdit ederek, velilere özel ikna yöntemleri kullanarak yasadışı İmam Hatip Okulları açtıran bir zihniyetle yine karşı karşıyayız” “KEYFİ HARCAMALARIN ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ” “En önemli konulardan birisi de; işsiz ve fakir halkın çocuklarının eğitim sorunu artarak devam ediyor. Yani okullar ayrılıyor. Bunların topluma entegrasyonu yönünde bir adım atılamıyor. Kimse çocuklarını kenar mahallelerde ki okullara vermek istemiyor. Çünkü iyi eğitim verilemediği düşüncesinde. Son 10 yılda Edirne’de yaşayan gariban vatandaşların çocuklarının okulları iyice ayrıştı. Yine basından takip ettiğim kadarıyla, ‘Milli Eğitimde savurganlık döneminin’ başladığını biliyoruz. Halbuki ülkemiz çok zor günlerden geçiyor. Kapımızda ciddi bir gerginlik var. Suriye’de bir savaş ortamı var. Suriyeli mülteciler ülkemize gelmişken, ekonomi Türkiye’de durmuşken,çiftçimiz çeltiğini satamazken, ayçiçeğinde vurgun yemişken, süt fiyatları sürekli aynı düzeyde kalmışken devletin bütçesini kullanmakla yükümlü idareciler; özeli işlerinde maalesef çok rahat davranıyorlar. Gazeteci bir arkadaşımızın yazdığı kadarıyla, resmi arabalarını özel işlerinde kullanan, İstanbul’a resmi arabasıyla seyahat eden, kurumun resmi fotoğrafçısı varken fotoğrafçılık hizmeti satın almak gibi reklama yönelik keyfi harcamaların arttığını düşünüyoruz. Bakın burada kör kuruşun hesabı vardır. Bir tane aç yatan çocuk bizim çocuğumuzdur. Biz ülke olarak bu kadar zengin değiliz. Burada kamunun çıkarları önemlidir. Kamunun çıkarlarına ters bir yönetim anlayışı olamaz” BEDAVA KURS İDDİASI “Dediğim gibi Hüseyin Özcan bulunduğu makamı kullanarak, yine bana gelen bilgilere göre, kendisi ve çocukları bedava özel ders almışlar. Ya bu nasıl iş! Bunu kimse durduramıyor mu? Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Bu devleti kuran ve yaşatmayı da kendisine ilke olarak edinmiş, hayat felsefesi olarak benimsemiş kişileriz. Biz buna izin vermiyoruz. Şuan da ülkeyi AKP yönetiyor olsa da AKP’li yöneticileri de buradan uyarıyorum: yönetici atamalarınızda daha dikkatli olun. Edirne gibi Cumhuriyet değerlerine bağlı hassas bir ilde bu tip eğitimcileri biz görmek istemiyoruz”
SİYASET
Yayınlanma: 14 Aralık 2015 - 00:00
Gaytancıoğlu'ndan flaş iddialar
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu ve Eğitim – İş Edirne Şube Başkanı Hikmet Bölükbaşı Edirne’nin eğitimdeki düşüşünün nedenlerini konuşmak için bir ...
SİYASET
14 Aralık 2015 - 00:00









