Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde 60 yıldır kahvecilik yapan Mehmet Hocaoğlu, kahve yapmanın püf noktalarını anlattı.
7 yaşından beri kahvecilik yapan Kahveci Mehmet Hocaoğlu; “67 yaşındayım 7 yaşından beri kahvecilik yapıyorum yani 60 seneden beri kahveciyim. İlkokula başladığımda kahveciliğe başladım rahmetli babamın yanında kahvehanede işe başladım. O dönemde odunla yakılan kazanlar vardı. Şimdikiler laylaylom. O zaman sabah 5’te kalkıp odunu yakıp kazanı kaynatır çay yaparsın ve onun közüne de kahve sürerdik. Ben dedemden kahve yapmayı öğrendim. Dedemde babamda iyi bir kahveciydi” dedi.
Eskiden kahvenin zengin içeceği olduğunu ifade eden Hocaoğlu; “Kahvenin püf noktası; öncelikle kaliteli mal kullanacaksınız. Çekirdeğiniz güzel olacak, kavurması yanmayacak ki kahve acı olmasın. Eskiden fakirlik vardı,3-5 kişi kahve içerdi. Geri kalanı da çay içerdi onu da bir yıllık veresiye içerdi. Harmandan harmana çay parası alırsın. Gençler kahveye özenince meşhur oldu kahve. Kahveyi pişirirken sabırlı olmak lazım. Kahvenin yanında su neden verilir, telveler boğazına yapışmasın ve dişlerin arasına girmesin rahatsız etmesin diye verilir. Yanına bir tatlı verilir ki, damağı tatlandırsın diye verildiğini söyledi. Gençlerin kahvenin özünü değiştirerek aromalıyı tercih ettiklerini söyleyen 60 yıllık kahveci Hocaoğlu; “Gençlerin kahve kültürü,bizim Türk kahvesine ilgili değil. Onların kimi sütlü,kimi aromalı içiyor yani kahveyi kahve olmaktan çıkardılar. Türk kahvesinden başka kahve yoktur”dedi.
Ev hanımlarına da kahve konusunda tavsiyede buluna Hocaoğlu, “Ev hanımları kahve yaparken sabırlı olacaklar,kahveyi soğuk su ile yapıp kısık ateşte yapacaklar. Yeni makineler teknoloji,onlarla yapılan kahve ile ateşte yapılan kahve arasında çok fark var”. Kendim içmeyeceğim kahve ve çayı müşterilerime sunmam diye ifade eden Hocaoğlu; “60 yıldır hiç yorulmadan yaptım. Hep bu süreçte iki iş yaptım ama hep kahveciydim. Akşam kahveye gündüz işe giderdim. Ben bütün gün kahve yaparım ama günde bir kahve içerim. Ben hep çay içerim günde kaç demlik çay demlersem önce kendim içerim müşteriye öyle sunarım. Kendim içemeyeceğim çayı da müşteriye vermem”dedi.
7 yaşından beri kahvecilik yapan Kahveci Mehmet Hocaoğlu; “67 yaşındayım 7 yaşından beri kahvecilik yapıyorum yani 60 seneden beri kahveciyim. İlkokula başladığımda kahveciliğe başladım rahmetli babamın yanında kahvehanede işe başladım. O dönemde odunla yakılan kazanlar vardı. Şimdikiler laylaylom. O zaman sabah 5’te kalkıp odunu yakıp kazanı kaynatır çay yaparsın ve onun közüne de kahve sürerdik. Ben dedemden kahve yapmayı öğrendim. Dedemde babamda iyi bir kahveciydi” dedi.
Eskiden kahvenin zengin içeceği olduğunu ifade eden Hocaoğlu; “Kahvenin püf noktası; öncelikle kaliteli mal kullanacaksınız. Çekirdeğiniz güzel olacak, kavurması yanmayacak ki kahve acı olmasın. Eskiden fakirlik vardı,3-5 kişi kahve içerdi. Geri kalanı da çay içerdi onu da bir yıllık veresiye içerdi. Harmandan harmana çay parası alırsın. Gençler kahveye özenince meşhur oldu kahve. Kahveyi pişirirken sabırlı olmak lazım. Kahvenin yanında su neden verilir, telveler boğazına yapışmasın ve dişlerin arasına girmesin rahatsız etmesin diye verilir. Yanına bir tatlı verilir ki, damağı tatlandırsın diye verildiğini söyledi. Gençlerin kahvenin özünü değiştirerek aromalıyı tercih ettiklerini söyleyen 60 yıllık kahveci Hocaoğlu; “Gençlerin kahve kültürü,bizim Türk kahvesine ilgili değil. Onların kimi sütlü,kimi aromalı içiyor yani kahveyi kahve olmaktan çıkardılar. Türk kahvesinden başka kahve yoktur”dedi.
Ev hanımlarına da kahve konusunda tavsiyede buluna Hocaoğlu, “Ev hanımları kahve yaparken sabırlı olacaklar,kahveyi soğuk su ile yapıp kısık ateşte yapacaklar. Yeni makineler teknoloji,onlarla yapılan kahve ile ateşte yapılan kahve arasında çok fark var”. Kendim içmeyeceğim kahve ve çayı müşterilerime sunmam diye ifade eden Hocaoğlu; “60 yıldır hiç yorulmadan yaptım. Hep bu süreçte iki iş yaptım ama hep kahveciydim. Akşam kahveye gündüz işe giderdim. Ben bütün gün kahve yaparım ama günde bir kahve içerim. Ben hep çay içerim günde kaç demlik çay demlersem önce kendim içerim müşteriye öyle sunarım. Kendim içemeyeceğim çayı da müşteriye vermem”dedi.









