Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucu Genel Başkanı Muammer Aksoy, katledilişinin 32’nci yılında Edirne’de anıldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “ 31 Ocak 1990’da Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy’un katledilişiyle başlayan süreç; Turan Dursun, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu cinayetleri ile sürdü… Çetin Emeç, Onat Kutlar, Eşref Bitlis, Ahmet Taner Kışlalı, Ali Gaffar Okkan suikastleri de aynı karanlık odakların hain planlarıdır. Bu yönüyle bakıldığında suikastların asıl hedefinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti olduğu açıktır. Esas milli beka sorunu bu suikastların arkasındaki güçlerin, bir türlü gün yüzüne çıkarılamamasıdır.
Muammer Aksoy cinayeti ile başlayan tertipler dizisi, üzerine kararlılıkla gidilmediği için, yeni suikastlarla yol almayı sürdürdü. Kurucumuz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter ile süren bu vahşet, 24 Ocak 1993 Uğur Mumcu suikastı ile yeni bir boyut kazandı. Devletin bütün kademeleri bu cinayetlerin faillerini ve azmettiricilerini bulmaya söz vermesine rağmen, atılan her adım kimi ellerce engellendi. Adeta herkes bu cinayetlerin çözülmemesi için elinden geleni yaptı. Eşref Bitlis, ADD Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, aynı karanlık güçlerce benzer şekilde katledildiler.
Muammer Aksoy’ların yaşadığı bir ülkede Anayasayı, yasaları böyle tartışmadan, usule aykırı biçimde ve antidemokratik esaslara göre değiştirebilmek bu kadar kolay olur muydu? Muammer Aksoy’ların, Mumcu’ların, Kışlalı’ların, Üçok’ların, Dursun’ların, Hablemitoğlu’ların yaşadığı bir ülkede, siyasi partilerin, kurumların ya da aydın geçinenlerin oy avcılığı uğruna Kemalizm’den hızla uzaklaşıp neoliberal projelere eklemlenmeleri bu kadar kolay mümkün olur muydu?
Aksoy bugün aramızda olmasa da mücadelesiyle, yazıları, eserleri ve yetiştirdiği öğrencileriyle, kurup emanet ettiği Atatürkçü Düşünce Derneği ile sonsuza kadar yaşamaya devam edecek! Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, katledilişinin 32. yılında, emanet ettiği bayrağı daha yükseklere taşıma kararlılığında olarak Kurucu Genel Başkanımızı saygıyla, özlemle anıyoruz”
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “ 31 Ocak 1990’da Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy’un katledilişiyle başlayan süreç; Turan Dursun, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu cinayetleri ile sürdü… Çetin Emeç, Onat Kutlar, Eşref Bitlis, Ahmet Taner Kışlalı, Ali Gaffar Okkan suikastleri de aynı karanlık odakların hain planlarıdır. Bu yönüyle bakıldığında suikastların asıl hedefinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti olduğu açıktır. Esas milli beka sorunu bu suikastların arkasındaki güçlerin, bir türlü gün yüzüne çıkarılamamasıdır.
Muammer Aksoy cinayeti ile başlayan tertipler dizisi, üzerine kararlılıkla gidilmediği için, yeni suikastlarla yol almayı sürdürdü. Kurucumuz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter ile süren bu vahşet, 24 Ocak 1993 Uğur Mumcu suikastı ile yeni bir boyut kazandı. Devletin bütün kademeleri bu cinayetlerin faillerini ve azmettiricilerini bulmaya söz vermesine rağmen, atılan her adım kimi ellerce engellendi. Adeta herkes bu cinayetlerin çözülmemesi için elinden geleni yaptı. Eşref Bitlis, ADD Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, aynı karanlık güçlerce benzer şekilde katledildiler.
Muammer Aksoy’ların yaşadığı bir ülkede Anayasayı, yasaları böyle tartışmadan, usule aykırı biçimde ve antidemokratik esaslara göre değiştirebilmek bu kadar kolay olur muydu? Muammer Aksoy’ların, Mumcu’ların, Kışlalı’ların, Üçok’ların, Dursun’ların, Hablemitoğlu’ların yaşadığı bir ülkede, siyasi partilerin, kurumların ya da aydın geçinenlerin oy avcılığı uğruna Kemalizm’den hızla uzaklaşıp neoliberal projelere eklemlenmeleri bu kadar kolay mümkün olur muydu?
Aksoy bugün aramızda olmasa da mücadelesiyle, yazıları, eserleri ve yetiştirdiği öğrencileriyle, kurup emanet ettiği Atatürkçü Düşünce Derneği ile sonsuza kadar yaşamaya devam edecek! Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, katledilişinin 32. yılında, emanet ettiği bayrağı daha yükseklere taşıma kararlılığında olarak Kurucu Genel Başkanımızı saygıyla, özlemle anıyoruz”









