O kahvaltı senin, bu öğle yemeği benim! Gökhan Ateş Edirne Ticaret Borsası Eski Başkanı Mustafa Yardımcı’nın yaptığı kahvaltılı basın toplantısında herkes önündeki tabağı yemekle meşgulken, muhabbet günün programına geldi.Edirne Ticaret Borsası Eski Başkanı Yardımcı, Edirne Eski Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’nin de kendisinden sonra basın mensuplarıyla kendi mekanında buluşacağını öğrenince aklınca bastı espriyi; “İyi hadi kahvaltıyı burada benimle, öğle yemeğini de Sedefçi’de yersiniz” Bir de ufak bir dudak kenarı tebessüm attı.Mustafa Bey kahvaltılı orada sizin toplantınıza gelen hiçbir basın mensubu arkadaş sizin vereceğiniz kahvaltıya veya öğlen Hamdi Sedefçi’nin vereceği öğle yemeğine muhtaç değil…Siz bu açıklamayı PTT önünde de yapsanız biz yine işimiz gereği kalkıp gelecek, sizin kendinizi ifade etmeniz için kalemimizi, fotoğraf makinemizi kullanacaktık…Bu tip konular –en azından benim gibi düşünen meslektaşlarım için- bıçak sırtıdır…Bizler size nasıl saygı gösteriyorsak, siz de bu saygıyı kullandığınız ifadelere dikkat ederek gösterin lütfen…*Ama bu olayın farklı bir boyutu da var…O boyuttan bakınca da size hak vermiyor değilim…Sonuçta “Bir araya gelinmesi gereken zamanda bir araya gelmeyip, yemeli içmeli basın toplantılarında bir araya geliyoruz” diye ortalık yerde konuşup, kendi ayağına kurşun sıkan ve sizlerin ağzına bu lafı verenler de yine biziz…*Edirne’deki bürokratlardan ve sık sık basın toplantısı yapan kurumlardan, kişilerden, STK’lardan rica ediyorum; şu vermek istediğiniz mesajı, kısa, net ve öz bir şekilde verin…Mevzunun özünü anlayana kadar dibimiz tutuyor burada…Beynimiz kireçleniyor!Anlatmak istediğiniz konuyu dağıtıyorsunuz, kısırlaştırıyorsunuz…Mesajı kalabalıklaştırıyorsunuz…Mesaj tektir…Sözler, cümleler, ifadeler, jestler, mimikler bu mesaj etrafında şekillenir…Ama mesele dağılınca, olmadık yerlere taşınca, ister istemez asıl mesajı bu laf kalabalığının içinden çekip çıkarmak da zorlaşıyor…Sonuç?Siz kendinizi tam anlamıyla ifade edemiyorsunuz, biz de sizin anlatmak istediğinizi tam olarak anlatamıyoruz hedef kitleye… Sizi sadece mesaj gönderdiğiniz kişi ve kurumlar anlamamalı…Sizi bu gazeteyi okuyan halk da anlayabilmeli.*Biz kim haklı, kim haksız öğrenmek için gelmiyoruz sizin toplantılarınıza… Vermek istediğiniz mesajı halka en doğru şekilde iletip; sizin kendinizi ifade etmeniz için geliyor ve çaba harcıyoruz.Kimle aranızda husumet varsa veya farklı bir konuda bilgilendirmek isterseniz, kendinizi ifade etmek istediğiniz konuya dayalı somut belgelerini sunun, birkaç örnek ver yine somut veri ve materyallerle destekle en sonunda da vermek istediğin mesajı verin bitirin, kilitlemeyin bizi orada iki saat.Yok ben zamanın birinde şunu dedim, onlar böyle yaptı, şöyle ayıp böyle kayıp…Benim vaktimi çalma abi…*He söylediğin her şey içerik olarak haber niteliği taşır 5 saat sürer.O başka…Orada durup sizin aranızda geçen husumetin bir parçası yapmayın bizi…Neyse söyleyin, soru almak isterseniz belirtin, soru sormak isteyen sorsun, cevabınızı verin bitsin gitsin…*Uzun lafın kısası laf kalabalığına gerek yok…
SAĞLIK
Yayınlanma: 16 Ocak 2016 - 00:00
O kahvaltı senin, bu öğle yemeği benim!
O kahvaltı senin, bu öğle yemeği benim! Gökhan Ateş Edirne Ticaret Borsası Eski Başkanı Mustafa Yardımcı’nın yaptığı kahvaltılı basın toplantısında herkes önündeki tabağı yemekle meşgulken, muhabbet günün ...
SAĞLIK
16 Ocak 2016 - 00:00









