Saros Limanına yapılacak olan FSRU Limanı ile ilgili süren dava süreci için Keşan Kent Konseyi ve Saros gönüllüleri ikinci ÇED raporu davasını takip etmek için Edirne Adliyesi önünde toplanarak basın açıklaması gerçekleştirdi.
2018’den beri süren Saros mücadelelerini sürdürerek doğanın katledilmesine müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz; “Ülkemizin alev topuna döndüğü bir yandan yangın bir yandan sellerle bütün güzelliklerimizin yok olduğu bu dönemde, Saros gibi bir güzelliği kendi imzamızla kendi elimizle yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Birinci ÇED olumlu raporunu iptal ettirdik. Bugün ikici ÇED olumlu raporu duruşmalı olarak gerçekleştirilecek. Biz adalete güveniyoruz. Birinci ÇED’i iptal eden mahkeme İkinci ÇED’i de iptal edecektir. Şuna inanıyoruz ikinci ÇED raporu masa başında bir buçuk ay içerisinde düzenlenmiş sahte bir rapordur. Kopyala yapıştır raporudur. 10 Mart 2020 günü BOTAŞ Çevre Şehircilik Bakanlığı’na 2009’a 7 sayılı genelgeden yararlanabilir miyiz diyor. 12 Mart tarihinde bakanlık cevap veriyor. Yararlanabilirisiniz diyor. 12 Marttan 6 Mayısa kadar rapor hazırlanıyor, 2 bin 50 sayfa rapor hazırlanıyor. 6 Mayısta inceleme değerlendirme komisyonu kurmaların yazılı görüşü alınarak gerçekleştirliyor. Sahaya inmeden 1,5 ay içinde masa başında hazırlanan düzmece bir raporla Saros’u katletmek istiyorlar. Yargının ve bilim insanların da buna hayır diyeceğine güvenimiz tamdır. Yargıya güvenimiz tamdır. Avukatımız içeride ama çıkıştan sonra müjdeli haberi bugün alamayız ama en kısa sürede alacağımıza inanıyoruz. Aynı mahkemeye birinci ÇED’İ iptal eden aynı mahkemeye güveniyor ve inanıyoruz.
Bizim geleceğimize yeşil doğa mavi deniz bırakma borcumuz var, bilime aykırı olan bir şeyin yapılmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceklerini ifade eden CHP Milletvekili Okan Gaytancıoğlu; “Hukuk mücadelesine devam eden Keşan Kent Konseyine ve buradaki Saros halkımıza ve mücadelemize destek veren yurttaşlarımıza teşekkür ediyorum. Biz yargısına güvenmek istiyoruz. Biz yargının değişmez olduğunu biliyoruz. Nasıl bu ÇED raporunun olumluya çevirdiyse, bu proje yapılamazsa çevirdiyse, bunun bu gün tekrar devamının buradan çıkacağına inanıyoruz. Türk yargısına güveniyoruz. Çünkü başında sonuna burada bir hukuksuzluk işlenmekte. Katarın finansmanını kullanmak için doğa katledildi. BOTAŞ kullanıldı. Bölge halkı birleşerek tepkisini gösterdi. Bölge halkı dikkatli ve seviyeli bir şekilde eylemlerini gösterdi. Eylemlerini de dikkatli bir şekilde sürdürüyorlar. Buna inanıyorum ki bugün burada 20 bin kişi olurdu ama tepkimizi dikkatli bir şekilde sunuyoruz ve yetkililerinde bunu görmesini istiyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının buna dur demesini bekliyoruz. Süreleri son derece azalıyor, bunda ısrar ederlerse zaten, Türkiye seçim sürecine girecek ondan sonra biz iktidar olacağı ve bizim iktidarımızda bu iş tersine dönecek. Bizim çocuklarımıza torunlarımız mirasımız yeşil bir vatan borcumuz var. Mavi bir doğa borcumuz var. Bu amaç için buradayız kendimiz için bir şey istemiyoruz, ülkemiz ve geleceğimiz için bir şeyler istiyoruz. Yetkililerinde bunu görmesini istiyoruz. Her şey siyaset, para, dolar değildir. Ama her şey yeşildir, her şey mavidir. Gelecek nesillere borcumuz var. Atalarımız bu topraklar için kan dökmüşler. Bize emanet bırakılmış bir vatan var. Bu vatana sonuna kadar sahip çıkmak zorundayız. Bilim ters düştüğü yere inşaat yapılamaz. 7 km ötesinde fay hattı olan bir yere tesis kuracaksınız deniz florasının etkilenmemesi imkansız. Bu bölgedeki balık popülasyonu ve çevrenin etkilenmemesi mümkün değil. Zaten bilim adamları da bunu söylüyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.
2018’den beri süren Saros mücadelelerini sürdürerek doğanın katledilmesine müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz; “Ülkemizin alev topuna döndüğü bir yandan yangın bir yandan sellerle bütün güzelliklerimizin yok olduğu bu dönemde, Saros gibi bir güzelliği kendi imzamızla kendi elimizle yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Birinci ÇED olumlu raporunu iptal ettirdik. Bugün ikici ÇED olumlu raporu duruşmalı olarak gerçekleştirilecek. Biz adalete güveniyoruz. Birinci ÇED’i iptal eden mahkeme İkinci ÇED’i de iptal edecektir. Şuna inanıyoruz ikinci ÇED raporu masa başında bir buçuk ay içerisinde düzenlenmiş sahte bir rapordur. Kopyala yapıştır raporudur. 10 Mart 2020 günü BOTAŞ Çevre Şehircilik Bakanlığı’na 2009’a 7 sayılı genelgeden yararlanabilir miyiz diyor. 12 Mart tarihinde bakanlık cevap veriyor. Yararlanabilirisiniz diyor. 12 Marttan 6 Mayısa kadar rapor hazırlanıyor, 2 bin 50 sayfa rapor hazırlanıyor. 6 Mayısta inceleme değerlendirme komisyonu kurmaların yazılı görüşü alınarak gerçekleştirliyor. Sahaya inmeden 1,5 ay içinde masa başında hazırlanan düzmece bir raporla Saros’u katletmek istiyorlar. Yargının ve bilim insanların da buna hayır diyeceğine güvenimiz tamdır. Yargıya güvenimiz tamdır. Avukatımız içeride ama çıkıştan sonra müjdeli haberi bugün alamayız ama en kısa sürede alacağımıza inanıyoruz. Aynı mahkemeye birinci ÇED’İ iptal eden aynı mahkemeye güveniyor ve inanıyoruz.
Bizim geleceğimize yeşil doğa mavi deniz bırakma borcumuz var, bilime aykırı olan bir şeyin yapılmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceklerini ifade eden CHP Milletvekili Okan Gaytancıoğlu; “Hukuk mücadelesine devam eden Keşan Kent Konseyine ve buradaki Saros halkımıza ve mücadelemize destek veren yurttaşlarımıza teşekkür ediyorum. Biz yargısına güvenmek istiyoruz. Biz yargının değişmez olduğunu biliyoruz. Nasıl bu ÇED raporunun olumluya çevirdiyse, bu proje yapılamazsa çevirdiyse, bunun bu gün tekrar devamının buradan çıkacağına inanıyoruz. Türk yargısına güveniyoruz. Çünkü başında sonuna burada bir hukuksuzluk işlenmekte. Katarın finansmanını kullanmak için doğa katledildi. BOTAŞ kullanıldı. Bölge halkı birleşerek tepkisini gösterdi. Bölge halkı dikkatli ve seviyeli bir şekilde eylemlerini gösterdi. Eylemlerini de dikkatli bir şekilde sürdürüyorlar. Buna inanıyorum ki bugün burada 20 bin kişi olurdu ama tepkimizi dikkatli bir şekilde sunuyoruz ve yetkililerinde bunu görmesini istiyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının buna dur demesini bekliyoruz. Süreleri son derece azalıyor, bunda ısrar ederlerse zaten, Türkiye seçim sürecine girecek ondan sonra biz iktidar olacağı ve bizim iktidarımızda bu iş tersine dönecek. Bizim çocuklarımıza torunlarımız mirasımız yeşil bir vatan borcumuz var. Mavi bir doğa borcumuz var. Bu amaç için buradayız kendimiz için bir şey istemiyoruz, ülkemiz ve geleceğimiz için bir şeyler istiyoruz. Yetkililerinde bunu görmesini istiyoruz. Her şey siyaset, para, dolar değildir. Ama her şey yeşildir, her şey mavidir. Gelecek nesillere borcumuz var. Atalarımız bu topraklar için kan dökmüşler. Bize emanet bırakılmış bir vatan var. Bu vatana sonuna kadar sahip çıkmak zorundayız. Bilim ters düştüğü yere inşaat yapılamaz. 7 km ötesinde fay hattı olan bir yere tesis kuracaksınız deniz florasının etkilenmemesi imkansız. Bu bölgedeki balık popülasyonu ve çevrenin etkilenmemesi mümkün değil. Zaten bilim adamları da bunu söylüyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.









