Şems Cafe’de düzenlenen etkinliliği sosyal medya aracılığıyla duyuran Özge Kılıç Uysal; “Amacım tüketim çılgınlığına karşı bir adım atmak. Ne zaman dışarıya çıksam insanların ellerinde poşetler, alışveriş, indirimler. Bunları görmekten yorulduğum için insanlar zaten ellerindeki eşyaları birbiriyle değiştirsin, ihtiyacı olana ulaşsın istedim” dedi.Milli Eğitim’de İngilizce öğretmeni olan ve etkinliği sosyal medya aracılığıyla duyuran Özge Kılıç Uysal; “2010 yılından beri Edirne’de yaşıyorum. Takas etkinliği aslında yeni bir şey değil ve Türkiye’de her yerde yapılan bir etkinlik. Ama ufak çaplı yapılıyor. Edirne’de de daha önce yapılmış ama ben de yapmak istedim. İnsanlar ellerindeki eşyaları değerlendirsin istedim. Hem birbirimizle tanışalım hem de evden dışarıya çıkalım istedim. Bilgisayar başından kalkmamız için güzel bir bahane oldu. Ayrıca benzer düşüncede olan insanlarla tanışıyoruz. Sosyal medyada etkinliği oluşturduğumda 60 kişi katılacağını söylediğinde çok şaşırdım. Birçok destek mesajı aldım ve şu anki katılımdan da mutluyum. Umarım bir sonraki etkinlikler daha da kalabalık olacak. Aslında amacım tüketim çılgınlığına karşı bir adım atmak. Ne zaman dışarıya çıksam insanların ellerinde poşetler, alışveriş, indirimler… Bunları görmekten yorulduğum için insanlar zaten ellerindeki eşyaları birbiriyle değiştirsin, ihtiyacı olana ulaşsın istedim. İkinci el kullanımını biraz daha gündeme getirmek için düzenledim. Başlarken insanlar bir şeyler getirmek ya da almak zorunda değil diye düşünmüştüm. Gelen gelsin, alan alsın. Bire bir takas olarak düşünmemiştim. İsteyen okuduğu kitapları, dinlediği albümleri, mutfak eşyalarını getirsin. Edirne’de bir sürü öğrenci var. Onlar buradan ihtiyacı olan mutfak eşyasını alabilir. İlla bir şey vermek zorunda değil. Etkinlik zamanla neye evrilecek göreceğiz” ifadelerine yer verdi. Takas etkinliğinde evindeki çok sayıda kitabı getirerek dikkat çeken Bahadır Konbak ise; “Bugün kitaplığımın yarısını getirdim. Amacım okuduğum kitapları başka beğendiğim kitaplarla takas etmek. Hem satın almak zorunda kalmayacağım hem de karşıdaki insan da farklı bir kitap okumuş olacak. Güzel bir etkinlik oluyor. Ama fazla kitap görmüyorum. Umarım zamanda daha çok gelişecek. İnsanların katılarak daha fazla kitap getirmelerini rica ediyorum. Her tarzda kitabım var. Yeraltı edebiyatını çok seviyorum” dedi. Takas etkinliğini gereksiz alışverişi önlemek amacıyla desteklediğini belirten Gönül Orhon; “Aşırı alışveriş yapan bir toplum olduk ve bu durum beni çok rahatsız ediyor. Toplum, devamlı harcamaya odaklandı ve bence çok rahatsız edici. En azından bu tarz etkinliklerle birbirimizi de etkiliyoruz. Gelenler çoğalırsa ve daha çok kişiye ulaşırsak, daha çok kişi etkilenir ve bu savurganlığı azaltırız. Evlerimizde bir sürü şey birikiyor. Her gördüğümüzü almaya çalışıyoruz. Onları takas edebiliriz. Benim işime yaramayan bir arkadaşımın işine yarayabilir. Hem birbirimizle dostluk oluşacak hem de aynı düşüncedeki insanlar olarak iletişim kuracağız. Böylece gereksiz israfı da azaltacağız. El birliğiyle etkinliği duyurmaya ve katılımı artırmaya çabalıyoruz. Amacımız daha çok gençlere yönelmek” sözlerine yer verdi. “ALTERNATİF OLUŞTURABİLMEK” Takas pazarındaki mantığın tüketim toplumuna karşı bir alternatif oluşturabilmek olduğunu söyleyen Sercan Gelir; “Bunu bir ekonomi modeli olarak da düşünebiliriz ama şu anda daha çok küçük ölçeklerde yapılan dayanışma faaliyetleri olarak adlandırabiliriz. 3 yıl önce Edirne Kültür Evi’nde bu tarz bir faaliyet gerçekleştirilmişti. Yüzlerce insanın geldiği, binden fazla eşyanın olduğu ve 1 ay kadar açık tutulan bir pazardı. Dolayısıyla bir karşılığı vardı. Edirne’de şu anda farklı mekânlarda yapılması çok güzel. En azından başlattığımız şeyin devamını getirmesi çok güzel. Ama önemli olan bu etkinliği belirli mekânlara sıkıştırmadan bir kültür haline getirebilmek. Herhangi bir insanın giymediği, kullanmadığı, ihtiyacı olmayan insanları bir yerde dolaşıma sokması ve bir dayanışma haline getirmesi. Bunun bu şekilde artabileceğini düşünüyorum. Edirne’de farklı farklı birçok mekân var veya sokakta insanların yoğun olduğu yerlerde de olabilir. Örneğin; Saraçlar Caddesi’nde bir kişinin tezgâh açtığı ve şu anda kullanmadığı eşyaları burada dayanışmaya sunduğu bir hale getirirsek Edirne’de de tutacak gibi. İstanbul, Ankara ve Eskişehir gibi yerlerde belli mekânlarda bu takas pazarları ve dayanışma faaliyetleri yapılıyor. Bunun kalıcı hale gelmesi için de belki başlarda birkaç mekânda büyük işler yapmak gerekiyor. Ondan sonra biraz daha kültür haline getiriliyor. Bunun için de Edirne uygun ve güzel bir yer. Üst ölçekte genel amaç, tüketim kültürüne gerçekten alternatif oluşturabilmek. Takas pazarı, kooperatif çalışmaları bunun bir parçası. Bunları çoğalta çoğalta güzel şeylerin ortaya çıkacağını düşünüyorum” dedi.Takas Pazarı’nın ikinci etkinliğinde katılımcılar cd, kitap, dergi, çanta, yastık, atari, mutfak eşyaları gibi ürünleri birbirleriyle takas ettiler.
YAŞAM
Yayınlanma: 17 Ocak 2017 - 08:01
Takas zamanı
Edirne’de tüketim çılgınlığına karşı kurulan Takas Pazarı’nın ikinci etkinliği gerçekleştirildi. Takas etkinliğini gereksiz alışverişi önlemek amacıyla desteklediğini belirten Gönül Orhon; “Aşırı alışveriş yapan bir toplum olduk ve bu durum beni çok rahatsız ediyor” dedi.
YAŞAM
17 Ocak 2017 - 08:01









