Edirne’de yaşayan zihinsel engelli çocuğu bulunan 15 işsiz anneye yönelik düzenlenen “Tatlı Hayat” adlı eğitim projesi son buldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı insan kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı kapsamında Dezavantajlı Kişilerin Sosyal Entegrasyonu ile İstihdam Edilebilirliklerinin Geliştirilmesi Hibe Programı altında Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Tatlı Hayat” Projesi sona erdi. Edirne Sanayiciler ve İş Adamları Derneği (EDSİAD) ile Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği ortaklığıyla gerçekleşen12 ay boyunca süren Tatlı Hayat projesinin toplam bütçesi 138 bin 935 Euro’luk olarak belirtilirken; yüzde 95’lik bölümünü Avrupa Birliği, yüzde 5’lik bölümünün ise EDSİAD tarafından karşılandığı aktarıldı. 1 Kasım 2016 tarihinde başlayan 3 etaplı eğitimden oluşan projede, zihinsel engelli çocuğu bulunan 15 işsiz anneye butik pastacılık eğitimi verildi. Projenin kapanış gününde 15 anne sertifikalarını alırken; Edirne CHP Milletvekili Erdin Bircan, Edirne Vali Yardımcısı Yusuf Güler, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, EDSİAD Başkanı İsmet Açıkgöz ve dernek üyeleri, Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği Başkanı Sedef Durna ve dernek üyeleriyle farklı dernek başkanları ve temsilcileri de katılım gösterdi. AÇIKGÖZ: “YAŞAYAN BİR PROJE”Projenin kapanış toplantısında ilk olarak Edirne Sanayiciler ve İş Adamları Derneği Başkanı İsmet Açıkgöz kürsüde yerini aldı. Açıkgöz, projelerin devam edeceğini ve Tatlı Hayat projesinin sürekliliğinden bahsederek; “engellilerin toplumda farkındalıklarının yaratılması konusu üzerine oluşturulmuş bir proje. Dezavantajlı gurupların iş gücüne kazandırılmasına yönelik bize verilmiş bir görevdi. Biz de bu görevi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Bu proje burada bitmeyecek. Bu proje yaşayan bir proje. Bundan sonra bu kursiyerlerimizin iş gücüne katılımında yanlarında bulunarak iş gücüne katılımın olduğunu gördüğümüzde kendimizi daha da mutlu hissedeceğiz” dedi. DURNA: “TARİFİ EDİLEMEYECEK BİR ŞANSTIR”Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği Başkanı Sedef Durna, yapılan projeyle çok şey öğrendiklerini belirterek; projenin tarifi edilemeyecek bir şans olduğunu vurguladı. Durna: “Ekibimiz adına çok mutluyum. Böylesine güçlü ve azimli insanlarla bir arada bulunmak gerçekten tarifi edilemeyecek bir şanstır. Buradan engelli çocuk sahibi annelere bir şeyleri belirtmek istiyorum. Sanmayın ki: Bizler sizlere bir şeyler veriyoruz. Emin olun ki bizler de sizlerden çok şey öğreniyoruz. Sizlerin aranızda mutlak saygının kayıtsız şartsız sevginin ne olduğunu sizlerin arasına girdiğimde öğrendim. Hayata bakışım sizlerle beraber çok değişti. Sizlere çok şey borçluyum. 1 yıl önce kapı kapı gezerek; İsmet Bey ve ekibi de dâhil herkes çok emek harcadı. 15 engelli çocuk sahibi anne part time çalışarak kendi evlerine destek olabilecek. Annelerimiz çok zor şartlar altında eğitimlere katıldı ancak üstesinden geldiler. Uykusuz gecelerin umutsuz sabahlarına uyanıp yine de ayakta durmayı başaran tüm anneleri kutluyorum. Emeği geçen ve destekleyen herkese teşekkür ederim” şeklinde konuştu. GÖREN: “BİR ŞEYLER YAPMAK İSTİYORUZ”Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği Üyesi ve Kursiyer Güler Gören, yapılan projenin sonunda kendi imkanlarıyla bir şeyler yapmak istediklerini ve destek beklediklerini belirterek; “6 ay sonunda kursumuz çok güzel geçti. Engelli anneleri olarak çok şey öğrendik. Bize çok sşey kazandırdı bu eğitimler. Bazı arkadaşlarımız kursa giderken işe girdi. Bazıları dışardan sipariş alarak çok şey yaptık. Tatlı Hayat projesi bizim hayatımızı çok değiştirdi. Engelli anneleri olarak bizler bir şeyler yapmak istiyoruz. KOSGEB yetkilileriyle görüştük. Annelerle bir yer açmak istiyoruz ve desteklerinizi bekliyoruz. Annelerimiz hepsi de istekli. Çoğu engelli annenin sigortası ve belirli bir geliri yok. Toplum olarak annelerle beraber evde oturmak değil, bir şeyler üretmek ve yapmak istiyoruz. Kurslarımızın devamının gelmesini bekliyor ve bundan sonra da güzel projeler yapacağımızı umuyorum” dedi. TANRIKULU: “ EDİRNE ENGELLİSİNE VE DEZAVANTAJLISINA SAHİP ÇIKAN BİR ŞEHİR.”Dünyam Zihin Engellileri Yetiştirme ve Koruma Derneği Kurucu Üyelerinden, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu: “Çok mutluyum. 20-25 yıldır bütün hayalimiz Biz bütün engellilerle beraber bu şehirde, engelli bir bireyin sabah evinden rahatça çıkıp akşam evine rahatça dönebilmesi üzerine birçok çalışma yürütüyoruz. Bir şehri engelli bir bireye göre dizayn ederseniz aslında herkes için dizayn etmiş olursunuz. Bu yüzden Türkiye’deki bu gelişimle beraberinde Edirne’nin çok büyük bir şansı var. Edirne’de çok güçlü sivil toplum örgütleri var. 5-6 yıldır Engelli ebeveynleri ve bireyleri için bir engelsiz yaşam merkezine kavuşsun istiyorduk ve geçen yıl açtık. Engelsiz Yaşam Merkezini de kullanılır hale getireceğiz. Belediye olarak Başkanımız Recep Gürkan’da durumun takipçisi. Bu yüzden Edirne olarak yani Valilik olsun, Belediye olsun, Üniversite olsun, Kurumlar olsun, Engelli bireylerimize elimizden geleni yapacağız. Bu şehir başka şehirlerden daha çok engellisine ve dezavantajlısına sahip çıkan bir şehir. En son katıldığımız New York’taki bir toplantıda Edirne’de engelli bireylerimiz için yapılan işleri aktardığımızda çok şaşkınlıkla karşılandı. Biz sizlere çok teşekkür ediyoruz. Biz ne gerekiyorsa yapacağız. Valilik de Belediye de sizsiniz. Valilik ve Belediye toplum için hizmet ediyor. Birileri için değil. Halkın vergileriyle toplanan miktarı doğru, adil ve güvenilir bir şekilde dağıtmak zorundayız. Engelliler, dezavantajlılar, fakirler vs. ne istiyorsa biz yapacağız” ifadelerini kullandı. TABAKOĞLU: “‘TÜRKİYE’NİN İLK ENGELSİZ ÜNİVERSİTELERİ’ ARASINDA BULUNDURMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ”Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu kapanış toplantısında Trakya Üniversitesini “İlk Engelsiz Üniversiteler” listesinde yer alması için çalışmalarına devam ettiklerini belirterek; “Toplantının çok özel bir anlamı var. Engelli çocuğu bulunan annelere sosyal ve ekonomik bir ortam sağlıyor. Bu çok sihirli bir dokunuş. Bir toplumun ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktörlerden biri de zayıflara nasıl davranıldığıdır. İhtiyaç noktasının tespit edip buna yaklaşımımız bizim medeniyet anlayışımız gösterecektir. Bu proje, bu yüzden çok kıymetli. Trakya Üniversitesi olarak Türkiye’deki ilk örneklerinden Adnan Dönertaş çocuk eğitim merkeziyle biz gururluyuz. Yaklaşık 1,5 yıldır görevdeyiz. Göreve gediğimiz andan itibaren Engelsiz bir üniversite için çalışmalarımıza başladık. Yaklaşık 20 kişilik bir heyetle en az 10 toplantı yaptık sonrasında bütün yapılarımızı elden geçirdik ve sonunda 5 bin sayfalık bir rapor çıkardık. Bütün kampüslerimizde buna ilçeler de dâhil engelsiz ulaşıma açık hale getiriyoruz. YÖK de buna destek veriyoruz. Bir süre sonra üniversite tercih kılavuzlarında ‘engelsiz üniversite’ seçeneği olacak. Türkiye’de Trakya Üniversitemizi ‘Türkiye’nin ilk engelsiz üniversiteleri’ arasında bulundurmak için uğraşıyoruz. Şehrimiz de bir gayreti var. Bu bir işbirliğidir. Edirne yakışan bir proje ve katkı gösteren emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu. GÜLER: “EDİRNE’NİN TÜRKİYE’NİN ÖNDE GELENE ŞEHİRLERİNDEN BİRİ OLMASINDAN DOLAYI BEN DE ÇOK MUTLUYUM”Edirne Vali Yardımcısı Yusuf Güler; “Güzel bir projenin sonuna geldik. Edirne ölçeğinde Belediyemiz ve üniversitemizin yaptığı çalışmalarda engelli bireylerin engelsiz ortamlara ulaşması konusunda yaptığı katkıları kutluyorum. Gelişmiş ülkelerin en önemli göstergelerinden birisi de engellilerin gerek kamu hizmetlerine, hayatlarını kolaylaştıracak hizmetlere aktivitelere rahatça ulaşabilmeleri. Bu anlamda Edirne’nin Türkiye’nin önde gelene şehirlerinden biri olmasından dolayı ben de çok mutluyum. Problem engellerde değil, bizde. Bizim zihnimizde bulunan engellileri kaldırmamız gerekiyor. Herkesin daha fazla taşın altına elini koyması gerekiyor. Avrupa Birliği projelerinin mutlaka kurumsal yapıya dönüşmesinden yanayım. Bunu sağlayamazsak burada uygulanan projeler bir nevi yarım kalmış olacak. Engellilerimizin toplum hayatına daha mutlu bir şekilde katılımını sağlamamız gerekiyor. Katkıda bulunan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Proje Koordinatörü Sadullah Kadar, proje kapsamında detaylı bilgiler verdi. Proje kapsamında eğitim gören 15 anneye sertifikaları verildikten sonra hatıra Tatlı Hayat pastası kesildi.
YAŞAM
Yayınlanma: 12 Ekim 2017 - 03:48
TATLI SON
YAŞAM
12 Ekim 2017 - 03:48









