Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası Başkanı Uğur Cengiz Çakır, Trakya’da bulunan tarım arazilerinin şehir dışından gelen kişiler tarafından satın alındığını söyledi.
Üretim giderleri arttığı için köylerde genç üreticinin kalmadığının altını çizen Başkan Çakır;“ Bizim muhatap olduğumuz kitle risk grubundaki kitle. Köylerde hayvancılık yapan insanların ortalama yaşı 50-55 civarında. Gençler çiftçilik veya hayvancılıkla ilgilenmiyor. Şu anda ilgilenenler 10 yıl sonra işi bırakacak insanlar. Yem maliyetleri, hayvan alım-satımları konusunda bıçak kemiğe dayandı diyebilirim” dedi.
Trakya dışından gelip tarım arazilerini sahiplenenler yerli üreticiyi olumsuz etkilediğini ifade eden Çakır; “ İstanbul’dan Trakya’ya çok ciddi bir geçiş var. Köylere gidip arazi alıp işlerini buraya getiren ciddi bir popülasyon olmaya başladı. Bu işlere bilinçli giren de var bilinçsiz giren de var. Bilinçsiz girenlerin sonu hüsran oluyor. Bu da bölgedeki hayvancılığı çok ciddi şekilde etkiliyor. Çünkü köydeki genç onları gördüğü zaman ‘Gelenler iyi bir bütçeyle bu işi yapamıyorsa ben az bütçemle yapamam’ diyor. Tam tersine olumsuz bir tablo yaratıyorlar. Yıllardır hayvancılık zaten tehlikede. Bunlar da üstüne tuzu biberi oluyor. İnsanların bu konuda bilgilendirilmesi gerekiyor. Çünkü canlı bir varlık. Makine değil. 7/24 ilgi, tecrübe isteyen bir meslek. Bölgemizde zaten hayvancılık sıkıntılı durumda. Bazı kişiler de işleri olumsuz etkiliyor” diye ifade etti.
Üretim giderleri arttığı için köylerde genç üreticinin kalmadığının altını çizen Başkan Çakır;“ Bizim muhatap olduğumuz kitle risk grubundaki kitle. Köylerde hayvancılık yapan insanların ortalama yaşı 50-55 civarında. Gençler çiftçilik veya hayvancılıkla ilgilenmiyor. Şu anda ilgilenenler 10 yıl sonra işi bırakacak insanlar. Yem maliyetleri, hayvan alım-satımları konusunda bıçak kemiğe dayandı diyebilirim” dedi.
Trakya dışından gelip tarım arazilerini sahiplenenler yerli üreticiyi olumsuz etkilediğini ifade eden Çakır; “ İstanbul’dan Trakya’ya çok ciddi bir geçiş var. Köylere gidip arazi alıp işlerini buraya getiren ciddi bir popülasyon olmaya başladı. Bu işlere bilinçli giren de var bilinçsiz giren de var. Bilinçsiz girenlerin sonu hüsran oluyor. Bu da bölgedeki hayvancılığı çok ciddi şekilde etkiliyor. Çünkü köydeki genç onları gördüğü zaman ‘Gelenler iyi bir bütçeyle bu işi yapamıyorsa ben az bütçemle yapamam’ diyor. Tam tersine olumsuz bir tablo yaratıyorlar. Yıllardır hayvancılık zaten tehlikede. Bunlar da üstüne tuzu biberi oluyor. İnsanların bu konuda bilgilendirilmesi gerekiyor. Çünkü canlı bir varlık. Makine değil. 7/24 ilgi, tecrübe isteyen bir meslek. Bölgemizde zaten hayvancılık sıkıntılı durumda. Bazı kişiler de işleri olumsuz etkiliyor” diye ifade etti.









