Gazetemiz Muhabiri Bekir Tüccar’ın kaleme aldığı röportajlarda Türkiye’de kadın olmanın ayrı çalışan kadın olmanın ayrı ayrı zorlukları olduğunu, Edirne’de yaşayan kadınların Türkiye geneline göre daha avantajlı oluşu, Edirne halkının kadın ve haklarına olan saygısı, Edirne’de yaşayan kadınların dayanışma içinde oluşu gibi pek çok konu konuşuldu. Kafe işletmecisinden basın mensubuna, pizzacısından minibüs şoförüne kadar farklı meslek sahibi kadınlarımızla Türkiye’de çalışan kadın olmayı konuştuk. DEMİRHAN; “YAŞANAN OLAY VE DURUMLARI GENEL OLARAK TARTIŞMALIYIZ”Mançiz Pizza’nın işletmecisi olan Hülya Demirhan (28) Türkiye’de çalışan kadın olmak hakkında Türkiye’nin kadın ve kadın hakları konusunda diğer ülkelere göre geride kaldığını belirtti. Türkiye geneline bakıldığında Edirne, kadınların en rahat yaşayabileceği illerden biri olduğunu belirten Demirhan; “Ben doğma büyüme Edirneliyim. Farklı işlerde, illerde çalıştım ve ikametgah ettim. Şu anda memleketim olan Edirne’ye geri dönerek kendi işimin başına döndüm. Edirne sadece bir erkek için değil, bir kadın içinde yaşaması kolay ve rahat bir şehir. Tabi ki olayın ilk önce geneline bakmak gerek. Kadın veya erkek diye ayrıştırmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. İlk olarak İnsan kavramıyla yola çıkıp iki cinsinde yaptığı dogmatik veya çevreden kaynaklı oluşan hataları incelemek lazım. Kentler, dinler, akrabalar bizim çevremiz kadını ve erkeği ister istemez etkileyen nedenler var. Bu konularda ne kadar bilgiliyiz. Neler yapılıyor bilmemiz gerekli diye düşünüyorum. Türkiye, kadın ve kadın hakları konusunda diğer ülkelerden geride kalmış bir ülke maalesef. Türkiye geneline bakıldığında Edirne kadınlara yönelik olayların daha güzel bir yer gerçekten. Örneğin: ben hizmet sektöründe Pizza dükkanı işletiyorum. Yeri geldiğinde paket servisine ben çıkmak zorunda kalıyorum. Akşamın geç saatlerine kadar çalışmak zorunda da kalıyorum. Beni paket servisinde görenlerin yüzünde şaşkınlıkla karışık ‘ ne güzel kendi işinin başındasın. Helal olsun sana veya zor değil mi?’ gibi yorumlarla karşı karşıya kalıyorum. Kendi ayakları üzerinde durmanın verdiği mutluluk ve güç, size her türden olan zorlukları aşmanıza yardım ediyor. Annemde çalışan bir kadındı. Babam genç yaşta vefat etti. Annem çalışırken ve de evdeyken birçok şeyin üstesinden geliyordu. Eğer annemin ekonomik özgürlüğü, olaylarla verdiği mücadelesi olmasaydı; belki de bugünkü sahip olduğum maddi ve manevi değerleri kazanmam daha da zor olurdu. Sadece maddi olarak ayakta kalmak değil zor zamanlarda neler yapmanız gerektiğini daha iyi görebiliyorsunuz. Minibüs kullanan, motosiklet kullanan, tır kullanan veya herhangi bir zor işi yapan kadını görünce ‘aaa kadın yapıyormuş’ düşüncesinden kurtulmamız gerek. Bunun temelini aile, okul ve çevre oluşturuyor. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu hergün televizyonlar, gazetelerden okuduğumuz haberlerden anlayabilirsiniz. Tekrar söylemek isterimki yaşanan olay ve durumları genel olarak tartışmalıyız” ifadelerini kullandı. AVYÜZEN; “KADINLAR BEN DE VARIM DİYEBİLMELİ”Edirne basınında görev yapan muhabir Jale Avyüzen’e Türkiye’de çalışan kadını sorduk. Avyüzen, her alanda kadınla erkeğin eşit olabileceğine dair inancı ve mücadeleyi sürdürmek kadının adeta görevi haline gelmiş durumda olduğunu, kadının güçlü durması gerektiğini belirterek; “Türkiye’de kadın olmak, erkeklerden rol çalmayı gerektirir. Yalnızca bizim ülkemizde değil dünyanın pek çok gelişmekte olan ülkesinde benzer durumlar söz konusu. Kadın çoğu platformda geri plana itilmiş, toplumun kendisine dayattığı rollere büründürülmüş ve erkeğin gölgesinden çıkamamış bir hal alıyor. Günümüzde örgütlü örgütsüz kadın mücadelesini sürdüren kesimlerde, kadınlar toplumsal cinsiyet rollerini yıkmaya çalışırken, her alanda kadınla erkeğin eşit olabileceğine dair inancı ve mücadeleyi sürdürmek kadının adeta görevi haline gelmiş durumda. Çoğu kez eğitimden yoksun bırakılan kadınlar ve küçük kız çocukları günümüzde erkek şiddetine maruz bırakılıyor. Tüm bunlar arasında kadın yaşamını mücadele üzerine kurmuş durumda. İş dünyasında kendisine yer bulmak isteyen kadın her anlamda zorlu süreçlerle karşı karşıya kalabiliyor. Basın sektöründe kadın, daha çok erkeklerin çalıştığı bir sektörün içinde olduğundan dolayı cinsiyetsizliğini ilan etmek durumunda kalabiliyor. Çoğu zaman önemli bir haberde veya bir toplantıda kendisinin de ortamın içinde olduğunu hissettirmesi için güçlü durmak zorunda. Her iş kolunda olduğu gibi basın iş kolunda da kadın, meslektaşları olan diğer erkek çalışanlarla eşit ortamı ve konumu paylaşmak istiyorsa geri kalmamalı ben de varım diyebilmelidir” şeklinde konuştu. DURMAZ; “TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK AYRI ÇALIŞAN KADIN OLMAK AYRI ZOR”İstasyon Kafe işletme sahibi olan Şenay Durmaz ise iş ve ev hayatlarındaki sorumluluklarını yerine getirmek için gereğinden fazla enerji harcanıldığını vurguladı. Dünya üzerinde çalışan erkek gibi bir kavram yokken, çalışan kadın, çalışan anne gibi kavramların kadının iş hayatında yaşadığı zorlukların bir ispatı olduğunu belirten Durmaz; “İş hayatında genellikle erkeklere daha fazla imkân, kaynak ve statü şartları sağlanırken, kadınlar bazen bunlardan yararlanamıyor, ayrımcılık ve önyargılı şekilde olumsuz davranışlara maruz kalabiliyorlar. Bayanlar cinsiyetleri sebebi ile çalıştıkları iş ortamında, çalışma alanlarında bazen sarkıntılık bazen de cinsel istismara uğruyorlar. Televizyonlarda, gazetelerde veya farklı mecralarda kadına yönelik şiddet, baskı, tecavüz ve hatta ölümle sonuçlanan akla mantığa aykırı olaylar görüyoruz. Türkiye’de kadın olmak bile başlı başına zorken, Türkiye’de çalışan kadın olmak hâlâ apayrı bir yerde. Kağıt üzerinde kadın ile erkek her koşulda eşittir, fakat bu eşitliğin günlük yaşama yansıması için yüzyıllar gereklidir. Bugüne kadar birey ve insan olarak kabul edilmeyen kadınlar, bir sürü psikolojisinin içinde yetişmiş, bu yaşam biçimine rağmen, kazandıkları haklar her zaman sürüden ayrılarak büyük zorlukları aşmış, kadınların zaferi olmuştur. Temelde ve en başta gerekli olan, bilimde ve mesleklerde var olan tekelleşmeyi, cinsiyete dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak her alanda kadını ve erkeği eşit ve insan olarak görmektir, bu da ancak kadın ve erkeklerin birlikte çabalamasıyla mümkündür. Bu kadın sorunu değil insan sorunudur” dedi. ASLANTAŞ; “ÇALIŞMAKTAN DA EV HANIMI OLMAKTAN DA GURUR DUYUYORUM”Edirne’nin ilk kadın minibüs şoförü 42 yaşındaki evli ve bir çocuk annesi Pelin Aslantaş minibüs şoförlüğü yaparak geçimini sağlıyor. Edirne Toplu Ulaştırma Sisteminde (ETUS)’da görevli olan Pelin Aslantaş yeri geldiğinde nöbete dahi kalıyor. Erkek şoförlere taş çıkartan şoförlüğü ile Pelin Ablamıza Türkiye’de çalışan kadın olmayı sorduk. Pelin Aslantaş Türkiye’de çalışan kadın olmanın zorlukları ve artılarını şu şekilde tarif etti; “Kadın olmak zor çalışmak ayrı zor hele birde Türkiye’de çalışan kadın olmak çok zor. 3-4 kimliğe- kılığa bürünüyorsun. Sabah çocuğa-eşini kaldır okula gönder. Bazen kendim yemek yiyemiyorum onlarla ilgilenirken. Pişman mıyım yakınıyor muyum asla tabii ki. Çalışmaktan da ev hanımı olmaktan da gurur duyuyorum. Tabii beni tanıyanlar genelde hep minibüsün şoför koltuğunda görünce ilk önce biraz şaşırır. Çünkü koltukta erkek şoför görmeye alışmıştır. Küçüklüğümden beri traktör, kamyonet, arazi taşıtı gibi araçlar kullanıyorum ve bugünde ETUS aracımın başındayım. Minibüsümde dal çiziği dedikleri ağaçların neden olduğu çizikler bile yok. Titiz çalışırım ve bugün çoğu Erkek şoförünün dayanamadığı şartlara tek başıma yakınmadan, itiraz etmeden yapıyor ve bitiriyorum. Kısacası biz kadınlara yeteri kadar ilgi ve alaka gösterilse erkeklerin yaptıkları işleri yapar ve hatta daha da iyi yaparız. Kadınlar erkeksiz, erkeklerde kadınsız yaşayamaz. Elmanın iki yarısı gibi birbirini tamamlar. Meydana gelen şiddet, taciz vs gibi olaylar bizi korkutmasından çok derinden yaralıyor ve üzüyor. Bütün bu olaylar Eğitim eksikliği nedeniyle oluşuyor. Türkiye’nin bu konu hakkında ciddi çalışmalar ve gelişmelere yönelik el atması lazım. Ben buradan çalışan kadınlara şunu söylemek istiyorum. Çalışsınlar kendi ayakları üstünde durmaları halinde bırakın erkeği koca dünyayı karşınıza alsanız sizi yıkamaz. Erkeklerin kadınlara biraz anlayışlı davranması ve yaşadığımız zorlukları beraber üstesinden gelmesi gerek diye düşünüyorum.”
YAŞAM
Yayınlanma: 12 Kasım 2016 - 07:19
Türkiye'de çalışan kadın olmak
Kadın olmanın zor olduğu anlara şahit olduğumuz ülkemizde çalışan kadın olmak ayrı bir zorluk. Edirne’de farklı meslek ve yaş grubundaki çalışan kadınlarımıza, Türkiye’de Kadın olmayı ve çalışan kadınların yaşadığı sorunları sorduk.
YAŞAM
12 Kasım 2016 - 07:19









