Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Türkiye’de hekim göçünün arttığına dikkat çekerek, çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının caydırıcı hale gelmesi için sağlıkta şiddet yasasının ivedilikle çıkarılması gerektiğini söyledi.
Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun ve Yönetim Kurulu Üyesi Seher Çimen Özgen, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları ve hekim göçü hakkında açıklamalarda bulundu. Acil servislerin, gerçekten acil olmayan hastalar tarafından ‘istismar’ edildiğini belirten Prof. Dr. Altun, “Kurum ve kuruluşlardaki sıra gecikmelerine tepki göstermeyen vatandaşlar nasıl oluyor da sağlık çalışanlarına karşı bunları yapma cesareti buluyor?” dedi.
Sağlık bakanlığı randevu siteminde ki sorunlara değinen Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Hastanelerde muayene olmak için MHRS sisteminden randevu almak gerekiyor. Özellikle bir yıllı aşkın bir süredir MHRS sisteminden iki haftalık süreler içerinde açılıyor. Randevu alamayan bir çok vatandaşımız var. bu şu anlama geliyor,hastaneye başvuran olguların yüzden 70’inin birinci basamakta çözüler olgular olduğunu biliyoruz. Aile sağlığı merkezine başvurduğunda çözülebilir olduğunu biliyoruz”.
2002 YILINDA 59 HEKİM YURT DIŞINA GÖÇ EDERKEN 2022 YILINDA 3 BİNE ULAŞMAK ÜZERE
Sağlıkta şiddetle ve özlük hakları ile ilgili gerekli yasalar çıkartılmazsa hekim göçünün artacağına dikkat çeken Altun; “Birde Türkiye’de hekim göçü var bununda ciddi anlamda etkisi söz konusu. Bakıldığında 2002 yılında ülkemizden 59 hekim yurt dışına gitmek için Türk tabipleri Birliğinden iyi hal belgesi alırken, 2022 yılının sonunda bu sayı 3 binleri bulacak düzeye yaklaştı. Her ay yeni yeni rekorlar geliyor. 20 yıllık bir süre içerisinde 59’dan 3 binlere varan bir sayı var. Hekimler neden Türkiye’den gidiyorlar, çalışma ortamlarında ki olumsuzluktan, can güvenliği yok. Öncelikli olarak sağlık oteristesinin temel gereği o kurumda çalışan sağlık çalışanlarını korumaktır. Halkımızın dikkat etmesi gereken ise, gereksiz yere hastaneye başvurmamaktır. Aile sağlığı merkezlerimizde ki hekim sayılarını artırarak bu şekilde çözüm sağlanması gerekir. Burada ki temel nokta sağlık bakanlığının yetersiz planlamasında kaynaklanmaktadır. Oysaki ülkemizde ki hekim sayısı ilgili çok fala sıkıntı görülmemektedir. Eğer bir takım önlemler alınmazsa hekim sayısı ile ilgili sıkıntı oluşacaktır. 2021 yılı içerinde 9 bin hekim kamudan istifa etti yada emekli oldu. Nüfus tabanlı çalışma yürütülerek bakanlığın buna çözüm bulması temel görevidir”diye ifade etti.
SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI ÇIKARTILMALI
İstenmeyen olaylardır şidedet, devleti yönetenlerin buna yönelik net bir yasa çıkartması lazım diyen Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun; “Nasıl oluyor da hastanede sıra bekleyen birisi bir şey deme cesaretini kendinde buluyor? Hangi bankada sıra geç geliyor diye ağzını açan bir tane insan var mı? Ya da vergi dairesi ve tapuda böyle bir olay yaşanıyor mu? Vatandaşlar böyle durumlarda saygısızca davranmıyor ama sağlık çalışanına karşı bunları yapma cesareti buluyor. Gerçekten acil bir rahatsızlığı varsa, acil servise giderler. Bu ülkede hiçbir acil hasta, sağlık çalışanları tarafından ihmal edilmemiştir, edilmez. Yeter ki acil servisler, vatandaşlar tarafından da istismar edilmesin. Dünyanın en yüksek acil servis başvurusu olan ülkesindeyiz; nüfusun 1,5 katını aşmış. Böyle bir olasılık yok. Bunun tek göstergesi acil servislerin, gerçekten acil olmayan hastalar tarafından işgal ediliyor olmasıdır. Özellikle işgal kelimesini kullanıyorum çünkü gerçek acil bir hastanın zamanından çalıyorlar, hekimin ve diğer sağlık çalışanlarının gerçek bir hastaya ayıracağı zamandan çalıyorlar.” dedi.
Şiddetin caydırıcı hale gelmesi için etkin bir yasa çıkarılması gerektiğini ifade eden Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Seher Çimen Özgen;“Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi ve Fakültede birimler oldukça aktif ve iyi kullanılıyor. Hastanenin acil kavramıyla bizim tıbbi acil kavramımız farklı. Acil hastaların hiçbir koşulda ihmal edildiğini düşünmüyorum. Şiddetin caydırıcı olması açısından şiddet yasası kıymetli, her zaman onu vurgulamamız gerekiyor. Bir şekilde şiddet yasasını her koşulda, her yerde vurgulamak gerekiyor. Sadece sağlık alanında da değil bu, kadına olan şiddette de, hayatın her alanında da şiddetin caydırıcı yasa ve yöntemlerle önlenmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun ve Yönetim Kurulu Üyesi Seher Çimen Özgen, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları ve hekim göçü hakkında açıklamalarda bulundu. Acil servislerin, gerçekten acil olmayan hastalar tarafından ‘istismar’ edildiğini belirten Prof. Dr. Altun, “Kurum ve kuruluşlardaki sıra gecikmelerine tepki göstermeyen vatandaşlar nasıl oluyor da sağlık çalışanlarına karşı bunları yapma cesareti buluyor?” dedi.
Sağlık bakanlığı randevu siteminde ki sorunlara değinen Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Hastanelerde muayene olmak için MHRS sisteminden randevu almak gerekiyor. Özellikle bir yıllı aşkın bir süredir MHRS sisteminden iki haftalık süreler içerinde açılıyor. Randevu alamayan bir çok vatandaşımız var. bu şu anlama geliyor,hastaneye başvuran olguların yüzden 70’inin birinci basamakta çözüler olgular olduğunu biliyoruz. Aile sağlığı merkezine başvurduğunda çözülebilir olduğunu biliyoruz”.
2002 YILINDA 59 HEKİM YURT DIŞINA GÖÇ EDERKEN 2022 YILINDA 3 BİNE ULAŞMAK ÜZERE
Sağlıkta şiddetle ve özlük hakları ile ilgili gerekli yasalar çıkartılmazsa hekim göçünün artacağına dikkat çeken Altun; “Birde Türkiye’de hekim göçü var bununda ciddi anlamda etkisi söz konusu. Bakıldığında 2002 yılında ülkemizden 59 hekim yurt dışına gitmek için Türk tabipleri Birliğinden iyi hal belgesi alırken, 2022 yılının sonunda bu sayı 3 binleri bulacak düzeye yaklaştı. Her ay yeni yeni rekorlar geliyor. 20 yıllık bir süre içerisinde 59’dan 3 binlere varan bir sayı var. Hekimler neden Türkiye’den gidiyorlar, çalışma ortamlarında ki olumsuzluktan, can güvenliği yok. Öncelikli olarak sağlık oteristesinin temel gereği o kurumda çalışan sağlık çalışanlarını korumaktır. Halkımızın dikkat etmesi gereken ise, gereksiz yere hastaneye başvurmamaktır. Aile sağlığı merkezlerimizde ki hekim sayılarını artırarak bu şekilde çözüm sağlanması gerekir. Burada ki temel nokta sağlık bakanlığının yetersiz planlamasında kaynaklanmaktadır. Oysaki ülkemizde ki hekim sayısı ilgili çok fala sıkıntı görülmemektedir. Eğer bir takım önlemler alınmazsa hekim sayısı ile ilgili sıkıntı oluşacaktır. 2021 yılı içerinde 9 bin hekim kamudan istifa etti yada emekli oldu. Nüfus tabanlı çalışma yürütülerek bakanlığın buna çözüm bulması temel görevidir”diye ifade etti.
SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI ÇIKARTILMALI
İstenmeyen olaylardır şidedet, devleti yönetenlerin buna yönelik net bir yasa çıkartması lazım diyen Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun; “Nasıl oluyor da hastanede sıra bekleyen birisi bir şey deme cesaretini kendinde buluyor? Hangi bankada sıra geç geliyor diye ağzını açan bir tane insan var mı? Ya da vergi dairesi ve tapuda böyle bir olay yaşanıyor mu? Vatandaşlar böyle durumlarda saygısızca davranmıyor ama sağlık çalışanına karşı bunları yapma cesareti buluyor. Gerçekten acil bir rahatsızlığı varsa, acil servise giderler. Bu ülkede hiçbir acil hasta, sağlık çalışanları tarafından ihmal edilmemiştir, edilmez. Yeter ki acil servisler, vatandaşlar tarafından da istismar edilmesin. Dünyanın en yüksek acil servis başvurusu olan ülkesindeyiz; nüfusun 1,5 katını aşmış. Böyle bir olasılık yok. Bunun tek göstergesi acil servislerin, gerçekten acil olmayan hastalar tarafından işgal ediliyor olmasıdır. Özellikle işgal kelimesini kullanıyorum çünkü gerçek acil bir hastanın zamanından çalıyorlar, hekimin ve diğer sağlık çalışanlarının gerçek bir hastaya ayıracağı zamandan çalıyorlar.” dedi.
Şiddetin caydırıcı hale gelmesi için etkin bir yasa çıkarılması gerektiğini ifade eden Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Seher Çimen Özgen;“Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi ve Fakültede birimler oldukça aktif ve iyi kullanılıyor. Hastanenin acil kavramıyla bizim tıbbi acil kavramımız farklı. Acil hastaların hiçbir koşulda ihmal edildiğini düşünmüyorum. Şiddetin caydırıcı olması açısından şiddet yasası kıymetli, her zaman onu vurgulamamız gerekiyor. Bir şekilde şiddet yasasını her koşulda, her yerde vurgulamak gerekiyor. Sadece sağlık alanında da değil bu, kadına olan şiddette de, hayatın her alanında da şiddetin caydırıcı yasa ve yöntemlerle önlenmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.









