Ankara'daki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu 24 Ocak 1993 yılında yaşamını yitiren gazeteci yazar Uğur Mumcu, ölümünün 24. yılında anılıyor. Edirne Gazeteciler Derneği Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Derya Sarılarlı, Mumcu’nun ölmeden önce aktardığı konuların şimdi gerçekleştiğini hayretle gördüklerini ifade ederek, ‘’Kendisi Türkiye'de araştırmacı gazetecilik dendiğinde akla ilk gelen isimlerden birsiydi. Sadece FETÖ için değil, genel olarak laiklik karşıtı faaliyetler yürüten örgüt ve tarikatlar hakkında yaptığı çalışmalar ile kamuoyu ve devleti uyarıyordu’’ dedi.Sarılarlı, Ahmet Tane Kışlalı ve Necip Hablemitoğlu cinayetlerinde olduğu gibi Mumcu’nun da susturulduğuna dikkati çekerek, ‘’Bu kişilerin ortak özellikleri FETÖ gibi örgütlerin Türkiye üzerinde oynadıkları oyunları deşifre etmeleri veolası tehlikeleri vurgulamalarıydı. Susturuldular. O zamanlar şimdiki gibi FETÖ, DEAŞ gibi örgütler Türkiye’ye saldırmamışlardı. Kimse tam olarak ülkemizin bu önemli değerlerinin nelere dikkat çektiğine, tehlikenin büyüklüğüne bakmadı, bakamadı. Şimdi onları daha iyi anlıyoruz’’ dedi. Mumcu ve bu yolda hayatlarını veren kişilerin Türkiye sevdalısı olduklarını ifade eden Sarılarlı, şunları kaydetti: ‘’Mumcu, ğlkesini, milletini seven bir Türk gazeteciydi. Adını lekeleyecek bir geçmişi hiç olmamıştı. Tek derdi ülkesi üzerine oynanan oyunları deşifre etmek, bu örgütlerin sessiz, sedasız devletin tüm organlarına kök salmalarının önlenmesi için tedbirlerin alınmasını sağlamaktı. Sakıncalı piyade olarak görüldü. Ne için; ‘’Ordu uyanık olmalı’’ sözüyle orduya hakaret ettiği için. Şimdi gördük FETÖ hainleri ordunun en üst kademelerine kadar sıçramışlar, Cumhurbaşkanının yanı başına kadar girebilmişler. Günümüzden Mumcu ve benzer suikastlara son gelişmeler ve yaşananlar göz önünde tutularak baktığımızda nedenleri ve arkasında kimler olabileceği konuları tekrardan tartışılır hale geliyor. Bu vesileyle basının büyük ustası Uğur Mumcu’yu bir kez daha saygıyla anarken, yazılarındaki gerçekliği, isabetli tespitlerini daha iyi anlıyoruz.Mekanın cennet olsun; büyük usta…’’Uğur Mumcu kimdir?Aslen, Ankaralı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 yılında, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Annesi Nadire Hanım, babası, Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey'di. İlk ve orta okulları Ankara’da okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi.Bu hızlı yaşam Hukuk fakültesinde de devam etti. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı; yabancı dil öğrenmek için İngiltere'ye gitti. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı.Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisinde başlayan Uğur Mumcu, 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek", "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddasıyla gözaltına alındı. Uğur Mumcu bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat yargıtayca karar bozuldu ve serbest bırakıldı.Bu olaydan sonra, Mumcu askerliğini, 1972-74 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi.İlk yazıları 1962'den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM v.b. dergilerde yer alan Mumcu'nun, 1968-69-70 yıllarında Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı.Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra çalışmaya başladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet'e de köşe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. Gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı.6 Kasım 1991'de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü.Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü.
MEDYA
Yayınlanma: 24 Ocak 2017 - 08:01
Uğur Mumcu'yu anıyoruz
Edirne Gazeteciler Derneği Başkanı Derya Sarılarlı, gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun ölmeden önce aktardığı konuların şimdi gerçekleştiğini hayretle gördüklerini ifade ederek, ‘’Kendisi Türkiye'de araştırmacı gazetecilik dendiğinde akla ilk gelen isimlerden birsiydi. Sadece FETÖ için değil, genel olarak laiklik karşıtı faaliyetler yürüten örgüt ve tarikatlar hakkında yaptığı çalışmalar ile kamuoyu ve devleti uyarıyordu’’ dedi.
MEDYA
24 Ocak 2017 - 08:01









