Yeni eğitim öğretim yılının başlaması ile birlikte velilerin ve öğrencilerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Veli Der Edirne Şubesi adına Ziya Gökerküçük, açıklamalarda bulundu.
Gökerküçük, şu açıklamalarda bulundu “Ülkemizde yaklaşık 19 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen geçen haftalarda ders başı yaptı. İlimizde ise Milli Eğitim Müdürlüğü web sitesinden aldığımız rakamlara göre; 55.417 öğrenci 5.332 öğretmen 420 kurumda 2957 derslikte eğitim öğretime başladı. Tüm öğretmen ve öğrencilerimize, eğitim çalışanlarına sabır ve kolaylıklar dileriz.
Ne yazık ki 2022-2023 eğitim öğretim yılı da bizleri haklı çıkararak başladı. Önceden söylediklerimiz yine gerçek oldu; eğitim öğretim yılı sıkıntılar, acı görüntüler ve zoraki okula gitme manzaraları ile gündemi doldurdu. Her zaman söyledik, söylüyoruz ve söyleyeceğiz; eğitim haktır ve kamusal hizmettir. Hiçbir aile çocuğunun eğitim öğretim harcamasını dert etmemelidir. Hiçbir öğrenci yoksulluk yüzünden çalışmak zorunda kaldığından veya ailesinin keyfi kararı sonucunda örgün eğitim alanından ayrılamaz.
Ülkede derinleşen yoksulluğun sonucunda en zor durumda kalan biz velileriz. Dolayısıyla çocuklarımız üzerindeki yıkıcı etkisi gün geçtikçe kendini daha da hissettiriyor. Ülkemiz Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşıyor. Enflasyon resmi ve resmi olmayan rakamlara göre, yüzde 80-181 arasında değişiyor. Doğalgazdan elektriğe, temel tüketim maddelerinden kiralara zam kasırgası sürüyor. Dört kişilik bir ailenin gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı kazancımızı kat be kat aşıyor.
Derinleşen yoksullukla birlikte eğitim her geçen yıl daha fazla paralı hale getirilirken milyonlarca öğrenci velisi çocuklarını okutabilmek için bütçelerine göre çok yüksek rakamlarla harcama yapmak zorunda bırakılıyor. Halkın ödediği vergileri, halkın ihtiyaçları için harcamaktan kaçınanlar, herkesin eşit ve parasız olarak yararlanması gereken eğitim hakkını para ile satmaya çalışanlar bu durumun öncelikli sorumlusudur.
Derinleşen bu yoksulluk biz velilerin belini bükerken, çocuklarımızın eğitimini olumsuz yönde etkiliyor. Bugün okula başlayan bir çocuğun eğitim masrafı yalnızca kıyafet, kırtasiye olarak ele aldığımızda en az iki-üç bin liradır. Ulaşım, beslenme için istenilen ücretlerle birlikte bu rakam dört-beş binlere ulaşıyor.
Ayrıca merkezi yerlerde yemek yapılarak çevre okullarda dağıtım yapılması düşüncesinin hayata geçmesinin zamanıdır. Öğrencilerin kamusal ulaşımındaki zorluklar da aşılmalı ve kırsaldan merkeze gelen öğrencilerin de ulaşım ve beslenme sorunları çözülmelidir.
İşin özü; eğitim hakkı anayasal bir insan hakkıdır. Yönetenlerin tercihleri yüzünden çocuklarımız açısından hak değil, ayrıcalık haline getirildi. Bu eğitim hakkının engellenmesidir. Biz veliler olarak; anayasal bir hak olan eğitim hakkının kamusal hizmet kapsamında aileye yük olmadan kamu tarafından adil ve eşit olarak sunulması mücadelemizi sürdüreceğiz”.
Gökerküçük, şu açıklamalarda bulundu “Ülkemizde yaklaşık 19 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen geçen haftalarda ders başı yaptı. İlimizde ise Milli Eğitim Müdürlüğü web sitesinden aldığımız rakamlara göre; 55.417 öğrenci 5.332 öğretmen 420 kurumda 2957 derslikte eğitim öğretime başladı. Tüm öğretmen ve öğrencilerimize, eğitim çalışanlarına sabır ve kolaylıklar dileriz.
Ne yazık ki 2022-2023 eğitim öğretim yılı da bizleri haklı çıkararak başladı. Önceden söylediklerimiz yine gerçek oldu; eğitim öğretim yılı sıkıntılar, acı görüntüler ve zoraki okula gitme manzaraları ile gündemi doldurdu. Her zaman söyledik, söylüyoruz ve söyleyeceğiz; eğitim haktır ve kamusal hizmettir. Hiçbir aile çocuğunun eğitim öğretim harcamasını dert etmemelidir. Hiçbir öğrenci yoksulluk yüzünden çalışmak zorunda kaldığından veya ailesinin keyfi kararı sonucunda örgün eğitim alanından ayrılamaz.
Ülkede derinleşen yoksulluğun sonucunda en zor durumda kalan biz velileriz. Dolayısıyla çocuklarımız üzerindeki yıkıcı etkisi gün geçtikçe kendini daha da hissettiriyor. Ülkemiz Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşıyor. Enflasyon resmi ve resmi olmayan rakamlara göre, yüzde 80-181 arasında değişiyor. Doğalgazdan elektriğe, temel tüketim maddelerinden kiralara zam kasırgası sürüyor. Dört kişilik bir ailenin gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı kazancımızı kat be kat aşıyor.
Derinleşen yoksullukla birlikte eğitim her geçen yıl daha fazla paralı hale getirilirken milyonlarca öğrenci velisi çocuklarını okutabilmek için bütçelerine göre çok yüksek rakamlarla harcama yapmak zorunda bırakılıyor. Halkın ödediği vergileri, halkın ihtiyaçları için harcamaktan kaçınanlar, herkesin eşit ve parasız olarak yararlanması gereken eğitim hakkını para ile satmaya çalışanlar bu durumun öncelikli sorumlusudur.
Derinleşen bu yoksulluk biz velilerin belini bükerken, çocuklarımızın eğitimini olumsuz yönde etkiliyor. Bugün okula başlayan bir çocuğun eğitim masrafı yalnızca kıyafet, kırtasiye olarak ele aldığımızda en az iki-üç bin liradır. Ulaşım, beslenme için istenilen ücretlerle birlikte bu rakam dört-beş binlere ulaşıyor.
Ayrıca merkezi yerlerde yemek yapılarak çevre okullarda dağıtım yapılması düşüncesinin hayata geçmesinin zamanıdır. Öğrencilerin kamusal ulaşımındaki zorluklar da aşılmalı ve kırsaldan merkeze gelen öğrencilerin de ulaşım ve beslenme sorunları çözülmelidir.
İşin özü; eğitim hakkı anayasal bir insan hakkıdır. Yönetenlerin tercihleri yüzünden çocuklarımız açısından hak değil, ayrıcalık haline getirildi. Bu eğitim hakkının engellenmesidir. Biz veliler olarak; anayasal bir hak olan eğitim hakkının kamusal hizmet kapsamında aileye yük olmadan kamu tarafından adil ve eşit olarak sunulması mücadelemizi sürdüreceğiz”.









