Eğitim-İş Edirne Şubesi “devlet okullarına ayrılan bütçe ve özel okulların sorunları” ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar yazılı bir basın açıklaması yaparak şu ifadelere yer verdi, “Edirne’de özel okul sayısının artışı dikkat çekicidir. Edirne’de özel okul sayısı 31’dir. Bu rakam beş yıl öncesinin neredeyse iki katıdır ve son 5 yılda özel okulların artış oranı %100’ün üzerinde gerçekleşmiştir. Kademelere göre son 5 yılda özel okullara devam eden öğrenci sayılarındaki artış ise; yüzdelik olarak okul öncesinde %69, ilkokulda -%10, ortaokulda %34, lisede %256’dır.
İlimizde özellikle özel liselerdeki bu sayısal artışın en önemli nedenlerini; - Mevcut devlet okullarının nitelikli ve niteliksiz gibi sınıflamalarla ayrılmasının veli ve öğrenci üzerinde yarattığı olumsuz psikolojik baskı, - Ne olduğunun eğitimciler tarafından bile çözülemediği proje okulları, - Devlet okullarındaki müfredatın üniversite giriş sınav sistemi soru tarzıyla uyuşmaması dolayısıyla, eskiden dershanelerle doldurulan boşluğun kapatılamaması ve kısmen dershaneciliğe devam eden temel liselerin varlığı, - Özel okulların müfredatı esnek tutmak gibi bir olanağı olması sebebiyle öğrencilerin özel okullarda sınav odaklı bir eğitim görebilmeleri, - Anadolu liselerindeki sınıf mevcut yoğunluğunun yaşanması, olarak söyleyebiliriz.
Edirne’de sınavsız öğrenci alan toplam 4 Anadolu lisesinde sınıf mevcudu bu sene 30 civarındadır. Bu sayının gelecek sene, sekiz yıl önce okula başlama yaşının 60 aylığa kadar düşürülmesi ile okula erken başlayan öğrencilerin liseye geçmesi nedeniyle, 40 civarına yükseleceği beklenmektedir.
80. Yıl Anadolu Lisesi, İlhami Ertem Lisesi ile birlikte aynı binada öğretimini sürdürmekte ve bu konuda henüz gözle görülür bir çalışma yapılmamaktadır. Edirne’de nüfusun yoğun olduğu bölgeye (Kavgaz, Binevler, Şükrü Paşa Mahallesi’nin ortak bir noktası gibi) bir ortaokul ve bir Anadolu Lisesinin yapılması zorunluluktur. Sınıf mevcudu yoğunluğunun velileri özel okula daha da yönlendireceği bir gerçektir. Bununla ilgili önlem alınması ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sorumluluğundadır. Zorunlu eğitimin kamusal, parasız ve nitelikli olmasını sağlamak ise devletin en öncelikli görevidir.
İlimizdeki özel okulların en büyük bölümünü ise kreşler ve okul öncesi eğitim kurumları oluşturmaktadır. Edirne merkez olarak devlete ait olan bu tür okullar sayısal olarak çok yetersiz kalmakta var olanlar da sadece yarım gün eğitim öğretime devam edebilmektedir. Hatta okul öncesi eğitimi sadece özel okullar ya da kreşlerle mümkün olabilmektedir, diyebiliriz. Çalışan aileler için okul öncesi dönemde yarım gün okul büyük engel teşkil etmekte günün diğer yarısında işteyken çocuğunun ne olacağını düşünen ebeveynler özel okullara yönelmektedir. Bu konuda sadece Milli Eğitim Müdürlüğü değil, Edirne Belediyesi ve kamu kuruluşları da çalışmalarını başlatmalıdır.
Edirne’deki özel okullarının sayısındaki artış Edirne kamuoyuna ve İl Milli Eğitim’e ne anlatmaktadır? Kamuoyunun aklındaki soru şudur: İş adamları devletin açık bıraktığı alanlarda kar marjlarını yükseltmek için yatırım yaparlar. Edirne’de yeni dersliklere ve okullara ihtiyaç olduğu bilinmesine rağmen, devlet tarafından bunların yapılmayacağına bu kadar emin olmasalardı yine de bu okulları inşa ederler miydi?
EĞİTİM-İŞ olarak diyoruz ki; eğitim ve öğretim niteliğine tam sahip, fiziki yeterliliğe ulaşmış, sınıf mevcutları uygun, parasız eğitim veren kamu okullarımız tabii ki velilerin her zaman önceliği olacaktır. Bu şartlara ulaşılmasını sağlamak, Eğitim-İş’in amacı ve mücadelesinin sebebidir.”
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar yazılı bir basın açıklaması yaparak şu ifadelere yer verdi, “Edirne’de özel okul sayısının artışı dikkat çekicidir. Edirne’de özel okul sayısı 31’dir. Bu rakam beş yıl öncesinin neredeyse iki katıdır ve son 5 yılda özel okulların artış oranı %100’ün üzerinde gerçekleşmiştir. Kademelere göre son 5 yılda özel okullara devam eden öğrenci sayılarındaki artış ise; yüzdelik olarak okul öncesinde %69, ilkokulda -%10, ortaokulda %34, lisede %256’dır.
İlimizde özellikle özel liselerdeki bu sayısal artışın en önemli nedenlerini; - Mevcut devlet okullarının nitelikli ve niteliksiz gibi sınıflamalarla ayrılmasının veli ve öğrenci üzerinde yarattığı olumsuz psikolojik baskı, - Ne olduğunun eğitimciler tarafından bile çözülemediği proje okulları, - Devlet okullarındaki müfredatın üniversite giriş sınav sistemi soru tarzıyla uyuşmaması dolayısıyla, eskiden dershanelerle doldurulan boşluğun kapatılamaması ve kısmen dershaneciliğe devam eden temel liselerin varlığı, - Özel okulların müfredatı esnek tutmak gibi bir olanağı olması sebebiyle öğrencilerin özel okullarda sınav odaklı bir eğitim görebilmeleri, - Anadolu liselerindeki sınıf mevcut yoğunluğunun yaşanması, olarak söyleyebiliriz.
Edirne’de sınavsız öğrenci alan toplam 4 Anadolu lisesinde sınıf mevcudu bu sene 30 civarındadır. Bu sayının gelecek sene, sekiz yıl önce okula başlama yaşının 60 aylığa kadar düşürülmesi ile okula erken başlayan öğrencilerin liseye geçmesi nedeniyle, 40 civarına yükseleceği beklenmektedir.
80. Yıl Anadolu Lisesi, İlhami Ertem Lisesi ile birlikte aynı binada öğretimini sürdürmekte ve bu konuda henüz gözle görülür bir çalışma yapılmamaktadır. Edirne’de nüfusun yoğun olduğu bölgeye (Kavgaz, Binevler, Şükrü Paşa Mahallesi’nin ortak bir noktası gibi) bir ortaokul ve bir Anadolu Lisesinin yapılması zorunluluktur. Sınıf mevcudu yoğunluğunun velileri özel okula daha da yönlendireceği bir gerçektir. Bununla ilgili önlem alınması ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sorumluluğundadır. Zorunlu eğitimin kamusal, parasız ve nitelikli olmasını sağlamak ise devletin en öncelikli görevidir.
İlimizdeki özel okulların en büyük bölümünü ise kreşler ve okul öncesi eğitim kurumları oluşturmaktadır. Edirne merkez olarak devlete ait olan bu tür okullar sayısal olarak çok yetersiz kalmakta var olanlar da sadece yarım gün eğitim öğretime devam edebilmektedir. Hatta okul öncesi eğitimi sadece özel okullar ya da kreşlerle mümkün olabilmektedir, diyebiliriz. Çalışan aileler için okul öncesi dönemde yarım gün okul büyük engel teşkil etmekte günün diğer yarısında işteyken çocuğunun ne olacağını düşünen ebeveynler özel okullara yönelmektedir. Bu konuda sadece Milli Eğitim Müdürlüğü değil, Edirne Belediyesi ve kamu kuruluşları da çalışmalarını başlatmalıdır.
Edirne’deki özel okullarının sayısındaki artış Edirne kamuoyuna ve İl Milli Eğitim’e ne anlatmaktadır? Kamuoyunun aklındaki soru şudur: İş adamları devletin açık bıraktığı alanlarda kar marjlarını yükseltmek için yatırım yaparlar. Edirne’de yeni dersliklere ve okullara ihtiyaç olduğu bilinmesine rağmen, devlet tarafından bunların yapılmayacağına bu kadar emin olmasalardı yine de bu okulları inşa ederler miydi?
EĞİTİM-İŞ olarak diyoruz ki; eğitim ve öğretim niteliğine tam sahip, fiziki yeterliliğe ulaşmış, sınıf mevcutları uygun, parasız eğitim veren kamu okullarımız tabii ki velilerin her zaman önceliği olacaktır. Bu şartlara ulaşılmasını sağlamak, Eğitim-İş’in amacı ve mücadelesinin sebebidir.”









