KESK Edirne Şubeler Platformu tarafından 'Geçinemiyoruz' başlığı altında yapılan basın açıklamasında “KESK Eş Genel Bakanı Şükran Kablan Yeşil, “Ücretlerimiz enflasyonun altında ezildi. Maaşlarımız ve alım gücümüzü eridikçe eriyor” dedi.
KESK Edirne Şubeler Platformu tarafından düzenlene basın toplantısından KESK Eş Genel Bakanı Şükran Kablan Yeşil tarafından yapılan açıklamada; “20 yıllık iktidarlarının sonuna geldiğini anlayan iktidar giderayak ülkenin kalan son kaynaklarını da adeta talan ediyor.
Halk desteğini kaybettikçe sermayeye, düne kadar hain ilan ettikleri kimi gericiOrtadoğu ülkelerinin krallarına çocuklarımızın geleceğini peşkeş çekiyorlar. Ülke ülke gezip elde ne varsa haraç mezat satışa çıkarıyorlar. İç ve dış sermayenin bir kez daha desteğini alabilmek için emeği ucuzlatıyor, işsizliği, güvencesizliği artırıyor, yaşam koşullarını dayanılmaz hale getiriyorlar.İktidar çevresi ve bir avuç vurguncu, fırsatçı, rantçı kapitalist dışında hepimiz kaybediyoruz.
HER GÜNE YENİ ZAMLARLA UYANIYORUZ. TEMEL İHTİYAÇLARIMIZI KARŞILAYAMAZ OLDUK.
Enflasyon aldı başını gidiyor. TÜİK’e göre %21,31, bağımsız araştırmacılara göre yüzde %58.65! Sadece Kasım ayında bir ay öncesine göre enflasyon %9.91 artmış durumda. TÜİK verilerinde dahi gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon oranı %27,11’dir. Mutfaktaki yangın büyüdükçe büyüyor. 2021 için geçerli olan yeniden değerleme oranı yüzde 9,11 iken 2022 yılında rekor bir artışla %36,2 yapıldı. Bu zam, cebimizdeki yangının 2022 yılında daha da büyüyeceği, temel yaşam giderlerimizi karşılayamaz hale geleceğimizin habercisidir.
Ücretlerimiz enflasyonun altında ezildi. Maaşlarımız ve alım gücümüzü eridikçe eriyor. Ocak 2021’de 7.37 TL olan dolar kuru bugün 14.24 TL civarında seyrediyor. Ocak ayında en düşük maaş alan kamu emekçisi 3.930 TL olan maaşıyla 533 dolar alabilirken bugün 4.154 TL maaşıyla 301 dolar anca alabiliyor! 232 dolarlık kayıp alım gücündeki erimeyi gözler önüne sermektedir.Emekçilerin başlarını sokacak bir ev satın alması artık hayal oldu. Bırakalım satın almayı kiralık ev bulmanın dahişans olarakgörüldüğü bu ortamda kira fiyatlarındaki artış her gün rekor tazeliyor.
BİN BİR EMEKLE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ GENÇLER BARINACAK YURT BULAMIYOR.
Ucuz işgücü kaynağı görülen kadınlara yönelik şiddet kadın kırımı boyutuna ulaştı.
Patronlar istediği zaman keyfi olarak işten çıkarıyor, iktidar sorgusuz sualsiz ihraç ediyor! Sadece geçen hafta çoğu Diyarbakır EĞİTİM SEN üyesi onlarca KESK’li OHAL’in fiili devamı olan 375 sayılı KHK’nın geçici 35. Maddesine dayanılarak haksız ve hukuksuz şekilde ihraç edildiler. Bu arkadaşlarımıza suç olarak isnat edilenlerin tümü Konfederasyonumuz ve sendikalarımızın kararlarıyla hayata geçirilen eylem ve etkinliklere katılmalarına dairdir. İktidar açıkça sendikal faaliyetleri kriminalize ederek uygulanamaz hale getirmek istiyor.
Konfederasyonumuzun siyasi ve ekonomik krize karşı mücadele programlarını hayata geçirdiği ve üye artışlarının olduğu dönemlerde KESK’lilere yönelik ihraç, gözaltı, tutuklama, mobbing gibi baskı yöntemlerinde artışın yaşanması tesadüf değildir. Bu son ihraçların da bu amaçla planlanarak yapıldığını düşünüyoruz. İhraç edilen arkadaşlarımızın ağırlıklı olarak geçmişte ya da şu an şube yöneticilerinden, KESK organlarında yer alanlardan seçilmiş olması düşüncemizi haklı kılmaktadır. İktidar, polis devleti uygulamalarıyla kendisi gibi düşünmeyen, politikalarına rıza göstermeyen her kesimi hedefe koyuyor, sistematik yıldırma politikasıyla biat etmeye zorluyor. 375 sayılı KHK’nın ek 35. Maddesinin hukuka, uluslararası sözleşmelere, sendikal hak ve özgürlüklere aykırılığını bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyor, ihraç edilen bu arkadaşlarımızla her türlü dayanışma içinde olacağımızı ifade ediyoruz.Sadece siyasi ve ekonomik kriz değil aynı zamanda hukuk ve adalet kriziyle de karşı karşıyayız. Adalete olan güven tarihin en dip noktalarında seyrediyor. Yandaş medya dahi bu gerçekliği artık gizleyemiyor. İktidar baskısı altındaki yargıda ağırlıklı olarak iktidarın ihtiyaçlarına göre kararlar çıkıyor, istisna düzeyinde çıkan kararlar ise hayata geçirilmiyor.
Barış Akademisyenlerine ilişkin AYM’nin ve sonrasında ağır ceza mahkemelerinin beraat kararlarının OHAL komisyonu tarafından ciddiye alınmaması ve başvuruların reddedilmesi bunun somut örneklerindendir. Keyfiyet ve hukuksuzluk tüm kurumlara sirayet ederek bir yönetim biçimi haline gelmiştir.
İŞSİZLERİN SAYISI 10 MİLYONA YAKLAŞTI
İşsizlik aldı başını gidiyor. İşsizlerin sayısı 10 milyona yaklaştı. Gençler ve kadınlarda işsizlik oranı daha fazla.İşsiz kaldığımızda ise İşsizlik Sigortası Fonundan işsizlik parası alamıyoruz. Çünkü fondaki paralar sürekli patronlara aktarılıyor.Asgari ücrette bizi kıskandığı söylenen Avrupa ülkelerinin en altındayız! Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2020 yılında kayıtlı işçilerin yüzde 42’si asgari ücretle çalışıyor. 9 milyonu aşkın yaşlılık aylığı alan emekli ile 4 milyon civarındaki hak sahibi emekliler de açlık sınırında yaşıyor.
Nüfusun büyük bölümü insanca yaşam koşullarının çok uzağında açlık sınırının çok yakınında yaşam mücadelesi veriyor!Mesele kaynak olmaması değil, iktidarın ve sermayenin tercihleridir. Bize bir maaş bile çok görülürken, kaynaklar birkaç maaş birden alan iktidarın bürokratlarına, eşe-dosta gidiyor!Biz fakirleşirken onlar zenginliklerine zenginlik katıyor.
“HÜKÜMET İSTİFA”
Ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler. Bırakalım istifa etmeyi, “hükümet istifa” sesini dahi duymak bile istemiyorlar. Dünyada olmayan bir şey icat ederek “hükümet istifa” demeyi suç kategorisine eklediler. Buradan bu vesile ile bir kez daha söyleyelim, baskılara boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Krizi biz yaratmadık, faturasını ödemeyeceğiz. İktidar derhal istifa etmeli, erken seçim kararı almalıdır.Bunu sadece buradan değil meydanlarda da söylüyoruz, söyleyeceğiz. Bu çerçevede Konfederasyonumuz “geçinemiyoruz! insanca yaşam, emekten ve halktan yana bütçe için omuz omuza” şiarıyla 18 Aralık 2021 Diyarbakır ve İzmir, 19 Aralık 2021 İstanbul ve Ankara olmak üzere 4 ilde bölge mitingi yapacaktır.Bölge mitinglerimizde sadece kamu emekçilerinin değil krizden etkilenen tüm kesimlerin, bu ülkede Geçinemiyoruz diyen herkesin sesini duyurmasını ve taleplerini dile getirmesini amaçlıyoruz.
Sizler aracılığınızla Edirne’’deki kamu emekçilerine, işçilere, işsizlere, güvencesiz çalışanlara, kadınlara, emeklilere, esnaflara, gençlere, yani “geçinemiyoruz” diyen tüm kesimlere seslenmek istiyoruz: 19 Aralık 2021 İstanbul’da yapacağımız “geçinemiyoruz! emekten halktan yana bir bütçe için omuz omuza”mitinginde hep birlikte itirazımızı ve sesimizi yükseltelim”dedi.İPEK HATİPOĞULLARI
KESK Edirne Şubeler Platformu tarafından düzenlene basın toplantısından KESK Eş Genel Bakanı Şükran Kablan Yeşil tarafından yapılan açıklamada; “20 yıllık iktidarlarının sonuna geldiğini anlayan iktidar giderayak ülkenin kalan son kaynaklarını da adeta talan ediyor.
Halk desteğini kaybettikçe sermayeye, düne kadar hain ilan ettikleri kimi gericiOrtadoğu ülkelerinin krallarına çocuklarımızın geleceğini peşkeş çekiyorlar. Ülke ülke gezip elde ne varsa haraç mezat satışa çıkarıyorlar. İç ve dış sermayenin bir kez daha desteğini alabilmek için emeği ucuzlatıyor, işsizliği, güvencesizliği artırıyor, yaşam koşullarını dayanılmaz hale getiriyorlar.İktidar çevresi ve bir avuç vurguncu, fırsatçı, rantçı kapitalist dışında hepimiz kaybediyoruz.
HER GÜNE YENİ ZAMLARLA UYANIYORUZ. TEMEL İHTİYAÇLARIMIZI KARŞILAYAMAZ OLDUK.
Enflasyon aldı başını gidiyor. TÜİK’e göre %21,31, bağımsız araştırmacılara göre yüzde %58.65! Sadece Kasım ayında bir ay öncesine göre enflasyon %9.91 artmış durumda. TÜİK verilerinde dahi gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon oranı %27,11’dir. Mutfaktaki yangın büyüdükçe büyüyor. 2021 için geçerli olan yeniden değerleme oranı yüzde 9,11 iken 2022 yılında rekor bir artışla %36,2 yapıldı. Bu zam, cebimizdeki yangının 2022 yılında daha da büyüyeceği, temel yaşam giderlerimizi karşılayamaz hale geleceğimizin habercisidir.
Ücretlerimiz enflasyonun altında ezildi. Maaşlarımız ve alım gücümüzü eridikçe eriyor. Ocak 2021’de 7.37 TL olan dolar kuru bugün 14.24 TL civarında seyrediyor. Ocak ayında en düşük maaş alan kamu emekçisi 3.930 TL olan maaşıyla 533 dolar alabilirken bugün 4.154 TL maaşıyla 301 dolar anca alabiliyor! 232 dolarlık kayıp alım gücündeki erimeyi gözler önüne sermektedir.Emekçilerin başlarını sokacak bir ev satın alması artık hayal oldu. Bırakalım satın almayı kiralık ev bulmanın dahişans olarakgörüldüğü bu ortamda kira fiyatlarındaki artış her gün rekor tazeliyor.
BİN BİR EMEKLE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ GENÇLER BARINACAK YURT BULAMIYOR.
Ucuz işgücü kaynağı görülen kadınlara yönelik şiddet kadın kırımı boyutuna ulaştı.
Patronlar istediği zaman keyfi olarak işten çıkarıyor, iktidar sorgusuz sualsiz ihraç ediyor! Sadece geçen hafta çoğu Diyarbakır EĞİTİM SEN üyesi onlarca KESK’li OHAL’in fiili devamı olan 375 sayılı KHK’nın geçici 35. Maddesine dayanılarak haksız ve hukuksuz şekilde ihraç edildiler. Bu arkadaşlarımıza suç olarak isnat edilenlerin tümü Konfederasyonumuz ve sendikalarımızın kararlarıyla hayata geçirilen eylem ve etkinliklere katılmalarına dairdir. İktidar açıkça sendikal faaliyetleri kriminalize ederek uygulanamaz hale getirmek istiyor.
Konfederasyonumuzun siyasi ve ekonomik krize karşı mücadele programlarını hayata geçirdiği ve üye artışlarının olduğu dönemlerde KESK’lilere yönelik ihraç, gözaltı, tutuklama, mobbing gibi baskı yöntemlerinde artışın yaşanması tesadüf değildir. Bu son ihraçların da bu amaçla planlanarak yapıldığını düşünüyoruz. İhraç edilen arkadaşlarımızın ağırlıklı olarak geçmişte ya da şu an şube yöneticilerinden, KESK organlarında yer alanlardan seçilmiş olması düşüncemizi haklı kılmaktadır. İktidar, polis devleti uygulamalarıyla kendisi gibi düşünmeyen, politikalarına rıza göstermeyen her kesimi hedefe koyuyor, sistematik yıldırma politikasıyla biat etmeye zorluyor. 375 sayılı KHK’nın ek 35. Maddesinin hukuka, uluslararası sözleşmelere, sendikal hak ve özgürlüklere aykırılığını bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyor, ihraç edilen bu arkadaşlarımızla her türlü dayanışma içinde olacağımızı ifade ediyoruz.Sadece siyasi ve ekonomik kriz değil aynı zamanda hukuk ve adalet kriziyle de karşı karşıyayız. Adalete olan güven tarihin en dip noktalarında seyrediyor. Yandaş medya dahi bu gerçekliği artık gizleyemiyor. İktidar baskısı altındaki yargıda ağırlıklı olarak iktidarın ihtiyaçlarına göre kararlar çıkıyor, istisna düzeyinde çıkan kararlar ise hayata geçirilmiyor.
Barış Akademisyenlerine ilişkin AYM’nin ve sonrasında ağır ceza mahkemelerinin beraat kararlarının OHAL komisyonu tarafından ciddiye alınmaması ve başvuruların reddedilmesi bunun somut örneklerindendir. Keyfiyet ve hukuksuzluk tüm kurumlara sirayet ederek bir yönetim biçimi haline gelmiştir.
İŞSİZLERİN SAYISI 10 MİLYONA YAKLAŞTI
İşsizlik aldı başını gidiyor. İşsizlerin sayısı 10 milyona yaklaştı. Gençler ve kadınlarda işsizlik oranı daha fazla.İşsiz kaldığımızda ise İşsizlik Sigortası Fonundan işsizlik parası alamıyoruz. Çünkü fondaki paralar sürekli patronlara aktarılıyor.Asgari ücrette bizi kıskandığı söylenen Avrupa ülkelerinin en altındayız! Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2020 yılında kayıtlı işçilerin yüzde 42’si asgari ücretle çalışıyor. 9 milyonu aşkın yaşlılık aylığı alan emekli ile 4 milyon civarındaki hak sahibi emekliler de açlık sınırında yaşıyor.
Nüfusun büyük bölümü insanca yaşam koşullarının çok uzağında açlık sınırının çok yakınında yaşam mücadelesi veriyor!Mesele kaynak olmaması değil, iktidarın ve sermayenin tercihleridir. Bize bir maaş bile çok görülürken, kaynaklar birkaç maaş birden alan iktidarın bürokratlarına, eşe-dosta gidiyor!Biz fakirleşirken onlar zenginliklerine zenginlik katıyor.
“HÜKÜMET İSTİFA”
Ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler. Bırakalım istifa etmeyi, “hükümet istifa” sesini dahi duymak bile istemiyorlar. Dünyada olmayan bir şey icat ederek “hükümet istifa” demeyi suç kategorisine eklediler. Buradan bu vesile ile bir kez daha söyleyelim, baskılara boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Krizi biz yaratmadık, faturasını ödemeyeceğiz. İktidar derhal istifa etmeli, erken seçim kararı almalıdır.Bunu sadece buradan değil meydanlarda da söylüyoruz, söyleyeceğiz. Bu çerçevede Konfederasyonumuz “geçinemiyoruz! insanca yaşam, emekten ve halktan yana bütçe için omuz omuza” şiarıyla 18 Aralık 2021 Diyarbakır ve İzmir, 19 Aralık 2021 İstanbul ve Ankara olmak üzere 4 ilde bölge mitingi yapacaktır.Bölge mitinglerimizde sadece kamu emekçilerinin değil krizden etkilenen tüm kesimlerin, bu ülkede Geçinemiyoruz diyen herkesin sesini duyurmasını ve taleplerini dile getirmesini amaçlıyoruz.
Sizler aracılığınızla Edirne’’deki kamu emekçilerine, işçilere, işsizlere, güvencesiz çalışanlara, kadınlara, emeklilere, esnaflara, gençlere, yani “geçinemiyoruz” diyen tüm kesimlere seslenmek istiyoruz: 19 Aralık 2021 İstanbul’da yapacağımız “geçinemiyoruz! emekten halktan yana bir bütçe için omuz omuza”mitinginde hep birlikte itirazımızı ve sesimizi yükseltelim”dedi.İPEK HATİPOĞULLARI









