KÖYLERDEN GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN KİMLİK...

KÖYLERDEN GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN KİMLİK KARMAŞASI ÇÖZÜLMELİ

KÖYLERDEN GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN KİMLİK KARMAŞASI ÇÖZÜLMELİ

KÖYLERDEN GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN KİMLİK KARMAŞASI ÇÖZÜLMELİ
09 Aralık 2019 - 00:11

YEŞİM DRAMALI
Köylerde her geçen gün genç nüfusun düştüğünü ve bunun sebebinin topraklarda verimsizlikten kaynaklanan kimlik karmaşası yaşandığı ortaya çıkıyor. Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, “biz bu kimlik karmaşasını netleştirirsek çiftçilik tarafı ya da hayvancılık tarafında bir hedef oluşturursak verimlilik kısmını da geliştirmeye başlarız” dedi.
Köyde göçün kimlik karmaşası yüzünden her geçen gün artığına değinen Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, "Köydeki nüfusumuz hızlı şekilde yaşlanıyor. Edirne'nin köylerinde yaş ortalamasına baktığımızda 57 yaş ortalamasını görüyoruz. 57 yaş ortalaması ilerleyen günlerde daha da yaşlanacağını düşündüğümüzde ileride hayvancılığı tarımı kim yapacak, bu üretim nasıl yapılacak diye akıllarda soru oluşuyor. Bunun bir çok nedeni var. Gençlerimiz köylerde kalmak istemiyor. Şehirlere gidip kendisinin hayvanı da olsa tarlası da olsa şehir hayatını yaşamak istiyor. Şehirlerde fabrikalarda ya da farklı işlerde ama kendi ama karı koca çalışarak şehirli olmak istiyorlar. Bunun ile ilgili köylerdeki sosyal hayatı biraz daha geliştirmek belki mantıklı olabilir.
ÇİFTÇİYİ KİMLİK KARMAŞASINDAN KURTARMAK GEREK
Köyde yaşayan çiftçinin kimlik karmaşası yaşadığına dikkat çeken Öztürk; “Diğer taraftan kazanım anlamında da baktığınızda verimsizlikten kaynaklı ya da kimlik karmaşası diyebileceğimiz bir konu da var. Verimlilik ve kimlik karmaşası iki ana konuya ayırabiliriz. Kimlik karmaşası dediğim konu şu şekilde, 60-70 dönüm tarlası var bir taraftan tarımsal üretim yapmaya çalışıyor diğer taraftan ahırında 6-7 tane hayvanı var. Sorduğunuzda 'çiftçiyim' diyor. Diğer taraftan 'hayvancıyım da' diyor. Şimdi 6-7 tane hayvan ölçek olarak az olan bir ölçek diğer taraftan çiftçilik anlamında da 60-70 dönüm tarla artık insanları geçindirmiyor. Bunu tek tarafa toplamakta fayda var.Ya hayvancıyım diyecek tarlalarında hayvanını kaba yem ihtiyacını üretecek daha maliyetlerini düşürmenin peşinde olacak daha karlı bir hayvancılık yapmayı hedefleyecek ya da gidecek hayvancılıkta çıkacak 60-70 dönüm tarla içinde katma değerli üretimler yapmanın hedefinde olması gerekiyor. Ondan dolayı biz bu kimlik karmaşasını netleştirirsek çiftçilik tarafı ya da hayvancılık tarafında bir hedef oluşturursak verimlilik kısmını da geliştirmeye başlarız”dedi.
ÜRETİCİ ÇOK RAHAT DEĞİL
Üreticin satış konusunda rahat olmadığını belirten Öztürk; “ Verimlilik kısmına da baktığımızda hala daha Türkiye 'de ortalama süt üretimine bakıldığında 12 ile 16 litre ortalamaları görüyoruz. Bu rakamlar çok düşük. Çünkü bir şekilde girdi maliyetleri arttı. Bunun yanında fiyatlar anlamında üretici çok rahat değil satış fiyatları anlamında. O zaman verimliliği artırmak gerekiyor. Verimliliğin arttırılması ile ilgili olarak hayvanların kaliteleri iyi. Bu iyi olan kalitedeki ırktaki hayvanların ihtiyaçlarını doğru belirleyerek doğru besleyerek doğru bakım bazen ufak tefek mekanizasyon kısmındaki eksikleri tamamlayarak bu verimlilikleri 25-30 litrelere doğru süt hayvancılığında getirmek gerekiyor. Besi hayvancılığında da günlük canlı ağırlık atışlarında özellikle bölgemizde holstein ırkı hayvanlar var. 1.1 kilogram gibi günlük canlı ağırlık artışı görüyoruz. Bunları 1.4 1.5 kilolara çıkarmak mümkün. Hayvanların ihtiyacı doğrultusunda doğru organizasyon doğru beslemelerle biz verimi artırarak karlılığı arttırabiliriz. Bu kazanımla birlikte insanlar para kazandığında köylerde yaşar diye düşünüyorum”şeklinde açıkladı.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Haluk Levent özür diledi: Ben başaramadım
Haluk Levent özür diledi: Ben başaramadım
"Can dostlar"ına hayvan otelinde konaklama imkanı