Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, ‘Türk kası’ olarak lanse edilen göbeğin hem erkek hem de kadınlarda azaltılması gerektiğini belirterek; “Türk kası kalbe iyi gelmiyor. Kalbimizi korumamız gerekiyor. O nedenle hareketli yaşamı önemsememiz gerekiyor” dedi. 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında Türkiye’de yaşayan insanlarımızın kalp ve hastalıklarıyla ilgili Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu çeşitli açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, kalp sağlığını korumak ve kalp hastalıklarına sahip olmamak için spor yapmanın, düzenli beslenmenin ve sigara bağımlılığından kurtulmanın en önemli faktörler olduğunu vurguladı. Uzmanların yaptıkları araştırmalarda; Türkiye’de ortalama kalp krizi geçirme yaşının gelişmiş ülkelere göre 10 yıl daha erken. Türkiye’de kalp krizlerinin yüzde 20’si 50 yaş öncesi gelişirken, Avrupa’da bu oran yüzde 10’u geçmiyor. Avrupa’da ortalama kalp krizi yaşı 60-65, Türkiye’de ise 50-55 yaş arasında. “TÜRKİYE’DE İNSANLARIN KALBİNE GÖZÜ GİBİ BAKMASI”Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “Edirne Tabip Odası olarak kalp sağlığını, kalp sağlığı hakkında bazı açıklamalarımız olacak. Olması gereken şey: Türkiye’de insanların kalbine gözü gibi bakması! ‘Gözü gibi bakma’ deyimi tam da aslında kalbe bakma gibi bir şey” “TÜRK HALKININ KALBİ ÇOK SAĞLIKLI DEĞİL”“Koroner kalp hastalıklarına bağlı olarak Türkiye’de çok sayıda ölüm oranının yaşanıyor. Bunun nedenlerinden biri hareketsiz yaşam, Obezite, sigara kullanımının çok yaygın olması ve yağlı, dengesiz beslenme kolesterolden yüksek besinlerle beslenilmesi sonucu ne yazık ki Türk halkının kalbi çok sağlıklı değil. Şunu söyleyebilirim ki kalbimiz tekliyor. Koroner kalp hastalıklarına bağlı hastalıklardan korunulması için Türk halkının hareketli bir yaşam benimsemesi gerek. Gidilecek yerlere araçlarla değil, yürüyerek gidilmeli. Doğal ve organik beslenmeye önem göstermeliyiz. Sigaradan muhakkak uzak durmamız gerek” dedi. “TÜRK KAS’LARI AZALTILMALI”‘Türk kası’ olarak adlandırılan göbeğin erkeklerde ve kadınlarda azaltılması gerektiğini belirten Tanrıkulu; “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın sigarayı bırakmaya yönelik ilacın SGK kullanımına alınması çok önemli. Yapılması gereken şey: Hareketli yaşam, karbonhidrat içeren beslenmeden uzaklaşmamız gerek. “Kalbimizi korumamız gerekiyor o nedenle hareketli yaşamı önemsememizi gerekiyor” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE’DE ORANLAR KORKUTUCUKalp ve damar hastalıkları; koroner kalp hastalıkları, serebrovasküler hastalıklar, hipertansiyon, periferik arter hastalığı, romatizmal kalp hastalıkları, konjenital kalp hastalıkları, kalp yetmezliği ve kardiyomiyopatileri kapsar. Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde; tütün kullanımı, fiziksel hareketsizlik, obeziteye yol açabilen sağlıksız beslenme gibi olumsuz davranış tarzları yanında diyabet, hipertansiyon, dislipidemi gibi hastalıklar yer almaktadır. 2012 yılında tüm dünyada BOH’lara bağlı ölümlerin yüzde 46,2’si (17,5 milyon) kalp ve damar hastalıkları nedeniyledir. Bu ölümlerin 7,4 milyonu kalp krizine (iskemik kalp hastalığı) 6,7 milyonu inmeye bağlıdır. BOH’lara bağlı 70 yaş altı ölümlerin yüzde 37’sinden kalp ve damar hastalıkları sorumludur. KALP HASTALIKLARI VE ÖLÜMLERİ ARTIYOR Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin 2030 yılında 22,2 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) ölüm verileri toplam ölümlerin içinde kalp hastalıklarının payının gittikçe artma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Kalp hastalıkları 1989’da yüzde 40, 1993’te yüzde 45, 2009’da yüzde 40 ve 2013’te yüzde 39,6, 2014 yılında yüzde 40,4, ile tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almıştır.
YAŞAM
Yayınlanma: 30 Eylül 2017 - 04:28
'TÜRK KASI' KALBE İYİ GELMİYOR
YAŞAM
30 Eylül 2017 - 04:28









